Politika    Jenosit    Diaspora    Kimlik     Tarih     Dil     Alevilik    Baskı   Duyuru    Sanat   Munzur    Forum   Linkler   Cografya  Yayinlar  

Zazaki
Français
Laz
Türkçe  
Armenian
Suryani
Deutche
Kurmanc

English
Yazidi

 

 

 

 

KOÇGİRİ’DEN BU YANA TARİHİMİZ

SİVAS İMRANLI BAHADUN KÖYÜ WEB SİTESİ

Sakine Yesilyurt


KOÇGİRİ

Uzun bir yoldan güneşin doğduğu yerden ağır ağır geldiler, 2000 seneyi buldu gelmeleri yanlarında, kıl keçileri , silahları, ağıtları, türküleri, ninnileri, masalları, küfür ve düğünleriyle geldiler.
İlk göç Azerbaycan’dan Horosan’a , oradan da Dersim’in Hozat yöresine, zaman içinde de Erzincan’ın Koçgiri yöresine ve şimdi kaldığımız yerlere kadar uzanmıştır. Bu yörelerde nekadar kalındığı tam olarak bilinmememle beraber, yıllar geçtikçe aşiretler arasında büyük kavgalar ve çekişmeler olmuştur. Bu kanlı çekişmeye son vermek ve bu kavgaları önlemek için o günün din ve ocak sahibi baba ve dedeler Cem toplantısında Hz. Muhammet ve Ali dahü divanı kurup suçluları halk meclisinde yargılamışlardır. Suçlu bulunan aşiret bulunduğu yeri terk edecektir ve suçlu bulunan aşiret Koçgiri olmuştur. Koçgiri : Büyük ve göç etmişler anlamını taşımaktadır


Koçgiri aşireti aslen Türkmen olup kullandıkları dil kurmancıdır. Dini inançları islam, temelde ise alevilik mezhebini benimsemişlerdir. Sivas’ın Zara ilçesine yerleşmiş 135 köy üzerine dağılmıştır. Koçgiri aşiretinin Anadolu’ya ilk geldiği zamanlarda Sivas dolaylarında ortaya koyduğu yerleşim haritası, Refahiye’nin çeşitli köyleri; Kuruçay, Suşehri, Alucera, İmranlı’nın hemen hemen tüm köyleri, Zara’nın Acısu yöresi, Kızılırmağın Zara sınırına yakın köylerinde, Hafik’in güneydoğu Kangal ilçesinin Kavak bucağına kadar uzamış ve Koçgiri aşiretinin uzun süre egemenliğinde kalmıştır.

Aşiret başlıca 5 boydan , Balolar, Sarolar, İbolar, Zazalar , Gerniler, Zelikanlar, Pervaziler, Resuller, Hornetliler(Hormekliler?), Şadiller, İbolardan ayrılan Mıstolar, Geriler ve Kurneşilerden (Kurmeşi?) oluşmaktadır. Koçgirili ise İbolardan olup Mustafa Paşa zade Haydar Bey ve kardeşi Alişan Bey olarak bilinirler.

Alaaddin keykubata 1220-1237 düzenlenen soy kütüklerinde Koçgiri aşiretine yer verilmiştir.
Soy kütüğüne göre Dersim’in Nazimiye yakınlarındaki Kalmanden’den (Khalmem?) göç ederek gelmiş Zara ve Bolucanda kısa sürelerle kaldıktan sonra Koçgiri ye gelip yerleşmişlerdir. 7 oğlu vardır; Balo, Saro, İbrahim , Perviz Laço, Mustafa ve İvazki.

Koçgiri halkı bu oğullardan türemiştir. Koçgiri adı Horosandan gelerek Dersim’e daha sonra Kanuni tarafından bu bölgeye yerleştirilen Türkmen aşiretinin adıdır. Sultan Alaaddin o dönemde şah Manzur2a yine verdiği ayrı bir secerede 12 Türk aşiretlerinin adları vardır. Bunlar arasında Koçgiri ve İzol aşiretlerinin adı da yer alır. Valideleri Şeyh Hasanlı , seyitleri ise Baba Mansurludur. 1960 lı yıllarda köy adlarının değiştirilmesi sonucu Koçgiri köyünün adı Gümüşakar olarak değiştirilmiştir. Önceleri Kuruçay ilçesine bağlı iken günümüzde buranın bucaklaştırılması sonucu Gümüşakar bucak olmuş ve Refahiye ilçesine bağlanmıştır.

Koçgirili olgusunun ne denli önemli olduğunu, onu konu alan çalışmalardan anlayabiliriz. Tarihsel anlamada kurum, kuruluş ve kişiler, Koçgiri isyanını resmi kitaplara geçmemiştir.

Koçgiri isyanını Mustafa Paşa Zade Haydar bey, amcası İzzet bey, Gülağaoğulları, Naki, İzzet, Hasan Askeri ve Mustafa Paşanın kardeşi Alişer Bey başlatmışlardır. Koçgiri isyanı sürecinde Haydar Bey imranlı nahiyesi müdürü, kardeşi Alişan Bey ise Refahiye kaymakam vekili idi. 22 Ekim 1920 tarihinde Dersim aşiretlerinden Bezgari (Phezgewr) aşireti çeteleri, yol kesmeye, yolcuları soymaya hatta öldürmeye devam eder. 4 mart 1921 tarihinde İmranlı da 6. Piyade alayı çevre köylere girerek kaçak askerleri yakalar ve Zara ilçesi komutanlığına sevk eder. Ayrıca Zara/İmranlı arasındaki telgraf tellerini keserek haberleşmeyi engeller. 8 mart 1921 tarihinde Koçgirili Alişer ile Dersim Koçuşağı aşireti reisi Bray, kardeşi İbrahim Ağa yanlarına 200 asker alarak Kemah da polis Munzur’un 150 kişilik kuvvetiyle birleşerek Kemah jandarma komutanlığını basar, kaymakamı esir alır ve burada merkez bir karargah oluştururlar. 14 mart 1921 de 5. tümen Sivas’a gönderilerek Koçgiri ile savaşı başlatırlar.

Bu arada Koçgiri’nin bozguna uğratıldığı ve tüm gücünü yitirdiği yolunda birtakım haberler alırlar. O tarihte Giresunda Osman Ağa (Topal Osman) komutasında, isyanın merkezi konumunda bulunan Refahiye, Koyulhisar, Alucera, Şarköyü ile Kızıldağ eteklerine yerleşerek iki taraftan abluka altına alır. İsyancıların büyük bir kısmı yakalanarak Sivas’a gönderilir ve Koçgiri aşiretinin büyük bir bölümü bu isyanda katledilir. İsyan sonrasında komutan konumunda olanlar tamamen batı illerinde mecburi iskan cezası na çarptırılırlar. Geride kalanlar ise aç ve perişan bir durumda kırsal ve dağlık alanlarda yaşamlarını sürdürmüşlerdir. ( kaynak : Arık Köyü Web Sitesinden alınmıştır. www.kemobei.de)

 

İMRANLI :


Sivas’ın doğusunda yer alan ilçenin yüz ölçümü 1229 km2 , rakım ise 1650 metredir. Arazi genellikle bozkır ve tepeliklerden oluşur. Eskiden orman alanı fazla olmasına rağmen bugün yok denecek kadar azdır. İlçeye karasal iklim hakimdir. Kışları çok sert ve soğuk geçer. Çok eski bir yerleşim yeri olan İmranlı Zara’ya bağlı bir bucak iken 1948 yılında çıkarılan bir kanun ile ilçe haline gelmiştir. Halk arasında macir (muhacir ) ismiyle anılır imranlı halkı da göç yoluyla yöreye yerleşmiştir büyük bir kısmının Kars göçmeni olduğu bilinmektedir. Dışarıya çok sayıda göç veren ilçelerimizin başında gelir imranlı çünkü ilçenin ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayandığı için çalışma alanları çok kısıtlıdır. Göçün büyük bir nedeni işsizliktir. İlçeye bağlı 102 köy ve 36 mezra bulunmaktadır. İlçede sosyal ve kültürel aktiviteler son birkaç yıla kadar yok denecek kadar azdı. Son birkaç yıldır Cogi Baba şenlikleri ile dışarıda olan insanlarımız bir araya gelip buluşurlar. Sivas’a 106 KM uzaklıkta olan İmranlı, Erzurum – Ankara Devlet karayolu üzerinde bulunmaktadır.

İmranlı’nın İnanç Coğrafyası ...


BAHADUN

 

Bahadun’lu halkı Fincani Büyük Mehmet Ağa ailesinden gelen fertlerdir. 300-350 yıl gibi bir tarih süreci olan Bahadun ‘un kuruluşu farklı bilgilere dayanır. İlk göç yukarıda değindiğimiz gibi Azerbaycan’dan Horosan’a oradan da Dersimin Hozat yöresine zaman içerisinde de bulunduğumuz yerlere kadar gelmişler.
Çevre köylerden ve büyüklerimizden edindiğimiz bilgilere göre köyümüzün tarih süreci bu uzun , büyük ve ağır ağır ilerleyen göçle gelen aşiret halkından olan Balo isimli büyüğümüzle başlamıştır. Günümüzde yaşayan Bahadun halkının tamamı birbiri ile akrabadır. ( hısım, kivre, musayip vb. kopması güç bir birliktelik, dostluk ve kardeşlik )

Köyün coğrafi yapısı :

Köyün şu anki muhtarı: Orhan Yürekli

Köyün ilçeye uzaklığı : 23 km’dir

Eğitim : köyümüz ilk okulu öğrenci olmadığından dolayı kapalıdır. Bunun nedeni şehre göçtür. Köyümüz okur yazar oranı dikkate değer bir biçimde yüksektir. Günümüz gençleride kendini yetiştirmiş ve çoğunluğu yüksek okul ve üniversitelerde okumaktadır.
Köyümüz türbeleri : Bayram dede ve Şarkşivan (Şarık u Şivan) türbeleri. Ayrıca Koçberan Heykeli
( Koç berana (vosn) benzer heykeller Tunceli ve Erzincan ‘da eskiden mezar taşı olarak kullanılmıştır. Bu Heykelinde ordan geldiği düşünülebilir.)

Köyün nüfusu: Köyümüzün demografik yapısına baktığımızda belirgin ve büyük sülaleler göze çarpar ( soy ağacında ayrıca belirtilmiştir). Köyümüz dışarıya çok göç vermiştir. Köyde sürekli bulunan kişi sayısı 20-25 kişi civarındadır. Köye gözle görülür bir geri dönüş yoktur. Ancak yaz aylarında insanlarımız gezmek amacıyla geçici bir süreliğine konaklama yapmaktadır. Buna bağlı olarak son birkaç yılda köye 4 yeni ev eklendi.

Bahadun’un geçim kaynakları : Anadolu’nun köylerinden farklılık göstermemektedir.Yarıkurak bir iklime sahip olduğu için köyümüzde daha çok tahıl( buğday, arpa) tarımı yapılmaktadır. fiğ, yonca gibi yem bitkileride yetiştirilmektedir. Bağ ve bahçe tarımı eskiden yapılıyorken günümüzde çok az yapılmaktadır, daha çok soğan, domates, fasulye, salatalık, kabak gibi sebzeler yetiştirilmektedir. Eskiden büyük ve küçükbaş hayvancılık insanların geçiminde önemli bir yere sahip iken son birkaç yılda önemini yitirmiştir.
Yöresel yemeklerimiz ve yiyeceklerimiz : bavıko(sir ), et kavurma(Qarme), kavurga (bıjerek), gırık, hevrışk, soğanaşı, bulgur pilavı, thorak (çökelek) , madımak, sıpıng ( yemlik) , mantar(küfkarık) , pancar(goştberğık), şillan( kuşburnu), karamuk, pışurik ( un çorbası) , unhelvası, germiya gıldıkan( sulu bulgur ve un köftesi )

-------------------------------------------------------
 

 


Turan Göcer (Misafir yazar)

 

Tarihi arastirmalarda dikkat etmemiz gereken bazi hususlar

Merhabalar sanirim arastirmalariniz icerisinde bazi celiskiler vardir daha dogrusu ben öyle görüyorum.
"Uzun bir yoldan güneşin doğduğu yerden ağır ağır geldiler, 2000 seneyi buldu gelmeleri yanlarında, kıl keçileri , silahları, ağıtları, türküleri, ninnileri, masalları, küfür ve düğünleriyle geldiler.
İlk göç Azerbaycan’dan Horosan’a , oradan da Dersim’in Hozat yöresine, zaman içinde de Erzincan’ın Koçgiri yöresine ve şimdi kaldığımız yerlere kadar uzanmıştır."

Burada olan celiskilerden bir tanesi sözler edebiyat seklinde yazilmis, günesin dogdugu yerden gelmemisler yani azerbaycandan doguya dogudanda dersime gelmisler.
Peki bu idda ile ilgili bir belge varmi? varsa neden islenmemis yani en altta belgeler verilmeliydi bu arastirmanin sonucu bir bakima risk tasiyor yaniltici olmamasi acisindan deginecegim baska bir konu var yani türkmenlik olayi digeri ise seceredir.

simdi xido fincani gir bildigimiz kadariyla izolludur ve izollular türkmen asireti degildir.
bundan emin olmak icin diyarbakir karaca dag dersim ricik ve cevresi ayni zamanda gen arastirmalari yapmak gerekiyor. cünkü dersimdeki izol asireti icerisinde sari kumral mavi gözlü insanlar var hatta kardesler icerisinde esmer ve sari sacli olanlar var dikkat ederseniz,
kürt irkindan gelenler genelde sari yada kumraldir yani temel acidan bakildiginda bu böyledir.

secereye gelince bize verilen secere yani yine ricik köyünün hemen altinda bagin kalesi bulunmaktadir bagin kalesinin yaninda ise bagin köyü var eski ismi dedebagdir. secere bu köyde verilmistir

bizim elimizdeki secere bu sekildedir SEYYİD ŞEYH MAHMUD ŞECERESİ
Büyük mezhebe mensub, kıymetli, abit müdekkik, fazıl, kamil zaman ve asrının bir tanesi es-seyyid şeyh mahmudu’ l –kebir, gazi sultan murat han zamanında yaşayan sahih ve meşhur haberlere göre kerametti zahir olan bir zatdır. Sultan murat bazen bizzat bazen başkasının vasıtası ile o gün kerametlerini görmüştür. Künyesi dewres gewr’dır. Lakabı keramettir. Dünya malına meyletmezdi. Kutubdan seyyid şeyh mahmudu’l-kebir’e sofra gelmiştir. Onun seyyid Abdullah ve seyyid hani adlarında iki oğlu vardır. Bu ana kadar mübarek secere seyyid abdullaha ulaştırılıyordu. (silik ve karışık olduğundan okunamayan üç satır ve mühür vardır)

(a-b) ben İstanbul’da bulunan Rumeli kazaskeri aciz ve fakir Ahmet bu secereye baktım, aslının sahih olduğunu gördüm.
Vaktaki seyyid şeyh mahmud’dan çok kerametler görmüştür. Bu silsileye kendi zamanında 12 aşiret ve kabile bağlanmıştır. Silsileye bağlı olan 12 aşiretler şunlardır.

burada yani secerede türkmen yada kürt yada türk denilmiyor böyle birsey yoktur

1- zukur ile isimlenmiş MİLLİ kabilesinden Muhammed talip
2- üç ayak ile isimlenen İZOL “ Abdullah talip
3- derkuni ile isimlenen HAYDAR “ Ali talip
4- hançere ile isimlenen KARSAN “ Mustafa talip
5- lefi kara “ LOL “ İbrahim talip
6- Verek “ ARAP TAHİR “ Mahmud talip
7- Eyvani “ DADA “ Muhammed Fahri talip
8- Kılan “ ZUDOLYAN “ Yusuf talip
9- Kolatya “ MERDİNİ “ Abbas talip
10- Hanevar “ İLYAS “ Hasan talip
11- Verek yudan “ ALAN “ Teymur talip
12- Uksek dag “ DESİNLER “ Cafer talip

simdi bu asiretlere bakildiginda iclerinde bir tek türkce konusan asiret bulamazsiniz ki o dönemde öyleydi. bunlarin türkmen olduklarini idda edenler sadece sallamistir, politik davranmislardir. madem türkmendir peki kim kimin ogludur neden aciklanmiyor yani veri olmadan nasil idda ediliniyor anlasilacak durum degildir.
ve bu yukaridaki asiretler o zamanda kürtce idi simdide isimler dahi kürtce peki beki bunlar yani bu kabileler ne zaman türkmendi neden kürt oldular bunun mantikli bir aciklamasi sanirim yok cünkü kürtler o dönemlerde mezopotamyaya hakim degillerdi rumlar ve benzeri türkmen boylari vardi akkoyunlular kara koyunlular vs zaten bölgedeki alevilik türkmen boylari horasandan geldikten sonra devletlestiler biz kürtler akkoyunlulardan kara koyunlulardan önce orada yasiyorduk secere bize akkoyunlulardan önce verilmistir yasam bicimimiz ise yaylalara giderlermis, yada cesitli eskiyaliklar yaparlarmis, talanlara gidilirmis, köyler basilirmis. ve yabancilar pek barinamazmis icimizde. koc gir-i fincani gir yani bu gir kelimesinde bir sey arastirmak gerekiyor neden fincan neden koc bu konulari yorum yapmadan arastirmamiz gerekiyor

"Koçgiri aşireti aslen Türkmen olup kullandıkları dil kurmancıdır. Dini inançları islam, temelde ise alevilik mezhebini benimsemişlerdir."

elimizdeki secerede kocgiri yoktur tahminlerimize göre izol adi altinda “koc giri” kelimesi türemistir demek ki izol +kocgiri olusuyor ancak hic bir izollu türkmen oldugunu kabullenmiyor ve siddetle red ediyor bu konuya nasil yaklasiyorsunuz bilmiyorum ama yani tartisilmasi gereken bir olgudur bence
aslinda sormasi gereken okadar sey vardir ki din ayinleri disinda yasam bicimi yemek cesitleri dügünler müsayiplikler ates ile ilgili inanclar günes dogarken ibadetler atese su dökmek günahtir tuzu yere dökmek günahtir buna benzer bir cok inanc ve yasam kültürümüz var peki türkmenlerin yasam bicimlerinde bizim yasam bicimimiz es degermi benzerlik varmi ? hayir yok.
o halde biz türkmen degiliz idda edenler varsa gen testi yapilir.

"Sultan Alaaddin o dönemde şah Manzur2a yine verdiği ayrı bir secerede 12 Türk aşiretlerinin adları vardır. Bunlar arasında Koçgiri ve İzol aşiretlerinin adı da yer alır. Valideleri Şeyh Hasanlı , seyitleri ise Baba Manzurludur."

degerli dostlar burada allattin keykubat sah mansuru hic görmemistir onlarin yas olarak aralarinda zaten 120 yil vardir bu bir celiskidir . allattin key kubat yasadigi dönemde baba mansur yasamiyordu vefat etmisti bunlari yazarimizin nasil bulusturdugu merak konusu

ayrica bu isimlerin hic biri türkce yada türkmence degildir 7 oğlu vardır; Balo, Saro, İbrahim , Perviz Laço, Mustafa ve İvazki.


"Valideleri Şeyh Hasanlı , seyitleri ise Baba Manzurludur"

seyhasanlilarla hicbir sekilde mazgirt bölgesinde temas yasanmamistir. kaldiki o dönemlerde izol asireti de vardi seyh hasananlilarda vardi ancak bunlarla akrabalik iliskimiz yani izollularin iliskisi olmamistir.

sizin bahsettiginiz baba munzulu degildir baba mansurdur.

calismalarimiz konu hakkinda detayli olarak devam ediyor ancak yazdigim bu kisa özet meraklilari yönlendirir umariz saygilar
[/i]

SİVAS İMRANLI BAHADUN KÖYÜ WEB SİTESİ Forum

Kaynak: http://bahadun.myfreebb.com/


 

 

Back to Top