Dersim Jenositi ve Kürtler
Alisan Karsan
Uzun dönemdir Türkiye’nin gündemine gelmesi engellenen ve tabu
sayilarak tartisilmayan Ermeni Jenositi bir zamandan beri
dünyada tartisilmakta, ortaya çikan gerçekler, soykirimla ilgili
gelismeler Türk Devletini kanli geçmisiyle yüz, yüze getirirken,
Türk toplumunun da Ermeni halkinin tarihine iliskin, neredeyse
bir asirdan beri yok edilmis bilgilerin gün isigina çikarak
tartisilmasina, belki de hiç kalkmamak üzere gündeminin basina
oturmasina yol açti!
Ermeni Jonositinin tartisilmasi, Ermeni halkinin gerçekligi,
Anadolu’nun diger halklarinin yasadiklarini da kaçinilmaz bir
sekilde ortaya çikartmakta veya, çikmasinin yollarini açmakta!
Sikica kapatmis olduklarina inandiklari kapi, Ermeni
diasporasinin belki de 60-70 yillik çalismasi sonucu dünyanin
bir çok ülkesi tarafindan, bir daha hiç kapanmamak üzere açildi
! Denebilinirki, köhnemis kapi çürümüs kilidiyle yikildi.
Jenosit bütün dünyanin sorunu olmaliydi! Ermeni Diasporasi bunu
gerçeklestirerek, bu mücadelesiyle yeryüzünde jenosite ugrayan
veya varligi tehdit altinda olan halklara da umut verdi.
Insanliga karsi islenen suçlar dünyanin önüne çikarildi!. Gerçek,
gerçekleri çagiracakti. Ermeni jenositi’nin nihayet Türkiye’nin
kapilarini açmasi, Süryani, Pontus-Trabzon ve Dersim gerçegi
üzerinde olan karanligi da, (bir dereceye kadar) dagitti,
dagitiyor , dagitmaya devam edecek..
Bizde, üzerimize düseni, yapilmasi gerekeni yapacagiz ! Bir daha,
hiç bir insanin yasamamasi için, Dersim’e, bize karsi neredeyse
bir yüzyildir durmadan islenen suçlarin karanliga gömülmesine
müsâade etmeyecegiz ….
Türk demokrasi güçleri, Dersim halki, Anadolu halklari için
önemli olan Ermeni Jenositi karsisinda DTP ve Kürt
entellektülleri neler yaptilar veya ne düsünüyorlar?
Dersim Jenositi’nin Avrupa’da gündeme tasindigi son yillarda,
Dersimlilerin gerçeklestirdikleri çalismalar karsinda,
Türkiyenin gündemini önemli oranda etkileyen jenositlere, DTP ve
Kürt aydinlarinin yaklasimlarini nasil degerlendirmeliyiz!
Dersim Jenositi karsisinda, kimseyi birsey yapmamakla suçlamak
veya, kimin ne yaptiginin hesabini yapmak degil niyetim. Ama
Dersim’in Kürdistan oldugunu, Dersimlinin de Kürt oldugunu
geçmisten beri iddia ederek tarihimizi çalarak isine geldigi
gibi çarpitan (manipule) eden Kürt hareketi bugüne kadar Dersim
’38 ile ilgili, mâalesef hiç birsey yapmadi! Dramatik ama ayni
sekilde, Kürtlerin, 1937-38 yillarinda da, (dayanisma anlaminda),
killarinin kipirdamadigini biliyoruz! Bu tarihsel bir gerçek !
Bugün ne yapiyor Baskanlari!
Ermeni Jenositini kabul etmiyor. Dersim Jenositini kabul etmiyor!
Durmadan bize Türk ve Kürt ortak tarihini anlatiyor.. Bu mu Kürt
özgürlük harekati! Dersim onlar için nedir? Ermeni Jenositinden
sonra sinirlarina aldiklari büyük Kürdistan’in yeni bölgesi mi!.
DTP’nin Baskani Ahmet Türk; Kürtlerin Türklerle birlikte TC’yi
kurduklarini, iki temel kurucu unsur olduklarini buyur ettiginde
az sayida Kürt örgütleri buna muhalef etti! Bu mudur özgür
Kürdistan mücadelesi? Kürdler, Sayin Ahmet Türk’ün dedigi gibi
bu devletin ‘asli unsur’lari mi! Sorun nedir, ganimeti
paylasirken mi kavga etmekteler.. Kime inanacagiz! Sorun
ganimeti paylasmak degilse, dünyanin kabul ettigi gerçegi,
komsulari Ermeni ve Dersim halkinin ugradigi jenositleri
söylememek için daha nereye kadar bekleyecek partiniz !!…
Sayin Ahmet Türk dogru mu söylüyor ! Sahiden bu kanli devleti
birlikte mi kurdular. Kim yalan söylüyor ? 1921 Koçgiri mi yalan
söylüyor? 1925’mi yalan söylüyor? 1937 mi yalan söylüyor! Bütün
bu tarih ‘Kürt’ tarihiyse biz nasil olurda bu devletin ‘asli
unsuru’, veya bu devletin iki kurucu üyesinden birisi olabiliriz!
Devletiniz bu yikimlarin üzerinde kurulmadi mi ! Kim yalan
söylüyor ? Kürdistan adina Dersim Jenositiyle ilgili yapilan bir
elin parmaklarini geçmiyen çalismalarin sahiplerinden birisi
olan sayin Ismail Besikçi mi yalan söylüyor, Haydar Isik mi
yalan söylüyor ! Bundan dolayi mi, bugüne kadar hiç bir Kürt
Dersim Jenositiyle ilgili birsey yapmadi…
DTP Başkanı Ahmet Türk, yakin bir zaman önce 'soykirim' ile
ilgili yaptigi açiklamasiyla gündeme geldi. Ilk konusmasinda
Kürtlerin uğradığı soykirimdan bahseden Ahmet Türk, Orhan Pamuk
kadar dahi cesaret gösteremiyecek, yanlis anlasildigini ,’
soykirim’ ilgili yaptigi açiklamasinin, 12 Eylül 1980 Darbesinin
Kürtler üzerinde ,“Kültürel ve Siyasal Soykırıma” yol açtigi,
hem de bütün Türkiye için siyasi, sosyal ve kültürel soykırıma
neden oldu »gunu açiklayarak, Ermeni Jenositiyle ilgili
tartismalarla ilgili « Soykirim derken yanlis anlasildigini,
bunu, (jenosit) kelimesini Ermeni konusunda dahi
kullanmadiklarini » kamuoyuna açiklayacakti…
Kürt entelijansasi, Dersim Jenositini uluslararasi gündeme
getirebilirdi, buna güçleri de var.. Ama sahip olduklari
olanaklar ve genis imkanlara ragmen getirmediler. Örnegin:
Brüksel’de ilk defa toplanti yapilmiyor. 17.10 . 2006 Yilinda
Avrupa Parlamentosu'nda, "AB, Türkiye ve Kürtler" konulu "uluslararası
konferans" düzenlendi. Yesiller Partisi ve bir çok Avrupa
Parlamentosu üyesinin katildigi konferansta Konusmaci sayin
Ahmet Türk, Dersim Jenositiyle ilgili her hangi bir açiklamada
bulunmadi.
DTP, son iki yil boyunca hiç bir alanda Dersim Jenositi ile
ilgili bir insiyatif almadi. Ahmet Türk, Tunceli Milletvekili
Sayin Halis’in Meclise verdigi önergeye bagli gelismelerle
ilgili olarak 18/11/2008 tarihinde yapilan parti grup
toplantısında yaptığı konuşmada kisaca degindigi bölümü basinda
yer aldigi gibi aktaralim, ne diyor?
« Dersim ayaklanmasının 70. yıl dönümü olduğunu , Türkiye
gerçekleriyle, tarihiyle yüzleşmek zorundadır. Yıllarca
insanlara çektirilen acılar, yapılan zulümler açığa çıkarılmalı,
onlardan özür dilenmeli ve bu acılar gereğine göre telafi.
Arkadaşlarım, Cumhuriyet döneminin acımasız olan bu bastırma
harekatının detaylarını soran önergelerine, hükümetten bir cevap
alamıyorlar. » diyecekti..
Sayin Ahmet Türk 'Dersim ayaklanmasi' diyor!
Türk milliyetçilerinin yaptiklari jenositi saklamak için
uydurduklari 'ayaklanma' yalanini neye dayandiriyor. Hangi insan
halkinin ugradigi jenositi 'ayaklanma' diye saklayabilir...
Sayin Ahmet Türk yapiyor!
Gomanweb Sitesinin yazarlarindan Tayfun İşçi, 22.11.2008
tarihinde yayinladigi, 'Büyük Sözü Dinlemek ve Soykırım' adli
yazisinda, Kürt entellektüllerinin Dersim Soykirimi karsindaki
tutumlarinin nasil olmasi gerektigini yazar asagida söyle
açiklamakta ;
« Kürt tarafı da bundan önemli oranda etkilenmektedir. Soykırım
tartışmaları Kürt tarafında da öne çıkartılmıştır.”Kültürel
soykırım”,”Dersim soykırımı” söylemleri düşünülerek söylenilmesi
gereken söylemlerdir. Kürtlere yüzyıllardır asimilasyonun
uygulandığı imha ve inkâr uygulandığı, Dersim de Katliamlar
yapıldığı sır değildir. Bu yapılanlardan dolayı Türkiye’nin
Kürtlere bir insanlık borcu vardır ve bu hesap sorulmalıdır. Ama
Kürtler Obama’nın çıkarları gereği kabul ettiği soykırım
tanımını Kürtler için kullanmaya başlaması, Kürtlerin bindiği
dalı kesmesidir. Kaldı ki soykırım tanımı bilimsel olarak
Kürtlere pek de uygun düşmemektedir.
Türkiye’de ki Kürtler Türkiye’de demokratik cumhuriyette özgür
ve eşit bir şekilde kendi kimlikleri ile birlikte yaşamayı
istemektedirler. Bu nedenle “Ya sev Ya terk et” çağrılarına
karşı çıkmaktadırlar. Soykırımın gündemleştirilmesi, birlikte
yaşam koşullarının artık kalmadığını ilan etmektir. Sorunun
çözümünün Türkiye ile olamayacağını ayrılmanın kaçınılmaz
olduğunu ilan etmektir. Bunun sonucu da gerek üzerinde
yaşadıkları topraklarıyla ya da bu toprakları terk ederek
ayrışmaktır. Kürtlerin ayrılma hakkı elbette vardır. Ama Kürt
iradesi bu güne kadar birlikteliği öne çıkarmıştır. Kürtler
üzerlerindeki baskının açıklanması ve buna karşı çıkılması ayrı
Soykırım ayrı stratejileri gerektirmektedir. Soykırım yapanlar
ile
Birlikte çözüm tartışılamaz. Soykırım tanımları Türk ve kürdü
karşı karşıya getirmeye hizmet etmektedir. Bu da Amerika’nın
kürt ve türkü ayrıştırıp kuzey Kürtlerini güneye katıp kendi
ekseninde kullanma mantığına uygundur.
Kürtlerin böylesine ayrıl çağrılarının yapıldığı bir sırada
Soykırım var söylemine girmesi kürt ve Türk karşıtlığına destek
sunmak demokratik bir zeminin birlikte yaratılamayacağını ilan
etmek birliğin meşruiyetinin kalmadığını kabullenmektir. » diyen
sayin Tayfun Isçi’nin bu fikirlerine karsi her hangi bir
elestiri yapilmadi..
Sayin Ahmet Türk’ün, Jenositle ilgili son açiklamasi, Avrupa
Parlementosu’nda gerçeklesen Dersim Jenositiyle ilgili olarak
gazetecilere verdigi cevaplarla ilgiliydi. Yukarda yazisindan
bir bölüm aktardigim Tayfun Isçi’nin (utanmadan) yazdiklarini,
Ahmet Türk kendisine soru soran gazeteciye verdigi cevaplarla
dogrulamakta;
"Zaman zaman ben de kullandım bunu. Bunu bir fiziki veya etnik
bir soykırım olarak değil, sosyal, kültürel, siyasal alanda tek
tip insan yaratma mantığıyla hareket edildiğini ifade etmeye
çalıştık", "Atatürk’ün savaş suçlusu olarak yargılanmasının
gündeme getirildiğinin" sorulması üzerine, "Hayır. Öyle bir şey
yok. Mustafa Kemal Atatürk’ün, çağdaş dünyayla bütünleşmeyi esas
alan bir mantığa sahip olduğunu ifade ettik. Bugün olaylara
böyle bakılabilse diye düşünüyoruz" diyecekti..
Kendisinin gündeme hiç getirmedigi Jenositler konusunda, « Kürt
sorunu yerine Ermeni ve Süryani soykırımını, Kıbrıs sorununu
gündeme getiren Avrupa Birliği’ »ni elestirdigini gine basin
yoluyla kamuoyuna açiklayacakti..
Saygilar