Politika    Jenosit    Diaspora    Kimlik      Tarih          Dil       Alevilik      Baskı      Duyuru       Sanat       Munzur     Forum      Linkler    Cografya    Yayinlar    Muzik
 
   

Zazaki
Français
Laz
Türkçe  
Armenian
Suryani
Deutche
Kurmanc

English
Yazidi
Pontus


Anasayfa

 

 

 

 

ZİHİNLERİMİZDEKİ KARAKOLLARI YIKMAK

Sosyal bir varlık olarak insan, içinde bulunduğu ortamda çevresiyle birebir ilişki içindedir.Bu ilişkiler doğumdan yetişkin bir insan olana kadar geçen zaman dilimi içinde,bireysel kimlik oluşumu için zorunludur.Bireysel kimliğinin oluşumunda; sahip olduğu maddi yaşam koşulları, aldığı eşitim, sosyal ve toplumsal ilişkiler önemli rol oynar.İnsanın toplumsal olayları yorumlaması,politik duruşu ve dünya görüşü bu ilişkiler sonucunda oluşur.

Dünyaya adımını atan bebeğin ilk eğitimini evin içinde aileden (anne-babadan) alır.Bu eğitimin ikinci adımı, evin dışında okul hayatında devam ederek çeşitli kurum ve kuruluşlardan yüksek eğitimini tamamlayıp (birçoğu yüksek eğitim olanaklarında yoksun olduklari için) hayata atılır.

Hayata hazırlanırken nasıl bir eğitimden geçmekteyiz?

Hayatı tanıma ve anlamada; sorgulayan, özgür düşünme,bilimsel araştırmayı teşvik eden bir eğitim mi, yoksa belirli kalıplar halinde hazırlanmış, tartışma ve araştırmaya kapalı bir eğitim? Bu soruya olumlu bir yanıt veremeyiz. Bize verilen eğitim; davranış ve düşüncelerimizi sınırlayan, belli kurallar bütününe uymayı dayatan bir eğitimdir.Bu eğitim bütünü içinde toplumsal normlar(ahlaki değerler), inanç, gelenek ve görenekler ve hakim olan sistemin ideolojisi yeralmaktadır.

Dünyaya en saf bir zihinle geliriz.Bugünün dünyasında yaşanan adeletsizlikler,savaşlar açlik ve sefaletlerden habersiz doğarız.Beyaz bir sayfa olan zihinlerimize çocukluktan itibaren yavaş yavaş dışarıdaki hayatın acımasız gerçeklikleri,korkuları,yasakları birer birer beynimize kazınırcasına yerleştirilmeye başlanır.Benliğimizin derinliklerinde varolan yasam ışığı, katıksız insan sevgisi, hayatı sorgulayan özgür düşünme ,üzeri sayısız korkular ve yasaklarla adeta kalın zarla kaplanır.

Hayatı sorgulayan özgür düşünceyi engellemek için, toplumumu yöneten devlet denilen aygıtın kabul gördüğü resmi ideolojisine göre hazırlanmış, düşünce kalıpları bizlere sunulur. Bu düşünce kalıpları, devlet denilen aygıtın içinde yeralan 'güç sahibi' resmi ve gayrı-resmi görevliler tarafında belirlenir.

Devletin resmi görüşü(ideolojisi)ne göre hazırlanmış düşünceler, çeşitli eğitim kurum ve kuruluşları, görsel basın -yanınlar, sosyal ve kültürel kuruluşlar gibi sayısız araçlarla adeta bombardımana tutuluruz ve beyinlerimize kazınırcasına yerleştirilmeye çalışılır. Sistematik olarak verilen tek tip düşünce ve eğitimle tek tip insanların yetiştirilmesi hedeflenir. Bu eğitim sonucu bireylerde özgür düşünme refleksi zamanla zayıflar,tek yönlü düşünme biçimi içselleşir.

Sistemin kabul gördüğü düşünme tarzının kalıcılaşması sağlayan, sayısız yasaklarla korunan kanunlar çıkarılır. Sayısız yasakların koşulsuz kabullenme, bireylerin zihinlerinde özgür düşünceye karşı kurulmuş karakollar işlevini görür. Zihinlerimizdeki bu karakolları yıkmadan özgür düşünme tarzını sağlayamayız.

25 Mayıs 2009
Memocan Awdeli / Hollanda

awdelim@gmail.com
 

 

 

 

Back to Top