Bertal Kahraman
Huseyin Demirtas, Yeni Şafak'ta İbrahim Karagül'ün yazdigi makaledeki
iddiasini aktararak su soruyu soruyor.
“CHP-MHP ve Aleviler Arasında Dayanışma Hattı mı Oluşturuluyor?”
Uzun vadede proje sadece CHP-MHP yi kapsamasa da, kisa vadede,
ozellikle 22 temmuz 2007 secimleri icin kisa vadedeki proje budur.
Turkiye Derin devletinin, yada "gercek devletin" veya Genelkurmayinin
yillardir Aleviler konusundaki projesi uc asagi bes yukari bu
cercevededir.
Kisaca ozetleyecek olursak: Turkiye 1980 lerden itibaren Alevilerin
Turkiyenin toplumsal ve yapisal gelecegindeki rollerini belirledi. Bu
rollerin pratige uygulanmasi icin oncelikle Alevilerin onundeki
Bariyerlerin asagi indirilmesi ( Kaldirilmasi degil) alcaltilmasi karari
alindi. Golbasi Toplantisi bunun kamuoyuna ve Alevi kitlesine deklere
edilmesi idi. O toplantiyla bu yeni donemin Aleviler konusundaki projesi
kamuoyu onune cikarilarak uygulamaya kondu.
Bu karar bir dizi projenin uygulanmasini gerektiriyordu.
Yeni donemde olusacak Alevi orgutlenmesinin kontrol disina cikmamasi
gerekiyordu. Bunun tedbirleri alindi.
Olusacak yeni orgutlenme doneminde Alevi kitlesinin Devletci yana
cekilmesi gerekiyordu. Bunun da tedbirleri alindi ve uygulamaya kondu.(Madimak
katliami dab u cercevede devletce gerceklestirildi- “Seriattin serrinden
Onlara siginilmasi” saglandi)
Bu projenin adim adim uygulamasini, biraz gerilere giderek olup
bitenleri ve bu gune nasil gelindigi incelenerek acikca gorulebilir.
Devlet ust katlarinda hazirlanan bu tur projeler her zaman kamuoyu
onunde aciklanarak ytururluge konmaz, ancak bu proje ayni zamanda
Aleviler acisindan bir yeniden duzenleme yada bir diger deyisle, ‘Toplum
muhendisligi’ projesi oldugu icin ve Alevilerin bu projede rol
oynamalarinin beklentisi dolayisiyla kamuoyunca bilinmesi ve Alevi
toplumunun reflekslerinin kontrol ve yonlendirilmesi esasina dayandigi
icin ilk once bu reflekslerin ve tepkilerin bilinmesi gorulmesi
gerekiyordu. Bu nedenle isin bu bolumu kamuoyu onunde yurutulmeyi
gerektiriyordu. Elbette bunun bir baska yonu de vardi.
Alevi toplumunun projeye aktif katilimi saglanmaliydi. Alevilere “Devletin
seffaflastigi” Aleviler acisindan nihayet! Demokratik ve tarafsiz
davranmaya baslandiginin hisettirilip, toplumun butununun de buna
inandirilmasi gerekiyordu. Bu projenin basari sansi, Alevi toplumun ne
sekilde ve ne kadar yonlendirilip, kontrol edilebildigiyle ilgili idi.
Elbette devlet bu surecte, her seyi sansa birakamazdi, Projenin
sahipleri, kendi “Alevilerini” bulup onlari orgutlemek ve bu yontemle
henuz ne oldugunu anlayamis Alevi kitlesinin kafasini bilincini en
basindan bulandirip, en azindan geriden gelecek nisbeten ozgun Alevi
orgutlenmelerinin de bu modele uygun davranmalari konusunda bir
rehberlik ve baski unsuru gibi rol oynamasini saglanmaliydi. Izettin
Dogan, Fermani Altun tiplemeleri dogrudan bu rolu ustlenmis kimselere
ornektir.
Ikincisi, Alevilik konusunda olusacak yeni kamuoyu ve aydinlanma,
bilgi dolasimi, kendini toplumunu, yogun sehirlesme donemindeki Alevi
yasaminin da yaratmis oldugu mevcut kargasa icinde Alevilerin bilincinin
yeniden disayni icin de ikinci bir gurup devreye sokuldu, kendiliginden
bu gorevi yuklenenler de desteklenerek toplum gozunde “parlatildi” ve bu
ikinci topluluga ilave edildi.
Karacaahmet sultan dernegi, cercevesinde coreklenmis Cemal Sener,
Ismail Onarli, Baki Oz gıbıler de bu kesıme ornek olarak
dusunulmelıdırler.
Kesimin biri dogrudan Aleviligi “gercek islam” soylemiyle Camiye
isitirken oteki kesimi “Gercek Turk” soylemiyle Turk milliyetciligine
isindirma gorevini yurutuyorlar.
Bu ugursuz gorev hala bu gun bu cevrelerce hayli basarili bir sekilde
yurutulmektedir. Bu iste cok ilginctirki esas olarak Kurt ve Zaza
kokenli “keklikler” kullanilarak hem Turkmen kokenli Alevilerin
disindakilerin de “Turkmenlestirilerek” once Sulandirilmis ve devletci
bektasiligin Alevi NORMU olarak sunulmasi, ardindan da “Alevilik
Turkmenliktir” zirvasiyla Dersim Kizilbaslari, ve diger Kurt Alevilerin
etnik kokenleri konusunda da asimile edilmesinin zemini yaratiliyordu.
Bir tasla “bir kac kus vurmak” diye de soylenebilecek bu tavir,
Ozellikle Dersimli Zaza- Kizilbaslarin aslen Turkmen olduklari,
dillerini unutarak, Zazalastiklari tezleri yillardir Cemal Sener (kendisi
de aslen gunushaneli bir Kizilbas Zaza ailedendir” Ismail Onarli, ki
kendisinin Sehy hesananli oldugunu iddia ettigine gore Dersim
Kizilbaslarindan olmalidir, Baki oz, bunlarin Tamami, kendilerine esas
olarak Dersim Kizilbaslarini, Turkiye Cumhuriyeti Devletinin 1938 de
katliamdan gecirip, katliam sonrasi surgunlere yollayarak buyuk oranda
toplumsal dokusunu bozdugu kizilbasligin nerdeyse merkezi durumundaki
Dersim ve Dersimlilerin Katliamdan geriye kalanlari bitirmek icin gorev
yuklenmis svas alani capulcusu gibi islev goruyorlar.
Dersim ve Dersimli Kizilbas-Zaza’nin Turkmenligi uzerine “yemin-
billah “ kitaplar makaleler, TV programlari Radyolarda “Talk- Back”
programlari, Internet siteleri ve forumlari, ve de Cakici gibi
cetecilerin Bagislarini Kabul eden Karacaahmet sultan dernegi, destekli
faaliyetleri halen daha ayni cizgide surup gidiyor.
Kisaca Aleviler hem Islamiyete isitiliyorken, hem de Turkluge
dolayisiyla milliyetcilige (kimileri milliyet kelimesinden kendi donek
sol gecmislerinin utancindan Ulusalci demeyi tercih ediyor)
eklemlendirildiler. Bunun bir baska ayagi da “Kurt boluculugu”
korkusuyla sagduyusu koreltilmis Alevi kitlesinin gozunun onunde
Alevilerin selcukludan beri Aleviligin- Kizilbasligin tek basina merkezi
ve dayanma gucu olmus Dersimin adim adim bosaltilmasi ve bu bosaltma
asimilasyon cabalarinin da Alevi destegini alarak yapiliyor olmasina
bakmak yeterlidir. Alevilerin bilinci bulanmis, vicdanlari “Seriat ve
Kurt ayrilikciligi” korkusuyla koreltilmistir. 72 milleti bir goren
anlayis su an “Tek Millet, Tek dil, Tek Din” anlayisinin mimarlarinca
tedavulden kaldirilmistir. (Bunu elbette Alevi orgutleri baglaminda
soyluyorum, yoksa siradan bir koylu, kasabali alevi icin degil).
Ne kadar Basarili olmustur bu proje?
Cemevlerinde Alevilikle hic bir alakasi olmayan, Bir devletin veya
toplumun ulusal sembolleri olmak disinda hic bir ozelligi olmayan
Mustafa Kemal resimleri, Turk bayraklarinin abartili boyutlarda, Alevi
inanc sembollerini (Hz. Ali, Haci bektasi veli, Pir Sultan abdal gibi)
golgede birakir boyutta asili bulunmassi, Bunlarin onunde Cemlerin
gerceklestiriliyor olmasi ve bunu sorgulamanin neredeyse Aleviligi
sorgulamak tan daha agir bir suc gibi algilanmasini hatirlatmak sanirim
bir fakir verir.
Hic bir camiide, Parasini imamini devlet butcesinden saglamis olan
camiide bu sembollerin (Bayrak ve Ataturk posterleri) bulunmasi soyle
dursun dusunulmesi bile mumkun degilken Kabul edilemezken, Alevi
cemevlerindeki bu durumu neyle aciklayabiliriz?
Alevilerin vatanseverligi ve kemalizmiylemi?
Soz konusu olan Tek tek Alevilerin ozel yasamlari, evleri is yerleri
yada politik tavirlari degil. Alevilik kurumu ve yoludur. Demekki 1920
lerden once Alevilik yarim imis! (Mustafa Kemal ve Osmanlinin bayragi
soz konusu degildi)
Bir baska gosterge: son secim donemi icinde olup bitene, “cumhuriyetci-
Laiklikci!” yada “Topumsal refleksci” mitinglerine bakarak bir fakir
sahibi olabilinir.
Alevi kitlesinin Turkiyenin sosyal ve politik yapilanmasinda cok
ileri gitmesi, beklenen den fazla guc kazanmasi onlenmeli bir baska
deyisle kontrol altina alinmaliydi. Bunun da onlemleri alindi ve hayata
gecirildi.
Ozellikle birer sivil toplum orgutu, birer cemaat orgutu olmasi
gereken on milyonlarca Alevinin turkiye siyasi hayati uzerinde, Toplumun
gelisme yonu uzerinde “Fetullah Gulen cematti” kadar bile hukmunun
olmamasi bunun ne kadar basarili bir sekilde uygulanmis oldugunun en
acik gostergesidir.
Alevilerin Devlete isindirilmasi, devletin gercek sahipleri ve asli
unsurlari olduguna Alevi toplumu inandirilmaliydi. Bu da buyuk oranda
basarildi.
Alevi Toplumun olasi Kurt muhalefetiyle dirsek temasina girmesi
kesinlikle onlenmeliydi ( Zaten en onemli amaclardan biri buydu) hatta
Kurt muhalefetine dusman hale getirilmeliydi. Bu da cok onemli oranda
basarildi.
Butun bunlardan sonra Alevi kitlesine Turkiyenin yapisal
mekanizmasinda politik ve sosyal yapisindaki yeri, yukarida tarif edilen
noktalara gelmis olacakti. Bugun o noktaya gelinip gelinmedigi elbette
tartisilir ama, bu konuda epey mesafe katedildiginin cok tartisilacak
yani kalmadi inancindayim.
Esasen daha genis bir sekilde bunun NASILLARI, ve NICINLER
yazilmalidir Ancak gelinen sonucta bu onumuzdeki secimde en az temsil
edilebilinecek, hatta HIC temsil edilemiyecek kitle Maalesef kabul
etmeliyizki Alevi Toplumudur. Bunun da nedenleri ve nasillari
tartisilmalidir.
Alevi Toplumun su son 30 yillik gelismeleri bir butun olarak
degerlendirip, ne yana yonelmesi gerektigine karar vermesi, aksi halde
Alevi kitlesinin eskisdinden cok daha bolunmus olarak ve de daha cok guc
kaybederek, Turkiye toplumsal hayatinda dikatte alinmayabilecekler
arasina yeniden doner.
Aleviler samimi olarak kendilerine sormalidirlar.
1920’lerden beri toplumumuz bu Laaik ( siz bunu dinin devlet
kontroluna alinmasi olarak anlayin) Cumhuriyet ten ne gibi hizmetler
aldi?
Yasakli ve sakincali bir inanc gurubu olmaktan baska.
Bertal Kahraman
19/07/07