Politika    Jenosit    Diaspora    Kimlik     Tarih     Dil     Alevilik    Baskı   Duyuru    Sanat   Munzur    Forum   Linkler   Cografya  Yayinlar  

Zazaki
Français
Laz
Türkçe  
Armenian
Suryani
Deutche
Kurmanc

English
Yazidi

 

 

 

 

DERSİM SİNEMA KOLEKTİFİ

Kaynak:
http://www.fdg-dersim.com

Dersim Sinema Kolektifi, 2007 yılında bir grup üniversite öğrencisi Dersimli gencin öncülüğünde kuruldu. Bilindiği üzere her örgüt ve oluşum çeşitli ihtiyaçlar neticesinde doğar. Kolektifimiz de yakıcı ihtiyaçlar gereği oluşturuldu. Bu ihtiyaçların en başında Dersim’in kültür ve coğrafyasının yok oluşla karşı karşıya olması ve bu yok oluş sürecini her çevrenin korkunç bir sessizlikle izliyor olması nedeniyle gidişatın teşhiri ve Dersim kültürü ve coğrafyasına gecikmeden sahip çıkabilmek gelmektedir.

Bugüne kadar Dersim tarihine baktığımızda yaşanan onca katliam baskı ve zulme rağmen bu durumu teşhir edecek ve baskılara tam anlamıyla cevap olabilecek bir hareket geliştirilememiştir. Ancak yine de Dersim hiç bu kadar büyük bir tehlikeyle yüz yüze kalmadığı gibi yine hiç bu kadar da sessiz bir şekilde yok oluşuna seyirci kalmamıştır. Tam da bu noktadan hareketle durumun vahametinin farkında olan biz Dersimli gençler tehlikeli gidişata dur diyebilmek ve Dersim kültürü ve coğrafyasına sahip çıkabilmek için bir araya geldik. Bu birliktelik ilk meyvesini Dersim Sinema Kolektifi olarak verdi.
“Neden Sinema Kolektifi?” sorusuna gelince Lenin’in sinema üzerine söylemiş olduğu şu sözden yola çıkarak anlatmaya çalışalım; “Sinema sanatların en güçlüsüdür.” Evet gerçekten de Lenin’in yaklaşık 100 yıl önce söylemiş olduğu bu sözün ne kadar doğru olduğunu yaşayarak görmekteyiz. Çağımızın halkla en fazla buluşabilen ve en etkileyici sanatı sinemadır. Her ne kadar şuan sinema sektörü emperyalist güçlerin elinde olsa da yarattığı sonuç açısından bakıldığında sinemanın ne kadar önemli ve güçlü bir propaganda aracı olarak kullanıldığını görmekteyiz. Elbette sinemaya sanat olarak bakan bizler sinemayı salt başına propaganda aracı olarak görmüyoruz. Fakat yukarda bahsettiğimiz yakıcı soruna acil cevap olabilmek için sinemanın propaganda yönünü kullanmak durumundayız.

Dersimin yok olmaya yüz tutmuş kültür ve coğrafyasına sahip çıkmak isteyen biz Dersimli gençlerin bu amaca yönelik sadece sinema kolektifi aracını kullanmayacağımızı belirtmek isteriz. Yine Ekim ayında çıkarmayı planladığımız süreli bir yayın organı (ayrıntılar daha sonraki süreçte açıklanacaktır.) çalışması içerisinde olduğumuzu da söyleyelim.
Çıkaracağımız dergide Dersim’in sorunlarını geniş ölçüde tartışıp tartıştıracağımız için kolektifimizin kuruluş deklarasyonu mahiyetindeki bu ilk yazımızda sorunun ayrıntılarına girmeye gerek duymuyoruz ancak kısaca belirtmemiz gerekirse Dersim ve Dersimli çok büyük bir kumpas ve çıkmazın içindedir. Ne tarihini kendisi yazabilmekte ne diline(Kırmancki-Kırdaşki) sahip çıkabilmekte ne de siyanür ve barajlarla ortadan kaldırılmak istenen coğrafyasına samimi bir şekilde sahip çıkabilmektedir. Hal böyle olunca da kültürüyle, tarihiyle, direniş ruhuyla ve coğrafyasıyla bir bütün olarak Dersim gözlerimizin önünden bir film şeridi gibi akıp kendi sonuna doğru sessizce ilerlemektedir.
Bu noktadan hareketle kolektifimiz, kendi tarihini bile yazamayan Dersim’e “sanatların en güçlüsü sinemayla” sahip çıkma telaşı içerisindedir. En ilk amacımızın bu olması zorunluluğuyla birlikte özelde Dersim’e (Dersim’in “gerçek” kültürünü gelecek kuşaklara taşıyacak bir sinema kültürü oluşturma) genelde de dünya sinemasına (sinema sanatında yeni bir dil belki de yeni bir kuramsal bakış açısı yaratma) bir miras bırakma gibi iddialı belki de imkansız bir “ütopyamız” da mevcuttur. “hedefleri büyük olanın eylemleri de büyük olur” sözü bize bu anlamda ışık tutmaktadır.

Dersim üzerine yapılan belgeseller, filmler vb. diğer çalışmalara bakıldığı zaman her alanda olduğu gibi sinema alanında da siyasi çıkarların ön planda tutulduğu görülmektedir. Bu durum Dersim kültürü ve tarihinde onulmaz yaralar açma konusunda diğer etkenlerle beraber büyük bir işleve sahiptir. Tarihsel ve kültürel anlamda Dersim ve tarihi bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde çarpıtılmakta ve neticede Dersim gençliğinde kafa karışıklığı yaratmaktadır.
Boş alanları samimi ve bilimden yana sanatçı, edebiyatçı, tarihçi ve aydınlar doldurmadığı müddetçe ve siyasi çıkarlar gözetilmeden, nesnel araştırma ve çalışmalar yapılmadığı sürece Dersim’in tarihi de kültürü de daha çok dezenformasyona uğrayacaktır. Kolektifimizin oluşturulması, boş alanları doldurarak bu tahribatların önüne geçme çabasında bir ilk adım olarak nitelendirilmelidir.
Büyük dünya sinema tarihi zincirine kendi coğrafyasından küçük bir halka olma uğraşısı içerisinde olan Dersim Sinema Kolektifi, bölgesel bir kültürü kurtarma çabasını verirken muntazam güzellik ve büyüklükteki dünya sinemasından kendini soyutlamamakta o büyük deryadan beslenmekte ve o deryaya bir damla olabilmenin de kaygısını taşımaktadır.


Bir yanımızı,Rus Devrim Sineması’ndan İtalyan Yeni Gerçekçiliğine Fransız Yeni Dalgacılarından 3. Sinemacılara kadar büyük dünya sinema akımları beslerken diğer yanımızı Karagöz-Hacivat’tan Yılmaz Güney’e uzanan coğrafyamız sinema geleneği beslemektedir.

 

 

 

Back to Top