|
Zazaki
Français
Laz
Türkçe
Armenian
Suryani
Deutche
Kurmanc
English
Yazidi
Pontus
Anasayfa
|
Munzur Festivali Değerlendirmesi 2008
Dersim Halk Cephesi
Kaynak:
http://www.rojamunzur.com
Her yıl geleneksel olarak Dersim'de düzenlenen festival, bu yıl
"8. Munzur Kültür Ve Doğa Festivali" adıyla 31 Temmuz - 3
Ağustos tarihleri arasında gerçekleşti.
Festival'e katılan Dersim Halk Cephesi, Festival'in
örgütlenmesinden başlayarak geniş bir değerlendirme yaptı.
Dersim Halk Cephesi'nin 8. Munzur Kültür ve Doğa Festival'ine
ilişkin yaptığı değerlendirme metni:
Bir Munzur Kültür ve doğa festivalini daha olumlu olumsuz
yanları ve kazanımlarıyla geride bıraktık. Kuşkusuz kazanımları
olduğu gibi tartışılması gereken ve önümüzdeki yıllarda benzer
olumsuzlukların yeniden yaşanmaması için üzerinde düşünülmesi
tartışılması gereken noktalar da mevcut.
Elbette, Festival Dersim halkının dokusuna, kültürüne de uygun
olmalı. Hazırlanan programların halkın bu ihtiyaçlarına ve
taleplerine cevap verecek nitelikte yapılması önemlidir. Munzur
festivalinde yaşanan en önemli sorunlardan biri Dersimin
özgünlüğünden uzak bir programın hazırlanmasıdır. Hazırlık
aşamasında DKÖler ve Tunceli belediyesi arasında sağlıklı bir
süreç işletilmemiştir. Şüphesiz sık sık olan ve uzatılan
toplantılardan kaçınmak gerekir. Fakat iki üç toplantıya
sığdırılmış ve DKÖler dışında dar bir program oluşturmayı da
getirmemelidir. Yine toplantılarda yaşanan tartışmalarda
getirilen önerilerin dikkate alınmaması veya karşı bir öneriyle
önlerinin kesilmesi, yapılan toplantıların katılımlı olmasını da
engellemiştir. Burada ben gücüm mantığıyla yaklaşılması
hazırlık aşamasının verimsiz geçmesine neden olmuştur. Henüz
programın netleşmeyen yanları olmasına rağmen hiçbir kurumun
bilgisi ve düşüncesi alınmadan karara bağlanması düşündürücüdür.
Festivali örgütleyen kurumlarda programın son şeklini basınla
aynı anda öğrenmişlerdir. Bu hazırlık aşamasında varolan
gelişmeler doğallığında festival sürecine olumsuz olarak
yansımıştır.
Tunceli Belediyesi, Munzur festivalini Diyarbakır festivaline
dönüştürmeye çalışıyor. Dersim halkının farklı yapısından
kaynaklı bir Diyarbakır festivaline dönüştürülememiştir.
Belediyenin festival programının hazırlanması için
Diyarbakırdan getirttiği HYS (Her Yerde Sanat) organizasyonu bu
temelde organize etmiştir. Bu Dersim halkının özüyle
bütünleşmediğinden festivalin coşkusunun düşük olmasına neden
olmuştur. Oysa DKÖlerin katılımıyla yapılan bir organizasyonun
hem yerele hitap etmesi, hem de bütünlük yakalanması itibarıyla
daha etkili olmasını beraberinde getirecektir. Bunlar dikkate
alınmadan yapılacak olan herhangi bir organizasyon hem Dersimin
birliğini ve bütünlüğünü sağlama açısından, hem de daha coşkulu,
katılımlı festival olması açısından olumlu bir nokta
olmayacaktır. Daha etkili ve katılımlı bir festival
düşünülüyorsa Tunceli Belediyesi Munzur festivalini bir
Diyarbakır festivaline dönüştürmekten kaçınmalıdır.
Şüphesiz gerek festivalin hazırlık aşamasında yine oluşturulan
programa ilişkin tartışılacak birçok nokta vardır. Mesela bir
önceki yıl alınan karar gereği ilçelerde çıkan sanatçılar
merkezde çıkamaz, merkezde çıkanlarında ilçelerde çıkamaz
kararıdır. Bu kararda halkın tepkisine neden olmuştur. Grup
Yorum yalnızca merkezde çıkabilmiştir. Halkın talebi olmasına
rağmen ne Pertekte, ne de Hozatta konser verebilmiştir.
Hozatta yalnızca konuk sanatçı olarak yer almıştır. Hatta konuk
sanatçı olarak bile Pertekte çıkartılmamıştır. Keza bu durum
diğer sanatçı ve gruplar içinde geçerlidir. Bu tartışılması ve
kaldırılması gerekli bir karardır. Bu noktalarda daha rahat ve
güvenli yaklaşılmalıdır.
Ovacık ta festival organizasyonunda yaşanan benzeri bir tavır
da TUDEF tarafından sergilenmiştir. Festival programında İdil
Tiyatro Atölyesi olmasına rağmen herhangi bir bilgilendirme
yapılmadan programdan çıkarılmıştır. Grup Günışığı önerisi ise
Para istiyorlar denilerek dikkate alınmamıştır. Hâlbuki
Günışığı da diğer gruplar gibi sadece yol giderlerinin
karşılanmasını istemiştir. Ama inatla Paramız yok denilerek bu
müzik grubu önerisi reddedilmiştir. Ancak ısrarlar sonucu İdil
Tiyatro Atölyesi oradaki programda yer almıştır. Ama merkezden
dağıtılan festival programı broşüründen TUDEF tarafından
yazılmamıştır.
Sol açısından ise, festivalin gerek hazırlıkları aşamasında,
gerekse de festival sürecinde olması gereken devrimci bir
birlikteliğin yakalanmasından uzak olmuştur. Sol kendi programı
peşinde koşmuş hatta Seyit Rızanın resmine yapılan saldırıya
karşı bile bu nedenden kaynaklı bir tavır belirleyememiştir. Bu
nedenle toparlayıcı, birleştirici, moral ve motivasyonu artırıcı
olunamamıştır. Festival öncesi ve festival süresince genel
olarak katılımlı, birleştirici ve ortak bir pratik
sergilenememiştir.
Düşmanın festival boyunca keyfi tutumları, yasak ve baskıları
birlikte sürmüştür.
En büyük hazımsızlık ise Seyit Rıza nın posterinin Kışla
Meydanı na asılmasından sonra yaşanmıştır. Asılan poster ise
kimsenin olmadığı bir saatte polisler tarafından indirilmiştir.
Dersim in bir değeri olan Seyit Rıza nın resmine yönelik bu
saldırıya karşı ise gerekli olan sahiplenme yapılmamıştır.
Bununla ilgili olarak bir sahiplenme gerçekleştirilememiştir.
Ortak bir tavır belirlemek için yapılan toplantılara gelinmemiş,
böylelikle bu toplantılardan da bir sonuç alınamamıştır. Seyit
Rıza nın olması gerektiği şekilde sahiplenilmemesi herkes
açısından moral ve motivasyonu düşüren bir durum olduğu göz ardı
edilmemelidir.
İlçelerde, özellikle Hozat ve Pertek programları ise beğeni
toplayan programlar olmuştur. Belediye Başkanlarının yaptığı
konuşmalarda verdikleri mesaj, hem halklarımızı ilgilendiren
güncel sorunları vurgulamış hem de toplumsal içerikli mesajlar
vermesi yanıyla olumlu olmuştur. Hozat Belediye Başkanı Cevdet
Konak ve Pertek Belediye Başkanı Kenan Çetin, halklarımızın
yaşadığı sorunlar ve ülke sorunlarına vurgu yapmaları halktan
olumlu tepki almalarını sağlamıştır.
Halk Cephesi olarak, festivalin politik ve güçlü geçmesi için
çalışmalarımız bu yönlü yürütüldü. Önümüze koyduğumuz programı
hayata geçirdik. Ülkemiz ve halkımızın sorunlarına ilişkin
program oluşturduk ve buna dönük çalışmalar yapıldı. Halkın
isteği ve talebi festivalin devrimci bir içerikte, halk
değerleriyle örtüşerek geçmesidir.
Halk Cephesi; içi boşaltılmaya çalışılan festivali devrimci
özünden uzaklaştırmadan, kitlelere gündemini taşımıştır.
Festivalin coşkusunun büyütülmesi stant önü ve stadyumda yapılan
etkinliklerle hayata geçirilmiştir. Halk Cephesi, festivali
devrimci bir özde yaşatmıştır. Düşmanın devrimcilere ve halka
dönük politikalarını zayıflatan bir pratik sergilemiştir. Bu
anlamda Halk Cephesi olarak kazanımların olduğu bir festival
olmuştur.
Bu yıl 8. si düzenlenen Munzur Kültür ve Doğa Festivali, geçen
yıla göre daha çok kitleye seslenilen ve daha politik içerikli
bir festival olmuştur. Genel olarak daha coşkulu ve daha
katılımlı bir festival hayata geçmiştir. Tiyatrolar, resim ve
fotoğraf sergileri, panelleri sanatsal ve kültürel etkinlikleri
ile 8. Munzur Kültür ve Doğa Festivali doyurucu bir içerikte
gerçekleşmiştir. Bu tür etkinliklerin daha da artırılması ve
yaygınlaştırılmalıdır.
Devrimcilerin üzerine düşen, festivallerin içeriğinin
boşaltılmaması, dejenere edilmemesi ve tüketim çılgınlığına
dönüşmemesi için çalışmalar yapmaktır. Festival, halk
kültüründen uzaklaştırılmamalı ve ileriye taşınması için Dersim
de katılımlı festivaller örgütlenmelidir. Festival hukukuna göre
işleyiş festivali DKÖlerin organize etmesiyle ve etkin
katılımıyla örgütlenmesidir. Belediyelerin ise her anlamda
vereceği destekle festivallerin yapılması daha coşkulu, daha
verimli olacağı tartışılamaz bir doğrudur. Munzur festivalinde
de işletilmesi gereken budur.
Daha güçlü, birleştirici ve halkların gücünü büyüten
festivallerin örgütlenmesi kuşkusuz devrimcilerin önünde duran
görevler arasındadır. Halka bilinç taşıyan, devrimci kültürü
büyüten, o toprakları kanıyla besleyen değerleri gelecek
kuşaklara yansıtan bir nitelikte olması devrimci yapıların
sorumluluğundadır. Şeyh Saitlerden Seyit Rızalara gelen geleneği
yaşatmak isyan ateşini daha da büyütmek, uyuşturucuya fuhuşa
yozlaşmaya karşı Dersimin öz kültürünü yaşatmak geleceğe
taşımak kendine duyarlıyım diyen herkesin görevidir. Yerine
getirilmesi gereken ciddi bir sorumluluktur
|
|