|
Zazaki
Français
Laz
Türkçe
Armenian
Suryani
Deutche
Kurmanc
English
Yazidi
|
Munzur
Kültür ve Doğa Festivalini Düşlerken.(!)
Haydar BELTAN
Festivityden doğan ve günümüzde enternasyonal bir hal alan
Festival, bayram, şölen, fuar, panayır olarak da adlandırılan
toplu bir etkinliktir. Kalabalıklar, kaybolan insanlar, oturacak yer
bulamayan yaşlılar, şamata, gürültü, ara sıra kavga, çılgınca
alış-verişler, konserler, paneller, tartışmalar, gösteriler
ve
hatta aşklar, flörtler, çapkınlıklar
Bunların hepsi topluca
eğlenceyi ve dolayısıyla da festivali tarif ederler.
Geleneksel dönemi belli olan, yapıldığı çevre, tahmini katılım
sayısı, niteliği, belirlenmiş bir konseptin programla belirlenen ve
özel bir öneme haiz olan, coşkulu, şenlikli; kültürel ve sanatsal
etkinliklerle örülen toplaşma eylemi de diyebiliriz.
Türkiyede yapılan yüzlerce festivalden biridir Munzur Kültür ve
Doğa Festivali. Ancak festivallere yüklenen anlamlardan farklı,
tamamen kendine özgü ve içinde bulunulan koşullardan kaynaklı bir
festival olarak doğdu. İlki 1999 yılında planlanmıştı. O yıllarda
kimi ilçelere saat 15.00dan sonra giriş-çıkış yapılamıyordu. Filmi
geriye sararsak, çeşitli nedenlerden dolayı köylerin çoğu
boşaltılmıştı. Köylere gitmek zordu ve örneğin Ovacıka saat
15.00dan sonra giriş-çıkış yapılamıyordu. Ve ilk festivalin
yapılmasına, bazı gerekçeler ileri sürülerek izin verilmedi. Nihayet
ilki düzenlendi 2000 yılında.
Bölge insanının dili, kültürü, doğası kıyıma uğramış ve
yalnızlaştırılmıştı. Festivalin asıl amacı, yalnızlığı parçalamak ve
bir ışık aralığı açmaktı. İnsanı doğasıyla, doğayı insanlarıyla
buluşturmaktı. Yani, festivallere yüklenen anlamların dışında bir
anlam yüklenmişti Munzur Kültür ve Doğa Festivaline. Şenlik ve
eğlencenin yanı sıra, yöre dilinin ve kültürün korunması, sürgüne
yollanmış Dersimlilerin kendi geçmişleriyle yeniden buluşmalarının
sağlanması, viraneye dönmüş köylerin ve yalnız kalmış mezarların
ziyaret edilmesi ve dolayısıyla yüzlerini yeniden Dersime dönmesiydi
Dersimlilerin.
İlk yapıldığında olağanüstü hal uygulaması vardı henüz. İnsanlar
ürkek ve tedirgin olmalarına rağmen Dersimlilerin büyük buluşması
sağlandı. Dünyanın dört bir yanından akın akın Dersime yönelen
Dersimliler ve dostları yeni bir festival anlayışı ortaya koyarak
tarihi bir rol üstlenmiş oldular. Bu çığırı açanlara sonsuz
teşekkürler. Onlara minnettarız.
Festivalimiz karşılığını bulmasına rağmen, son yıllarda amacında
saptırıldı ve farklı bir mecraya doğru sürüklendirildi. Festival,
sadece şenliğe, panayıra çevrildi. Büyük paralar harcamayı göze
alarak popüler sanatçılar peşinden koşuldu. Denetimsiz ses cihazları,
havai fişekler, afişler, pankartlar ve diğer giderlerin maliyeti
katlandı.
Yerel motifleri güçlendirme yerine, festival yabancılaştırıldı.
Sadece şenlik havasına sokulmaya başlandı. Dilimiz, kültürümüz,
geleneklerimiz festival aracılığıyla asimile edilip, yok edilme
sürecine itildi. Halk, bu festival bizim değil, bize yabancı
festivalidir demeye başladı. Yani, 8. Munzur Kültür ve Doğa
Festivali giderek halkımızdan yabancılaşmaya doğru yol alıyor.
Halbuki, örneğin: Fırik Dede misalinde olduğu gibi, her gün bir şair
veya önemli şahsiyetimize adanabilirdi. Misafirler ile birlikte ilk
ateş Anafatmada yakılabilir, Munzur suyu ile kucaklanılabilirdi.
Festival boyunca bu ateş yanabilirdi. Şehrin Girişine Çok dilli
pankartlar asılabilinirdi. Uygun bir bölgede Dewa Ma adında bir
köy kurularak, otantik giysiler giyen kadın ve erkekler köy yaşamını
canlandırarak, palaz, kilim vb örebilir, geleneksel köy yemekleri
yapabilir, ayran yayabilir, dam loğlayabilirlerdi.
Ayrıca, çeşitli şahsiyetlerimiz adına koşular yapılıp, köyler,
kutsal mekanlar ve önemli dağlar ziyaret edilebilirdi. Munzur
kıyısında kurulacak çadırlarda yaşlı-genç şairlerimiz buluşturulup
geçmiş yaşatılabilirdi. Her şeyden öte Zazaca dilinde Düzgün Bavada
veya herhangi bir kutsal mekanda bir Cem tutulabilirdi. Dilimiz,
kültürümüz ve inançlarımızla ilgili Zazaca paneller organize
edilebilirdi.
Ne yazık ki, festival bizden çok uzaklaştı.
Bu önerileri daha önce komiteye sunan Avrupa Dersim Dernekleri
Federasyonunu hiç dikkate alınmadı. Can sıkıcı, halktan kopuk,
bölge farklılıklarını dikkate almayan, dilimizi, kültürümüzü,
inançlarımızı, geleneklerimizi dikkate almayan içi boş festivaller
istemiyoruz artık; eğer adı Munzur Kültür ve Doğa Festivali ise!
Festivalin adına ve adımıza layık olalım!
|
|