Hûseyin DEDESOY
Dersimliler hakinda cok seyler soylenir ve soylenecek...
Ama en cok bilinen soyle bir deyim vardir: " Iki Dersimli
yan yana geldiginde bir orgut kurar, ucuncu kisi geldiginde
orgut ikiye bolunur." Burda biraz abartida olsa gerceklik
payinin cok oldugunu dusunuyorum. Yine baska bir gercegimiz
daha vardir. Bunuda buyuklerimiz cok soylerdi,"...biz bir
birimizin dusmaniyiz ama baskasinin da kolesiyiz..."
Simdi bu soylenenleri ve olup bitenleri bir
dusundugumuzde: Neden boyle oluyor,? Baska halklardada buna
benzer ozeliklere rasliyormuyuz?. Turunde sorular aklimiza
gelebilir.Mumkundurde, belki baskalarindada benzeri
ozellikler vardir, hatta dahada farkli ve degisik
karekteristik yapilara sahip olan halklarda vardir. Beni
ilgilendiren tabiki kendi halkimdir...Dersimlilerdir ve
dahada onemlisi O halkin dusunurleri,aydin ve
entelektuelleridir. Bir halk kendi dusunurlerinde ders alir,
onlarda ogrenerek dusuncesini ve fikrini gelistirir, kendini
degistirir veya yeniler.
Her toplumun Ileri dusunurleri, aydinlari olmustur.
Toplumsal aydinlanma ve devrimlerde birazda o dusunurlerin
sayesinde gerceklesmistir. Aydinlar arasi fikir catismasi ve
farkliligi olamazmi? o da mumkundur. onemli olan bu farkli
dusuncelerin ortak bir hedef yada amac dogrultusunda
farkliligiyla ilerlemeyi becere bilmek. Buda ancak ortak
toplumsal projelerin belirlenmesiyle mumkun olabiliyor.
Belki DERSIM AYDINI icin bugune kadar eksik olan yada tam
anlasilmiyan isin bu tarafi olmustur.Bu yuzdendirki belki
Dersimliler hep baskalarin toplumsal projeleri icin bir
biriyle ugrasip catismislardir.
Su bir kac ayin toplami dahilinde FORUMDA'ki tartismalari
ve cekismeleri izledigimde, bu sonuc dahi ana hatlariyla
problemin karekterini vermis oluyor.
Bu tespit ettigim noktalari ana basliklariyla soyle siraliya
bilirim.
*Henuz kendi gundemimizi belirlemis degiliz sanki. Hala
baskalarin gundemi ve baska toplumlarin sorunlarinda
hareketle kendimizi meskul ediyoruz ve DERSIMIN sorunuymus
gibi tartisiyoruz.
*Tartismalar daha cok bir birimizden ogrenme yerine, bir
birimize satasip, " gol atma" mantigiyla yurutuluyor.
*Herkes kendi bildigini ve kendi soyledigini "en dogru
bilgi ve en once soylenmis soz" olarak algilayip baska fikir
ve dusuncelere ilk basta kendini kapatmis oluyor.
*Herkes her konuda bildigini idda edip fikir
yurutebiliyor. Ama henuz cok az kisi yanlizca bir alanda ve
bir konuyu detaylandirip tartismaya sunamiyor.
Bir sey daha ekleyip sozu size birakmak istiyorum.
Mesela hic dusundunuzmu diyer toplumlarda bireyler fikir
alis verisini ve tartisma kulturunu nasil edinirler.
Mesela hiristiyanlarda ve ya katolik toplumunda buyumus bir
birey, dusuncesini ifade etmeyi ve baskasini dinlemeyi nerde
ogrenir?
Mesela Muslumanlarda yada islam kulturuyle yetismis bir
bireyde kendini ifade etme dusuncesi nasil yasanir?
Yahudi ve ya Budistlerde durum nedir.
....
Ya peki bizlerde daha onceleri durum neydi?. Bizlerde var
olan suandaki bir birine tahamulsuzluk ve bir birini mat
etme ahlaki nerden geliyor?
Saygilarimla HOSCA KALIN.
Huseyin DEDESOY.
|