Politika    Jenosit    Diaspora    Kimlik      Tarih          Dil       Alevilik      Baskı      Duyuru       Sanat       Munzur     Forum      Linkler    Cografya    Yayinlar    Muzik
 
   

Zazaki
Français
Laz
Türkçe  
Armenian
Suryani
Deutche
Kurmanc

English
Yazidi
Pontus


Anasayfa

 

 

 

 

Dersim’deki yerel seçimler "üzerine"

 Mehmet Yıldız

Eskiden solcu dergilere baktığınızda basma kalıp yazıların başlıklarının her seferinde mutlaka "üzerine" kelimesini içerdiğini görürdünüz. Başlıkların değişmeyen anahtar kelimesi olan "üzerine"den onun için nefret ediyorum. Keza "proletarya", "burjuvazi", "devrim", "emperyalizm", "sosyalizm", "sınıf mücadelesi", "devrimci propaganda", "ideoloji", "ajitasyon", "örgütlenme", "örgüt", "yoldaş", "devrimci yoldaşlık", "halkı bilinçlendirmek", "bilince çıkarmak", "halka çağrı yapmak", "direnmek", "sınıf egemenliği", "sınıf bilinci" ve daha yüzlerce kelime bana kötü anılarımı, ölümleri, hapisleri, işkenceleri, boş yere çekilen acıları, boşa giden yılları, cehaleti ve cehaletin verdiği cüreti hatırlatıyor. Bu sözcükleri bugün duyunca bile hâlâ tüylerim diken diken oluyor.

"Üzerine" benim kabusumdur. "Üzerine" aptallığın diğer adıdır. "Üzerine" birey olarak kendini tahrip etmektir. "Üzerine" Türk milletinin azizleşmesini beklemektir. "Üzerine" Türk polisine "siz üniforma içindeki emekçiler" şeklinde hitap etmektir. "Üzerine" enayiliktir. "Üzerine" kabiliyetsizlikten ve düşüncesizlikten dolayı intihar etmektir. "Üzerine" herkesin sana ömrünün bir hükmü olmayan beyinsiz bir yaratık muamelesi yapmasını kabul etmektir.

"Üzerine"yi en çok solcunun düzenbazı kullandı ve solcunun safı okudu. "Kullananlar" bir yolunu bulup paçayı kurtardılar, "okuyanlar"ın ömrü ise heder oldu.

Son günlerde Dersim’deki yerel seçimler "üzerine" çok sayıda kişinin yazı yazdığını görüyorum. Kim bunlar? "Yazıcılar" mı, yoksa "okuyucular" mı? Bilmiyorum, ama "üzerine" bahtsızlığın işaretidir. Dersim yalnızca Apartheid rejiminin ayakta kalan en son numunesini teşkil eden Türk devletinden çekmekle kalmıyor, fakat aynı zamanda Kızıl Khemer ahlakına ve lügatına sahip olan sözde rejim muhaliflerinden de çekiyor. Asarı atikaya gömülen Apartheid ve Khemer Rouge yalnızca Dersim’de yaşıyor. "Tale ma biyo tale hera Heyderu". Kimse aklımızı küçümsemeyi ve bize yük yüklemeyi işten saymıyor. TSK ve PKK çemberi Dersim’e nefes aldırmıyor.

Dersimlilerin politik tartışmalarda kullandıkları lügat çoğunlukla Soğuk Savaş dönemine aittir. Bu dönem çoktan bitti, ama biz hâlâ o dönemde yaşıyoruz. Onun için insanlığın geride kalan kısmı bizim tartışmalarımızdan bir şey anlamıyor. Bizi yalnızca Pol Pot, Stalin, Mao, Parmakkesen Guzmán, Mobutu ve Apo anlayabilir. Bu şahıslar Dersimlilerin tartışmalarını izleyebilirler.

Emep ile DTP’nin çekiştiği başka bir yer var mı? Hayır. Çekişen partilerin kimliği bizim Soğuk Savaş dönemi politik aktörlerine esir düştüğümüzü ortaya koyuyor. Bağımsızlık, demokratlık vs. adına konuşanlar da çoğunlukla onların dilini kullanıyorlar. Aynı zihinsel dünyada yaşıyorlar, perspektifleri çoğunlukla aynıdır.

"DTP’nin bir önceki seçim sırasında kandırdığı Emep’e ne dediğini bir cümlede özetleyebilir misin?" diye sordum Ap Musa’ya. "Bıra bu çok zor bir şeydir ha. Telefon parasını az ödemek için beni zorluyorsun. Söyleneni Kürtçe söylemişler. Ma ben ne bilam? Bizim dile çevirecek olursan işin özü şudur: Sıma na rae na sardaste bıne ma cene! Ma hore pe sıma kaykerd! Here Xırani! Ni vane maki mordemi me!"

Ap Musa’nın politik lügatı yerel ve kaba kalmış ama bence Ap Musa iyi bir muhabirdir.
 

 

 

 

Back to Top