ilhami sertkaya
İnkar ve ırkçılığa dayalı bir temelin varsa, bu temel üzerindeki
bütün çabaların, söylemlerin, kanunların, adaletin, hukukun, kullandığın
kavramlar yalan olmak zorundadır...
Bu inkara ve yalana ihtiyaç duymuşsan, yalanlarını ve bütün
haksızlıklarını ayakta tutman için, zalim olmak zorundasın...
Zalim olman için, zulüm yapmak zorundasın...
Zulüm yapman için, zulmün aletlerine, malzemelerine, uygulamalarına,
uygulatanlarına, imkanlarına sahip olmak zorundasın....
Bütün bunlar için de, aptal bir potansiyel yaratmak zorundasın...
Türkiye cumhuriyetinin kendisi budur.....
Bu 'cumhuriyet' denilen devleti savunanlar, o yüzden yalancı, zalim,
sahtekar, iki yüzlü, onur yoksunu, çılgın olmak zorundadır...
Değilse, zavallı, aptal olmak zorundadırlar..
Çılgınlıklar, korkudan gelir ve çılgınlar, daha çok ve alışagelmiş
kavramla 'kalleş' olurlar...
Kalleşler, dalkavuk olurlar....
Sosyalist Perinçek'leri,Yalçın Küçük'leri, liberal-faşist Özkök'leri,
ırkçı-faşist Bahçeli'leri, Susurluk'çuları, itini, mitini, İslamcısını,Tayip'leri
yanyana getiren, savundukları ortaklık, işte bu gerçekliktir.....
Orta Asya'da açlıktan kırılmak üzere olan bir kavim, kılıç-kalkan
bozkırlara düşüyor, günleri ne kadar yetiyse yerleşik medeniyetleri
talan ediyor, Arap çöllerinde talanı uğruna hemen İslam oluyor, askerlik
yapıyor onlara, devam ediyor, Anadoluya, oradan devlet kuruyor,
Kürdistana, Afrikaya,Viyana'ya kadar ilhak ediyor...
Afrika'da, Avrupa ve Balkan'larda tarihin çöplüğüne atılıyor, Selanik'te
de tutunamayan bir devşirme çete, Ermeni'lerle ittifak kurarak, yine
Anatholi'ya geliyor, Fırsatında 'Turanizm, İslamizm'i kullanıyor, zar
zor hileyle, kalan Anadolu'da,diğer halkları kırıyor, onlara ait ne
varsa inkar ediyor, onları da aldatarak, İngilizlerin sayesinde bir
devlet kurabiliyor...
Bu inkarcı ve zalim tezgahın adı 'Türkiye cumhuriyeti'dir....
Feleğin gözü kör olsun ki, bu ırkçı kavimin egemenliği altında, sadece
bizler kaldık......
Türk'ün bombalamaları, yalanları, 'faili meçhulleri, 'Susurluk'ları,Toplu
mezarlara gömecekleri, işkencelerde katledecekleri, bok yedirecekleri,(Küçük
Kıbrıs adasının Rumlarını saymazsak) Balkan'larda, Avrupa'larda artık
yok, çünkü bu ırk garabetinin egemenliği oralarda sökülüp atıldı, yok..
Yine tekrarlayayım ki feleğin gözü kör olsun. Kör olsun ki, bu çılgın
ırkın egemenliği altında sadece biz kaldık...
Doksan yıldır bombalanıyoruz, asılıyoruz, yakılıyoruz, süngü-sürgün......
Doksan yıldır, gözyaşı, vahşet, içimize sokulan kurt, çıkarların lanet
ittifakları, inkarımızın, yasaklanmış değerlerimizin üstünde 'medeniyet-hukuk'
serserilikleri.....ı
O lanet olası 'kardeşlik' sahtekarlıkları......
Tanrıyı, bu ırk devletinin vahşi çıkarları için rahatlıkla kandıran,
yalan atınca kızaracak, utanacak yüzü olmayan yüzsüzlüğün, insafsız
profilleriyle, 'medeniyetler buluşması'na İspanya'da bahsedebilen Tayip
Erdoğan, işte böyle bir ırk devletinin sahtekar,yalancı bir başıdır....
Politika'nın şerefsiz çıkarına lanet olsun ki, Anadolu'ya sığınabilmiş
bu çılgın Türk ırk devletinin vahşetlerini, yalanlarını, dinler ve 'inanıyor,inanılıyor'!
gibi yapma zorunluluğunun 'diploması hatırı' usulünü sürdürebiliyor...
Bu ırk devletinin aptallaştırdığı potansiyele lanet olsun ki, doksan
yıldır bir halkın değerlerinin inkar ve yasak edilmesinin insanlık
olmadığını anlatmak zorunda bırakıyoruz onlara...
Alıştırdıkları korkuların esiri olan, 'gazetecisine, aydınına,
demokratına, dincisine, liberaline,'! lanet olsun ki, ya sessiz
kalıyorlar, ya da 'değme-teğet' yazmalarla, onursuzluklarını gizlemek
peşindedirler....
Onurları ayaklar altına alınmış Kürdistan insanlarından, bu onursuzluğu,
kimliksizliği dayatan Türk ırk devletinin vahşetlerine sessiz kalan,
hatta destekleyenlere lanet olsun....
Dağlarına, köylerine, halkına bombalar yağdırtan Tayip Erdoğan'ların
partisine oy veren Kürd-Zaza insanına lanet olsun ki, bir kova suya ,bir
parça ekmeğe, bir aşa-işe, kimliğini, onurunu oy edip satıyor...
Tayip Erdoğan' ların bombalar yağdırmasının, 'Şemdinli'ler hukukunun
serserilikleri bundandır....
Uzak diyarlarda, 'medeniyet' dersleri verebilmesi, bundandır...
Evet; İnkarcılar,yalancı ve sahtekar olmak zorundadırlar, zalim olmak,
zulüm yapmak zorundadırlar ya siz?
Sizler de, bu yalana, zalime, zulme sessiz kalarak, onları desteklemek
zorunda mısınız, namussuzlar...?
İnandığını söylediğiniz Kuran'da böyle bir desteğin ayeti var mı,
namussuz 'inançlı'?...
İnsanlığın evrensel kurallarında, böyle bir davranış, bu davranışın
haklılığı var mı, onursuz 'entel'?
Ulusların kendi haklarını özgürce tayin etme kitabında, böyle bir
rezillik var mı, alçak 'sosyalist'?
İnkar edilen bir halkın savaş sebebi, inkar edilen halk mıdır, yoksa
inkar eden mantık mıdır, ahlaksız 'barışçı'!
Sizin bu insanlık suçlarınızın sırtına binerek, Tayip'ler 'medeniyet
dersleri' verecek kadar insanlıkla alay ediyor..
Sizler, bu kelaynaklar gibi siyaset ömürleri mutlaka tükenmek zorunda
olan Boğa'ları arenaya çıkarıyor, bu coğrafyanın bağrında 'parlamenter
rejim, anayasa, hukuk' diye yarıştırıyorsunuz...
'Dağlıca' da esir düşen askerleri, 'neden ölmeyip geri döndünüz' diye 'mahkeme,
soruşturma' maskaralıklarıyla burunlarından getirirken, bütün 'barış
severleriniz' !in o zıkkım suskunluklarıydı sizi şımartan...
Saddam'a 'canlı kalkan' olmak için yola düşenleriniz, işte bu hile
cumhuriyetin soytarılarıydı..
Haksız ve yalancı olduğunuzu biliyorsunuz ama o lanet güç ve
imkanlarınızı, devletlere rüşvet vererek bu insanlık suçu tezgahını
sürdürebiliyorsunuz daha...
Bok yedirtenlerin, boktan medeniyetini, 'anti-bok' diye kulaklarınıza
yedirtmesi, sizin suskunluğunuzdandır..
Savaş uçaklarıyla bir mazlum halkı bombalayanların, insan
katletmelerinin vahşi manzarasında bu akan kan, uçuşan duman, sizin
ruhlarınızın kötürüm, gözlerinizin kör edilmişliklerinizdendir..
'Musulu almazsak, Diyarbakır'ı vereceğiz' diyebiliyorsa alçak 'Marksist,onursuz
bilim adamı'!..
'Erbil semalarında bombalar yağdırmak, camları kırmak gerekir'
diyebiliyorsa bir devşirme haysiyetsiz 'gazeteci'!
'Talat Paşa'nın kanlı ruhunu yad etmek için Berline koşuyorsa bir şeref
yoksunu 'sosyalist'...
Halka attığı bombayla halkın yakaladığı terfili-terfisiz canilere 'iyi
çocuklar' diyebiliyorlarsa sizi yöneten edepsizler...
Tanrı yerine bu katil ve katliam yapan devletin kirli işlerini
kutsuyorsa diyanet işlerinin soytarı memurları...
Sizin suskunluğunuzdandır alçaklar....
Onlar inkarcı oldukları için yalancı olmak zorundadırlar...
Ya siz....
Siz bu sahtekarlıklara,alçaklıklara, sizi top gibi oynatanlara karşı
susmak zorunda mısınız?
Siz onursuz olmak zorunda mısınız?...
.
İlhami Sertkaya
16-1-2008
Çıme
www.ilhamisertkaya.com