Gectigimiz gunlerde kendini bilmez bir "avukat" tarafindan
silahli saldiriya ugrayan Danistay'in Idari Dava Daireleri Genel
Kurulu'ndan afeta doganin tahrip edilebilecegine onay verircesine,Munzur
Vadisi Milli Parki'nda yapim asamasinda olup,alt daire tarafindan
yurutmesi durdurulan Konaktepe-1 ve 2 barajlarinin yapiminda bir sakinca
bulmadigini belirterek ilgili daire kararini bozdu.Boylelikle idari ic
hukuk yolu tukenmis bulunuyor.Sonraki asama ulusal ustu bir kurum olan
Avrupa insan Haklari mahkemesi'dir.Danistay Idari Dava Daireleri Genel
Kurulu'nun ilgili karari nihai karardir ve bu karara karsi gidilecek her
hangi bir merci bulunmamaktadir.[2577 sayili kanun]Munzur Davasi su
talepleri iceriyordu:
"DANIŞTAY BAŞKANLIĞI'NA/ANKARA
Davacılar : 1- Murat CANO2- Hayal HANOĞLU/(Aynı
adreste)
3- Selman YEŞİLGÖZ (Aynı adreste)
4- Hasan ŞEN(Aynı adreste)5-/İmam BAZAN/
(Aynı adreste)6- İbrahim KARAKAYA
(Aynı adreste)
7- Ali Rıza AYDIN
(Aynı adreste)
Davalılar :
1- Başbakanlık
Ankara
2 - Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı
Ankara
Konusu : Sunulan ve res'en gözetilebilecek nedenlerle;
a) öncelikle dava konusu idari işlemlerin yürütülmesinin
durdurulmasına,
b) duruşma yapılarak;
aa) davalı Başbakanlık'ın 05.02.2001 tarih ve
5237 kayıt sayılı zımmi red işlemine
konu olan ve "Munzur Projesi" içinde yeralan "Konaktepe
Barajı ve Konaktepe I ve II
HES Projesi"nin Türk-Amerika Birleşik Devletleri firmalarından
oluşan konsorsiyuma
yaptırılmasına ilişkin Bakanlar Kurulu Kararnamesi
ile bu kararname dayanak
yapılarak konsorsiyumla imzalanan sözleşmenin,
bb) davalı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın
21 Mayıs 2001 tarih ve
B.15.0.BİK.02(147-II-5)1664/1249 sayılı red işlemine
konu olan ve "Munzur Projesi"
kapsamında yer alan Mercan, Akyayık, Bozkaya ve Pülümür
barajları ile hidroelektrik
santrallerine ilişkin bütün idari işlemlerin iptaline
karar verilmesi istemidir.
Zımmi Red Tarihi : 05.04.2001
Yazılı Red Tarihi : 21.05.2001
OLAY VE İSTEMİMİZİN NEDENLERİ
1) Olay; dava konusu idari işlemlerin, öncelikle yürütülmelerinin
durdurulmasına,
toplanacak deliller uyarınca ise iptaline karar verilmesi
isteminden ibarettir.
2) Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından
Tunceli'de "Munzur Projesi" adı
altında tümü enerji amaçlı, 8 adet baraj ve hidroelektrik
santral yapımı
planlanmıştır. Proje kapsamındaki;
a) Mercan Hidroelektrik Santrali'nin inşaatı tamamlanma aşamasındadır.
b) Uzunçayır Barajı ve Hidroelektrik Santrali'nin
elektromekanik donanım ihalesinin
bu yıl içinde yapılması planlanmıştır.
c) Konaktepe I ve Konaktepe II Hidroelektrik Santralleri'nin kesin
projelerinin
hazırlanması ile iinşaatının yapılması
ve elektromekanik teçhizatının temin ve tesis
edilmesi işi; Bakanlar Kurulu Kararı ile Türk ve Amerika
Birleşik Devletleri
firmalarından oluşan bir konsorsiyuma verilmiştir.
d) Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, sözü edilen
Bakanlar Kurulu Kararı'nın verdiği
yetki çerçevesinde konsorsiyumla sözleşme imzalayıp, fiyat
belirlemiştir. Belirlenen
sözleşme ve fiyata, davalı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı
tarafından "olur"
verilerek kredi anlaşmasının sonuçlandırılması
için Hazine Müsteşarlığı'na
gönderilmiştir.
3) "Munzur Projesi" adı altında toplanan baraj ve
hidroelektrik santrallerin
yapımında, kamu yararı bulunmadığı gibi sözkonusu
projeler, hukuka aykırı olarak
planlanmışlardır ve bu haliyle de uygulanmak
istenmektedirler. Çünkü;
a) proje kapsamında yeralan 8 baraj ve hidroelektrik santral
tamamlandığında, yılda
toplam 358,45 MW kurulu güçle 1.456 GWh elektrik enerjisi üretilmiş
olacaktır. Bu
miktar enerji, 2000 Yılı itibariyle
hidrolik kaynaklarımızdan -ülke çapında- elde edilen
toplam 37.079 MW'lık enerjinin
yalnızca % 09,7'si kadardır.
b) Tunceli'de yaşamın ekonomik altyapısı;
"su" ve "dağ"dır. Suyun; baraj
rezervuarlarında tutulması, onun hayat verdiği bütün
canlıları yok edeceği gibi, dağ
ve orman ile diğer bitki örtüsünün de yok olmasına yol açar.
c) Tunceli'de yaşayan insanların temel ekonomik
faaliyetleri, arıcılık ve
hayvancılıktan ibarettir. İlde, sanayi yoktur, ticaret ve
hizmet sektörü ise gelişme
halindedir. İlin coğrafi konumu ile topoğrafik yapısı
bakımından yörede imalat veya
ağır sanayi tesislerinin kurulması neredeyse imkansız
olduğu gibi, rantabl da
değildir. Buna karşılık yörenin olağanüstü düzeyde
hayvancılık, arıcılık ile
dağ-su-orman turizmi potansiyeli mevcuttur. Bu nedenle Tunceli'yi
kalkındırarak,
orada yaşayan ve yaşayacak olan insanların gelir
kaynakları ile yaşam olanaklarını
yükseltmek, bu arada ulusal ekonomiye artıdeğer katmak
isteniyorsa, öncelikle
Tunceli'nin doğasını dokunulmaz kılarak, olduğu
gibi korumak ve onun
güzelliklerinden, dağlarından, mağralarından, göllerinden,
kaplıcalarından,
içmelerinden,
akarsularından, vadilerinden ve mesire yerlerinden; -turizm, arıcılık
ve
hayvancılığın geliştirilmesi bakımlarından-
yararlanmak gerekir. Üstelik, bu tür bir
planlamanın teşvik edilmesi ile uygulamasına yönelik
maliyetler, sözkonusu baraj ve
HES'lerin yapımı ile işletme maliyetlerinden daha düşük
olur. Ayrıca, turizm ile
hayvancılık ve arıcılık faaliyetleri, sürekli
faaliyetler oldukları halde, baraj ve
HES'lerin sınırlı ömürleri vardır.
d) Öteyandan sözkonusu projenin uygulanması halinde yeni yeni
başlamış olan "geriye
dönüş" süreci; kesintiye uğrayabileceği gibi, büyük
çaplı yeni göçlere de neden
olacaktır. Zira, Tunceli insanının yerleşik yaşam
biçimi; su ve dağın sunduğu
olanaklarla belirlendiği gibi, bunlar olmadan da devam
edemez. Bu bakımdan denilebilir ki Tunceli'deki "doğal kültür"
olmadan, "yaşam
kültürü" sürdürülemez.Baraj ve HES'lerin, süreç içinde
ildeki bütün demografik
yapıyı olumsuz yönde etkilemesinin kaçınılmazlığı
dışında, Pülümür Vadisi
yöresindeki köyler hariç Mercan ve Munzur Vadisinde yapılacak
baraj ve HES'ler
nedeniyle 84 köyün göç etmesi zorunlu görünmektedir.
e) Nihayet Munzur Vadisi, 1971 yılında Ulusal Park olarak
ilan edilmiştir. Bu vadi;
estetik ve bilimsel bakımdan istisnai düzeyde evrensel değerlere,
sahip olan fiziki
ve biyolojik bir oluşumdur. Vadide ve çevresindeki derelerde bütün
dünyada değeri
yüksek düzeyde takdir edilerek korunan Çengel
Boynuzlu ve Bezuvar Dağ Keçisi, Ür Kekliği, Kırmızı
Benekli Alabalık ve diğer av
hayvanları yaşamaktadır. Bu niteliğinden ötürü
de;
- Anayasa'nın 63. maddesi ile Doğa ve Çevre Mevzuatı'na,
- Türkiye'nin onaylamış bulunduğu 16 Kasım 1972
tarihinde yapılan UNESCO'nun XVI.
Genel Kurulu'nda kabul edilen Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının
Korunmasına Dair
Sözleşme hükümlerine,
- Türkiye'nin üyesi olmak sürecine girmiş bulunduğu AB'nin
çevre kriterlerine,göre,
olduğu gibi korunması gerekmektedir.
f) Projenin aynen uygulanması durumunda bölgedeki su dengesi değişeceğinden
iklim,
bütünüyle değişecektir. İklimin değişmesi
ise mevcut doğal dengenin alt-üst olmasına
yol açacaktır.
g) Son olarak, Tunceli Bölgesi'nde arkeolojik araştırma
yapılmamış olmasına rağmen,
Keban Baraj Gölü Havzası'nda yapılmış olan araştırmalar
sırasında Pulursak Yolu
Kazısı'nı yapan Sayın Kılıç KÖKTEN'in;
çevrede sürdürdüğü yüzey araştırmaları
sırasında çok sayıda paleotik döneme ait çeşitli
kaya sığınakları, işlik yerleri ve
düz yerleşmeler saptandığını, bölgenin,
paleotik dönem (yontmataş çağı) açısından
çok zengin olduğunun vurgulandığını, olayın
bu yönü bakımından yörede arkeolojik
yüzey araştırmaları yapılmadan sözkonusu
projelerin uygulanmamasının gerektiğini, bu
yıl yapılması programlanan yüzey araştırmaları
sonucunda yapılacak arkeolojik tespit
ve tescillerin gerekli kılması durumunda , Türkiye'nin tarafı
haline gelmiş
bulunduğu Arkeolojik Mirasın Korunmasına Dair Avrupa
Sözleşmesi hükümleri uyarınca da sözkonusu projenin
uygulanmamasının
gerekebileceğini, belirtmek isteriz.
4) Davalılardan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın,
21 Mayıs 2001 tarih ve
B.15.0.BİK.02(147-II-5)1664/1249 sayılı, dava konusu yazılı
red işleminin
incelenmesinden anlaşılacağı üzere yöre hakkında;
sosyo-ekonomik, ekolojik,
demografik, iklim, arkeolojik ve ekonomik rantabilite bakımlarından
herhangi bir
çalışma/değerlendirme yapılmadığı
anlaşılmaktadır. Anılan yazıda, belirtilen
konularda; bilimsel çalışma yapılarak, uzmanlarından
düşünce alındığı ileri dahi
sürülmemektedir.
Kanıtlar : Dava konusu idari işlemler, Bakanlar Kurulu
Kararnamesi, Türk-ABD
firmalarından oluşan konsorsiyumda yapılan anlaşma,
Uzunçayır Barajı ve HES'i hariç
Munzur Projesi kapsamında yer alan bütün baraj ve HES'lere ilişkin
işlem dosyaları
ile projeler, Orman Bakanlığı, Çevre Bakanlığı
ve
Kültür Bakanlığı nezdinde bulunan -her bir bakanlığın
görev alanı bakımından Munzur
Projesi'nin yol açacağı sonuçlara ilişkin- oluşan
dosyalar, Başbakanlık-Devlet
Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı'ndan
Munzur Projesi'yle üretilmesi planlanan
elektrik enerjisi ile yörenin hayvancılık-arıcılık
ve turizm potansiyelinin ekonomik
rantabilite bakımından karşılaştırılmasına
ilişkin alınacak düşünce, keşfen inceleme
yapılarak; arkeolog, meteorolog, biyolog, hidrolog, zoolog, jeolog,
sosyolog,
ekonomist ve hukukçu uzmanlardan oluşturulacak bilirkişi
kurulundan alınacak
düşünce, res'en toplanmasına ihtiyaç duyulabilecek diğer
kanıtlar.
H.Dayanaklar : T.C. Anayasası, 2656 Sayılı Yasa'yla katıldığımız
Dünya Kültürel ve
Doğal Mirasının Korunmasına Dair Unesco Sözleşmesi,
13 Ekim 1999 tarih ve 23845
Sayılı T.C. Resmi Gazete'de yayınlanan 05.08.1999 Tarih,
4434 Sayılı Kanun'la
onaylanmış bulunan Arkeolojik Mirasın Korunmasına
İlişkin Avrupa Sözleşmesi, Türk
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Mevzuatı ile
İdari Yargılama Yöntemi Yasası.
Sonuç ve İstem : Sunulan ve res'en gözetilebilecek nedenlerle;
a) öncelikle dava konusu idari işlemlerin yürütülmesinin
durdurulmasına,
b) duruşma yapılarak;
aa) davalı Başbakanlık'ın 05.02.2001 tarih ve
5237 kayıt sayılı zımmi red işlemine
konu olan ve "Munzur Projesi" içinde yeralan "Konaktepe
Barajı ve Konaktepe I ve II
HES Projesi"nin Türk-Amerika Birleşik Devletleri firmalarından
oluşan konsorsiyuma
yaptırılmasına ilişkin Bakanlar Kurulu
Kararnamesi ile bu kararname dayanak yapılarak konsorsiyumla
imzalanan sözleşmenin,
bb) davalı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın
21 Mayıs 2001 tarih ve
B.15.0.BİK.02(147-II-5)1664/1249 sayılı red işlemine
konu olan ve "Munzur Projesi"
kapsamında yer alan Mercan, Akyayık, Bozkaya ve Pülümür
barajları ile hidroelektrik
santrallerine ilişkin bütün idari işlemlerin iptaline karar
verilmesi, saygı ile
talep olunur. 04.06.2001
Selman YEŞİLGÖZ
Hayal HANOĞLU
Murat CANO
Hasan ŞEN
İmam BAZAN
İbrahim KARAKAYA
Feride LAÇİN
Ali Rıza AYDIN. (KAYNAK[MUNZURUMADOKUNMA.COM)"
Munzur Vadisi'nin korunmasi artik Uluslarustu Kurumlar'da aranacak
hukuksal mucadeleye baglidir.Munzur Davasi Uluslararasi Kurumlar onune
getirilecektir.Bu manada gidilmesi gereken kurumlarin tespiti icin bir
komisyon olusturulmasi ve Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu'nun bunu
kurumsal olarak sahiplenmesi,kurum adina yetkililendirilen ve
gorevlendirilen sahsiyetlerin MUNZUR DAVASI'ni universal zeminde dile
getirmesi,cozum yollari aramasi ve bu konuda diasporada yasyan
Dersimliler'in Dersim dogasina,Munzur Vadisi'ne ve Kirmanciye'ye sahip
cikmasi ve bu doga harikasinin sahiplenilmesi maksadi ile
aktiviteler,geceler ,lobi calismalari,gorumeler ve Uluslararasi Hukuk'ta
taninan temel hak ve ozgurluklerden yararlanarak bariscil gosteriler
duzenlemesi somut ve acil bir ihtiyactir.