MEHMET YILDIZ
Dersimin otantik kimliğini savunma ve Dersime tarih
boyunca sürekli bir biçimde düşmanlık yapmış olan
politik ve dini akımları reddetme hakkımız vardır.
Anti-Dersim akımlara karşı çıkma hakkını talep etmek
mantıksızdır. Kimseden icazet almak zorunda değiliz.
Hiçbir otorite tanımıyoruz. Kimseden bir ricada
bulunmuyoruz. Arz ederim ile biten bir dilekçe yazmayı
aşağılayıcı buluyoruz. Biz dağlıyız, özgürüz ve çok
gururluyuz.
Değerlerimizi savunurken batılıların political
correctness dedikleri hesapçılığa dayanan bir dil
kullanmayı da reddediyoruz. Herkesin aklıyla düşündüğü
doğrudur. Kimse ırkı, kanı veya diniyle düşünmez. Ancak
Müslüman ülkelerde din aklı eziyor. Güruh zalimdir.
Medeniyete katkıları yoktur. Kutsal tekstleri baştan
sona zalimliklerle doludur. İslam merhametsiz ve
vicdansız erkeklerin dinidir. Kadınlar bu dünyada değil,
burkaların içinde yaşıyorlar. Müslümanları aklı selime
çağırmak için political correctnessi kesin bir biçimde
terk etmek gerekiyor.
Nitekim bu nedenle yazılarımda diğer etnik, ulusal,
kültürel veya dini grupları ya hiç, ya da minimal
düzeyde rahatsız eden bir dil kullanmayı hiçbir zaman
bir öncelik haline getirmedim. Bendeniz Dersimin ağası
da değilim. Birey olarak etnik kimliğimi savunmaya
çalışıyorum. Benden çok farklı düşünen Dersimliler de
vardır. Kimin fikirlerinin çoğunluğun eğilimini temsil
ettiğini ortaya koyan bir ölçüm mekanizmamız da yoktur.
Yani fikirlerime katılmamakla Dersimi reddetmiş
olmuyorsunuz.
Popüler olmayı veya seçimlere katılmayı da
düşünmüyorum. Türkler, Kürtler ve Müslümanlarla
anlaşmanın bir yolunu aramaktansa onlara political
correctnessi dikkate almayan bir tarzda kendi
gerçeklerini söylemek gerekir. Çünkü bu grupların en
ilerici üyeleri bile aslında çok müstebit insanlardır.
Bunların düşmanlığından korkmayınız. Kadınlarını ve
kızlarını köle edinmiş insanlarla dostluk kurmak neye
yarar? Kutsal kitabı kan ve irin damlayan insanlarla
dostluk ne kadar sağlam olur? Hadisler peygamberlerinin
buyruğuyla develerini çalan insanlara yapılan korkunç
işkenceleri ve param parça edilerek öldürülmeleri
içeriyor. Bu milletlerden uzak durunuz. Dersim ya kendi
başına otantik kimliği ile var olur, ya da yok olur.
Müslümanın Dersim dostu olması için çok mesafe
kaydetmesi gerekiyor. Kendisi için insan olmayan sırf
Dersime dost olmak için medenileşir mi? Biz tanrının
seçilmiş kabilesi miyiz? Biz medeni dünyanın yalnızca
bir parçasıyız. Onun üstünde değiliz. Avrupanın sunduğu
sayısız avantajlar bile Türkleri ve Kürtleri yumuşatmaya
yetmedi. Bizde Türklere ve Kürtlere verilecek ne var?
Bizim insani ve demokratik mülahazalarımızın bu
kavimlerin nezdinde herhangi bir kıymeti harbiyesi
yoktur. Dolayısıyla safdillik bir çözüm değildir.
Birkaç gün önce Hürriyet gazetesinde ayağı bağlı
olduğu halde kaçmaya çalışan bir devenin sokak ortasında
sevaba girmek isteyen bir Müslüman tarafından
göğsünden bıçaklanırken çekilen resmini gördüm. Bunun
üzerine Develer, Müslümanlar ve İnsanlar başlıklı bir
makale yazdım. Bu makale nedeniyle Türkçüler, Kürtçüler
ve Sunni Zazalar adına bana hakaret edildi. Halbuki ben
bu grupların hiçbirini o makalede özel olarak
hedeflemedim. Bu grupları özel olarak anmadım bile.
Demek ki çağdaş kimlikleri ne olursa olsun bu insanlar
sonuçta yalnızca Muhammedan bir kimlik taşıyorlar.
Müslüman toplumların en ilerici fertleri bile
çoğunlukla çok müstebit insanlardır. Dersim farklıdır
ve öyle kalmalıdır.