Ibrahim
Coskun 27. Ekim 2006
Tasarlayan: IBRAHIM COSKUN
Dersim davasi tarihi bir davadir, yasam ugruna asirlarca kültürü ve inanci
ile direnen bir halkin davasidir, o halkin üzerinde direndigi cografyanin ölüm
seferlerine karsi var olma savasidir.
Bu dava bircok halklarin davasina benzemeyecek, onlarla kiyaslanmayacak kadar da
özgündür.
Dersim davasinda yer almak, Dersim davasini savunmak ve Dersim davasini kann
kaybetmekten kurtarmak icin yüzyillardan bu yana Dersim´in bedenine musallat
olmus unsaurlari ve bu unsurlarin yol actiklari tahribatlarin derinligini cok
iyi tanimlayip önleminide konulan teshisler dogrultusunda almak lazimdir.
Ondandirki Dersim Davasi masaya yatirildiginda teshisi koyacak ve tedaviyi
uygulayacak kisilerin bilgilerinin ve kimliklerinin cok büyük önemi vardir.
Bu davanin kaybettigi kan görülmüyor, davayi iyilestirebilecek doktorlar da
bu davaya koydugu teshislerle bir anne, bir baba yüreginin hassasiyetini
göstermiyorsa Davayi komadan kurtarma sanslarida o derece azalacaktir.
Ondandirki Dersim davasina teoriden cok pratik düsünce ve duygularla
yaklasilmalidir. Kazanilmak ya da kurtarilmak istenen günü kurtarma degil,
Dersim dogasi, Dersim Kültürü ve Dersim´de yok edilmek istenen yasami diriltmek
olmalidir.
Bu amac, duygu ve düsüncelerle Dersim Davasi yeniden ele alinmali, davayi
savunan ya da yukaridaki deyimle kankaybeden yarayi sarmak isteyen bircok insan,
herseyden önce kisisel beklentilerden siyrilmali, soruna toplumsal yaklasmali,
gerceklerin isiginda yapabilecegi katkiyi ortaya koymalidir.
Dersim davasinin gercegine inildiginde görülürki Dersim insaninin gecmiste umut
diye sigindigi, bircok unsurlar kurtaricilari degil, kendisinin asil
cellatlaridir.
Yakin tarihten günümüzedek insanlarimizi sinsi vaadler ve cagdisi teorilerle
uyutan, sahte maskeler ile kültürümüzü, degerlerimizi car cur eden ve kendi
aralarinda ittifak kurmuscasina isbirligi icine giren bu ölüm alaylari, bu gün
ortaklasa cikarlar dogrultusunda isgal ettigi Dersim´in icini bosaltmis,
dogasini yakmis, yikmis, köylerimizi evlerimizi taninmayacak suretlere
dönüstürmüslerdir.
Bu gün Dersim´de 60 yasindan asagisi insanlarin toplu yerlesim alanlari disinda
yasama ve üretme sanslari yoktur. İc cograyanin hicbir noktasinda cocuk sesini
duymak cocuk izine rastlamak mümkün degildir artik.
Dersim cografyasinin kalbinin bugünkü sekli budur.
Bir an önce sürgündeki Dersimliler: Dersim´in yukaridaki vahim durumuna
yaklasmazlarsa, güc vermezlerse, kol kanat germezlerse devletin tuncelisi
ebedilesir, Dersim cöker, toplum olarak tarihe iz bile birakmadan erir gideriz.
O halde ne yapilmalidir?
Özellikle cesitli tahribatlarin etkiledigi Dersimlilerin simdiki
kimliklerinde dayanisma olmama gelenegi, birbirlerine güvensizlik gelenegi,
benlik gelenegi birer ayip abidesi olarak karsimizda dursada: Toplumsal olarak
var olmamizin tek yolunun bir araya gelmek oldugu, fazlasi eksigi aranmadan
gücbirligi icine girme gerekliligi kacinilmazdir artik.
Diger yandan bu gücbirligi gerekliliginin önemini kavramis bilgili, birikimli,
büyük bir Dersimli potansiyelin varligida inkar edilmez bir gercektir.
Bu durumda Dersim Davasinda kendisininde oldugunu savunan her insan, kurum ve
kurulus ön yargisiz ve dayatmasiz bir araya gelmeli, toplumsal cikarlar
etrafinda birlesmeli, yasama direnme savasi veren Dersim´in bedenindeki
düsmanlarina karsi ortak cephelerde birlesmelidir.
Bu birlesmenin adi DERSIM KONGRESI´dir.
Dersim toplumu icinde sayginligi olan girisim ve kurumlarin ortaklasa
organize edecegi Böyle bir Kongrenin tarihi önceden belirlenmeli, belirlenen
tarihe Dersim´in Kimligi ve Kültürüne sahip cikan, Dersim Davasinda katkisi olan
her kesime cagri yapilmalidir.
Diger yandan cagrilan taraftarlar yürüttügü ya da düsüncede bitirip yazili hale
getirdikleri sosyal, kültürel, siyasi ve ticari projelerle bu Kongreye katilmali,
olusturulacak komisyonlarin calismalari sonucunda bir araya getirilen bu
projeler dogrultusunda, Dersim´de ve Dersim disinda Dersim´in gündemine müdahale
edilmelidir.
Uluslararasi dayanismanin saglanmasinin sart oldugu, uygar yöntemlerle tesbiti
kararlastirilmis bu müdahalelerin isi, elbetteki kolay degildir. Cünkü Dersim
bedenin bünyesindeki tahribatlarin cesitli sekilleri vardir.
Bana göre bu sekillerden en tehlikeli olani Dersim´deki yerli isbirlikcilerdir.
Devlete kulluk yarisinda birbirini yiyen bu kesim: TC´ye sundugu hizmet, yaptigi
kulluk ve sunduklari zeminle Dersim´e büyük tahribatlar vermistir ve vermeyede
devam ediyordur.
Tarihe bakildiginda görülürki asirlar boyunca Dersim insaninin basindaki en
büyük bela: saldirgan güclerin savas arenalari olarak Dersim´i secmeleri
olmustur. 37-38 Katliami ve beraberindeki TERTELE ile Dersim´i teslim alamayan
TC´nin bugün yaptigida bunun devami, en azgin sekli, en genis boyutlu olanidir.
Yillardir Devrimci ligi, Kürtcülügü, simdilerde ise Bektasi Aleviciligi postu
altinda türkcülügü ve türkmenciligi Dersim´in basina musallat eden devlet,
Dersim´i insansizlastirma taktiginde en büyük gücünü Dersim´deki is birlikci
hayinler tabakasindan aliyordur.
Hal böyle olunca tabiati geregi Dersim´in Kaderinin degistirilmesinde agirlik
verilecek müdahale hedeflerinden en önemliside bu isbirlikci yerli kesim
olmalidir.
Akli selim her insan tarafindan bilinirki Dersim´i yeniden yasama kavusturacak
projelerin hayata gecirilmesinde yerel idari kurumlarin hayati önemi vardir. Bu
kesimlerle isbirligi yapilmadan, bu kesimin destegi alinmadan yapilan hicbir
müdahale kalici olamaz.
Ancak gecmiste ve günümüzde yerli isbirlikcilerin engelinden kurtulmayan, hatta
kismende olsa sirf onlarin cikarlari dogrultusunda islevlerini sürdüren bu
kurumlar ele gecirilmeden, onlarin idaresindeki beyinler degistirilmeden
isbirligini düsünmekte imkansizdir.
Yani söz konusu Kongrede olusacak porojeleri hayata gecirmek icin zemininide
hazirlamak zorunlulugu vardir. Bu zemin Devlete kulluk eden isbirlikcilerin
cikarlarina degil tersine toplumsal cikarlara hizmet veren Dersim´in kimligini,
kültürünü koruyan, gelistirilecek projelere destek katan, Dersim´in disindaki
bilgi ve birikimlerin Dersim´e aktarilmasinda semsiye görevi üstlenen güvenilir
insanlardan olusmalidir.
Daha da netlestirirsek: Dersim´e yeniden yasam getirmek icin devletin ve
dolayisiyla diger güclerin terörüne zemin yaratan olgulari ortatan kaldirmak
gereklidir. Bu bataklik kurutulmadan, bu mikrop yuvalari ortaliktan
kaldirilmadan Dersim üzerindeki terör dagitilmaz, Dersim davasina disardan
müdahalenin etkili bir sonucu alinamaz.
Kongreden alinan kararlar dogrultusunda bir yandan Dersim´e müdahaleye zemin
hazirlanirken, diger yandan ise Dersim davasi uygar standartlarda uluslararasi
kurum ve kuruluslara tasirilmalidir.
Özellikle Avrupada aydin cevrelerin duyarliligi ve dayanismasi saglanmali,
diplomatik girisimlerde bulunulmali, lobiler olusturulmali, TC´nin tarihinde
uyguladigi Dersim´i insansizlastirma politikalari Katliamlarla beraber
uluslararasi yargi organlarina götürülmelidir.
Toparlarsak:
Cag degisiyor, dünya kücülüyor, küresellesiyor. Ekonomik alanlar, siyasi
taktikler, cografi sinirlar, stratejik ittifak ve diplomatik iliskiler cikarlar
dogrultusunda yeni bicimler aliyor. Özeliklede (cografyasi yasamda gerekli
kaynaklara sahip) özgürlügü olmayan halklara , azinliklara deger veriliyor,
önemli haklar taniniyor bu halklarin ugradiklari baskilar zulümler katliamlar
kinaniyor, yargilaniyor.
Tamda bu durumda bizi büyük sorumluluklar bekliyor. Tarih: Dersim´in
zenginligini iyi kavrayip ondan güc alarak Dersim insanini ve kültürünü ileriye
tasimamizi, gelecek nesillere devretmemizi bekliyor bizden. Ama herseyden öncede
Dersim icin birligimizi, birbirimize tahammül etmemizi, toplumsal olmamizi
dayatiyor sartlar. Ve yine ayni sartlar diyorki:
Dersim kongresi biran önce yapilmalidir.
Bu kongreye Dersim kimligine ve kültürüne katkisi olan ya da katkisi olabilecek
herkisi ve kesim cagrilmalidir
Yukarida önemi vurgulanan Dersim´de ve Avrupadaki calismalar icin zemin
hazirliklarina zaman gecirilmeden baslanmalidir.
Kongrede Sosyal, Kültür, Diplomasi, Ticari ve Teknik alanlar icin komisyonlar
olusturulmali, getirilen ya da düsünülen projeler ilgi alanlarina göre bu
komisyonlarda görüsülmeli karara baglanmalidir.
Kongre süresince ve özellikle Kongrenin sonuncu gününe basin, yayin, önemli bir
cok kisi ve kurum davet edilmeli, kongreden cikan kararlar bir protokolle Kongre
katilimcilarina ve kamuoyuna duyrulmali , belirlenen hedeflerle Dersim´in
sahipsiz olmadigi kanitlanmalidir.
Bu bir Kongrenin maliyeti Kongreyi hazirlayan girisim ve kurumlarin himayesinde
olacak bir iki etkinlikle karsilana bilinir.
Saygilarimla, Ibrahim Coskun