Zazaki    Français    Laz    Türkçe     Armenian    Suryani    Deutche    Kurmanc    English

   
   

 

   
Dersim jenosidi
Munzur

Baski ve Teror
Action
Duyurular
Resimler
Dillerimiz

Etnik Kimlik
Alevilik Kizilbaslik
Politika
Diaspora

Linkler
Forum

Tarihi Eserler

Otokton Halklar

Haritalar

Anasayfa

 

    Back to Top

 Dersim’de Savaşa Hayır

 Süleyman Özmen  16. Eylül 2007

Kaynak: www.dersimdesavasahayir.org

Dersim’de Savaşa Hayır İnisiyatifi olarak bölgede yaptığımız çalışmalar sırasında iki nokta dikkatimi çekti:
Birinci nokta, toplumun %90’nının bölgede savaş istememesine rağmen bazı çevrelerin adeta savaş çığırtkanlığı yaptığını, savaşa karşı çıkan ve bunu dile getiren kesimlerin bu çevrelerce bastırılıp sindirildiklerini tespıt ettim

Bu çevrelerin bu yolla rant sağladıklarını konuştuğum insanlar defalarca dile getirdiler. Bu insanların verdikleri örnekler ne yazık ki miğde bulandıracak cinsten. İnanıyorum ki bu konu ileride halk tarafından daha yoğun dile getirilecek, daha çok konuşalacaktır. İkinci nokta, Dersim’de oturup dünyayı kurtarma planları yapıp Türkiye ve Kürdistan kahramanlığı taslayan, bütün konuşmalarında ’Bedel ödedik, burası bizden sorulur’ benzeri sözler kullanan kesimin tehditkâr tavırları oldu. Defalarca dağıttığımız basın açıklamasına istinaden ’Neden sadece Dersim’de savaşa hayır, terörden ne kastediyorsunuz?’ türünden sorulara maruz kaldık.

Ben kişi olarak terör kavramını her kimden ve ne adına olursa olsun, insan yaşamına son veren, ya da insanlar için bir tehdit oluşturan, doğayı tehdit eden, onu yok eden her tür eylem olarak tanımlıyorum. Bir başkasının yaşamını tehdit etmek terör değil de nedir?
Hiç kimsenin bir başkasının yaşamına son verme hakkı yoktur; kim olursa olsun, suçu ne olursa olsun, yaşama hakkı elinden alınamaz.

İkide bir bedel ödemişiz diyorlar; yetmişli yıllardan bu yana Türkiye’de gelişen demokrasi ve özgürlük mücadelesinde kimlerin bedel ödediği ortadadır.

Vicdan mantığın terazisidir, vicdanı olmayanın mantığı da olmaz; siz bedel ödediğini iddia edenler, sizde vicdan varsa söyler misiniz,


· 270 köyü boşaltılan, kalan köylerin %80 i viraneye çevrilen
· nüfusunun %65 i göç ettirilip geride kalanları sefil duruma düşürülen
· nüfusu Türkiye ortalamasına göre %36 azalan
· binlerce insanı öldürülmüş

· binlerce hektar ormanlık alanı ve yerleşim alanları yakılmış,
· dili ve gelenekleri yok edilmiş
· 30 yıllık savaş sonunda bunalıma sokulan,
· üretici olmaktan çıkarılıp sadece tüketici durumuna sokulan Dersim ya da Dersim Halkı kadar bedel ödemiş bir bölge ya da halk var mıdır?
Biliyorum ki bir örnek gösteremezsiniz. Beyler, bedeli veren biziz! Bütün bu gerçeklere rağmen bedel ödediğini iddia edenlerin gözleri yarattıkları toz-duman içinde ya hiçbir şey görmüyor, ya da kandan başka hiçbir şey görmüyor.
Yeter artık, başkalarını kurtarmak uğruna ölüler şehrine çevirdiğiniz Dersim’i terkedin! Dersim’de ölümüne neden olduğunuz yüzlerce insanımızın hesabını gerek tarihsel olarak, gerekse ölümüne neden olduğunuz ya da öldürdüğünüz insanların yakınlarının aleyhinizde açacakları davalarda vermeniz kaçınılmazdır.
Meseleye başka bir yönden bakacak olursak sizler Dersim’i bir şekilde üs olarak kullanıp kurtarmayı tasladığınız Elazığ, Erzincan, Erzurum, Malatya ya da daha doğru bir deyişle Türkiye’nin 75 şehrinden hangi birinde kaç gün yaşayabilir, barınabilirsiniz? Bana sorarsanız dört gün bile barınamazsınız. Fazla değil, altı ay çıkın bakalım Harput dağlarına; size ekmek vermek bir yana, kapı açan olacak mı? Sizin saklandığınız yerleri söylememek için bizim çektiğimiz çileyi çekecekler mi? Barınmak bir yana, sizi linç ederler orada! Oysa Dersim’i 30 yıldan bu yana mesken tuttunuz, bütün ihtiyaçlarınızı biz Dersimlilerden sağladınız; bir çoğunuzun bedeni bizden, Dersim’den olmasına rağmen maalesef başkaları için varsınız. Buna rağmen sizi ölüm, işkence, sürgün ve daha bir çok zorluğu göze alarak bağrımıza bastık. Akşam ekmek aldınız, sabah devletin güvenlik güçleri dayandı kapımıza, ekmek veremem dedik, ölüm listesine alındık, içinizdeki ajanların oyunları sonucu öldürüldünüz, neden olarak gariban köylüye ajan damgası yapıştırıp öldürdünüz. Bu tür örnekleri çoğaltabiliriz.
Yeter artık, başkalarını kurtarmak uğruna Dersim’de kan akmasın, çocuklar yetim kalmasın, anneler ağlamasın, Dersim yakılmasın, yıkılmasın; Dersim halkı sürgün edilmesin!

Dersim’de Savaşa Hayır!


Süleyman Özmen


 

 

 

 

   
 
    Back to Top