Mehmet Yıldız
Kültürel kimliğimizle bu dünyadan göçersek dünyanın
sonu gelmez, ama renklerde, tadlarda ve tarzlarda bir
azalma olur. Topraklarımızda başka bir kültürün egemen
olmasına doğamızın bile gözlemlenebilir bir reaksiyon
göstereceğine inanıyorum. Dersimin suyu, toprağı,
ağaçları, otları, çiçekleri, dağları, kayaları, vadileri,
uçurumları, tepeleri, dereleri, kuşları, keçileri bir
yolunu bulup Dersimliliklerini mutlaka göstereceklerdir.
Şu ana kadar bir şey yapmamaları hâlâ bir umuda sahip
olmalarındandır. Bu halk asırlardır boşuna ağaçları,
kayaları, çayları, dağları ve mağaraları kutsal ilan
etmedi.
Bazen halkım için yalnızca saygın bir törenin
yapılmasını istiyorum. Yok edilen bir medeniyete
saygılıca bir uğurlama töreni düzenlemek belki de
yapabileceklerimizin en iyisidir diye düşünüyorum. Zeka
ve ahlak bakımından çok düşük olan Dersim düşmanlarıyla
yas evinde uğraşmak insana çok büyük bir acı veriyor.
Sonra Dersimli olarak göçenlerin anısı bütün ağırlığıyla
kendini hissettiriyor. Kahredici ancak yine de
merhametli şeyler söylüyorlar: Heyhat, sığındığımız
dağların sarp oluşu barbarları durdurmaya yetmedi. Çakal
sürüleri soylarını ve sayılarını çoğaltarak üstümüze
geldiler. Üstelik bizden daha zeki olmadıkları halde her
seferinde bizimkilerden daha üstün olan silahlara
sahiptiler. Bizi dışarıdan gelenler yenmedi. Biz
çocuklarımızın bize yabancılaşmasıyla kaybettik.
Hiç olmazsa konuşun, bizi anlatın, gördüklerinizi ve
yaşadıklarınızı anlatın! Bunu anlatmak bize mükemmel
Türkçe öğretmekten ve Türk proleter devriminin neferi
olmamız için yaptığınız çalışmalardan daha zor olmasa
gerek! Üstelik şahsi yetenekleriniz, başarılarınız veya
tercihleriniz yüzünden değil, ama otantik Dersim
kültürünün ve bu kültür için asırlardır direnenlerin
yüzü suyu hürmetine ciddiye alınacaksınız.
Mehmet Yıldız
Cevaplar: