Anasayfa               Yazilar                Forum               Arşiv  
    
 
   

KAPANAN KÜRTÇE DİL KURSLARININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Dersim Forum

 MEHMET YILDIZ

19 Temmuz 2005 tarihli Hürriyet gazetesi, “Batman’da geçen yıl 30 bin kişinin katıldığı miting gibi bir törenle açılan ve kamuoyunda bir süre tartışma yaratan Özel Kürtçe Dil Kursu”nun, “talep azlığı ve maddi sıkıntı nedeniyle kapandığını” bildirdi. Yine aynı gazetenin bildirdiğine göre, “Milli Eğitim Bakanlığı’nın ‘kapıları 5 santim dar olduğu ve yangın merdiveni bulunmadığı’ gerekçesiyle açılması tartışma yaratan kurs, belirtilen eksikliklerin tamamlanmasından sonra 1 Nisan 2004’te 30 bin kişinin katıldığı görkemli bir törenle açılmıştı.”

AB uyum yasaları çerçevesinde Batman gibi bir yerde binbir zorlukla açılan Kürtçe dil kursunun 16 ay sonra kapanması çok düşündürücüdür. Kürtçe yasaktı ama milyonlarca Kürt tarafından konuşulduğu için bu dil asla ölü diller kategorisine girmedi. Kürt şehirlerinde ve köylerinde çocuklar Kürtçe öğrenerek konuşmayı öğreniyorlar. Kısacası Kürtçe’nin kaybolma tehlikesini gösterir doğrudan bir veri veya neden yoktur. Ancak yine de Batman’da Kürt dil kursunun ilgisizlikten dolayı kapanmış olması azınlık dillerinin geleceği bakımından ciddi bir biçimde incelemeye değer bir konudur.

Devlet dili haline gelemeyen dillerin kullanım alanı çok sınırlanıyor ve bu diller zamanla cazibelerini bütünüyle yitiriyorlar. Daha sonraki bir tarihte devletin ulusallaşması bile dilin ulusallaşacağının garantisi değildir. Örneğin İrlanda’da İrlandaca dört milyonun üzerinde olan toplam nüfus içinde yalnızca sayıca çok az olan bir kesim tarafından konuşuluyor. Toplum, İrlandaca konuşulan bölgeler ve kırsal alanlar sorumlusu bakan (Minister for Community, Rural and Gaeltacht Affairs) Éamon Ó Cuív, bu dilin ölü bir dil haline gelmemesi için yüksek meblağda paralar harcıyor. Bakanlığın hedefleri arasında 642 kamu kuruluşunu yapacakları reklamların İrlandaca versiyonunu da yazmalarını sağlamak çok önemli bir yer tutmaktadır. Yapılacakların bir önemi olmasaydı herhalde bu kadar çok para harcanmazdı. Ancak yine de bu gibi sınırlı bir hedef biraz komik sayılmaz mı?

İrlandalılar İngilizlerden bağımsızlıklarını 1922’de elde etmelerine rağmen dillerini resmi veya ulusal dil haline getiremediler. İngilizce’nin egemenliğini kırmaya sonradan elde edilmiş olan siyasi erkin gücü yetmedi.

Bütün bu deneyimlerden Dersimlilerin çıkarması gereken önemli derslerin olduğuna inanıyorum. Biz pek pratik insanlar değiliz ve sorunları yalnızca soyut düzeyde tartışmakla yetiniyoruz. Bir de birbirimize propaganda yapmayı seviyoruz. Oysa tartışmaların pratikle bağı kurulmazsa tartışılanların çoğu kez bir anlamı olmuyor. Kırmançki’nin geleceği bakımından çok büyük kaygılar taşıyorum ve bu kaygıları aşağıdaki gibi özetleyebilirim:

1- Kırmançki daha düne kadar bir yazı dili değildi. İrlandaca’nın böyle bir sorunu yoktu. Bugün Kırmançki yazanlar kendi bireysel çabalarıyla bunu başardılar. İrlandaca için böyle bir sorun da yoktu. Kelime hazinesi bakımından Kırmançki geri kaldı. Kırmançlar teknoloji, ekonomi, politika, felsefe vb. alanlardaki gelişmeleri anadillerinde izleyemediler.
2- Dersim ekonomik gelişmişlik bakımından çok geri kalmış bir bölgedir. Dersim’in yerel veya bağımsız bir ekonomik gücü yoktur. İrlanda ekonomik nedenlerle çok göç veren bir ülke olmasına karşın ekonomik olarak hiç bir zaman Dersim’in konumuna düşmedi.
3- Türk devleti Dersim’e her bakımdan hasımdır ve bu devletin Kırmançki’ye destek vermesi asla düşünülemez. Dersimlilerin bağımsız bir devlet kurmaları hiç olanaklı gözükmemektedir.
4- Dersimlilerin iddiası İrlandalıların 83 yıldır bağımsızlık koşullarında ve tüm diğer linguistik, kültürel ve ekonomik avantajlarla başaramadıklarını başarmak iddiasıdır.
5- Dersim’in nüfusu artmıyor, tersine azalıyor. Resmi olarak 80 bin civarında olan il nüfusun ne kadarının TSK ve polis teşkilatı mensuplarınca oluşturulduğu belli değildir.
6- Dersim’de yaşayan Dersimliler günlük yaşamlarında ya hemen hemen hiç ya da çok az Kırmançki konuşuyorlar. Dersim’de doğan çocuklar konuşmayı Kırmançki konuşarak öğrenmiyorlar.
7- Dersim’de AB uyum yasaları çerçevesinde bir dil kursunun açılmasını talep eden hâlâ olmadı.
8- Bu gibi bir dil kursuna gösterilecek ilginin boyutu çok tartışmalıdır. Dil öğretmenliği yapmaya haiz kaç insanın var olduğu da meçhuldür.
9- Dersim, Munzur, Kırmançki, Kızılbaşlık, Kemere Duzgini, Bava Duzgın, Jele, Dara Packıne vb. daha çok birer ticari marka olarak kullanılmaya başlandılar. Pazarlama başarısı için bu markaları kullananlar hiç bir çaba harcamadan birden bir nevi Coca-cola, Sony, Armandi, Chanel, Hugo Boss, Nokia, Mcdonald’s gibi markaları kullanma avantajına sahip olduklarını fark ettiler. Ancak bütün bu gelişmelerde sıradan Dersimlinin bir çıkarı yoktur. Munzur Festivali de bu mahiyette bir olaydır. Kültür turizmi çerçevesinde üç-beş “üçkağıtçı” para kazanıyor ve Dersim’in tüm kültürel değerlerinin tahrip edilmiş olmasının umurunda olmadığı paralı Dersimli turistler hasret giderip “pigeon” diliyle yarenlik ediyorlar. Bin tane festival yapılsa bile bunun üzerine bir gelecek bina edilemez.
10- Bizi asimile etmek isteyen insanların düşmanlığını tüm çıplaklığıyla bilmek ve Kırmançiye’nin kültürel kimliğini iyi tarif etmek yetmiyor. Onu yaşatmanın rasyonel yollarını bulmak gerekir.

Cevaplar:
 

Dersim Forum
 
   
 
    Back to Top