EYLÜL EKİM KASIM AYLARI MUNZUR
ALABALIĞI İÇİN ÇOK ÖNEMLİ
doğan
munzuroğlu
Eylül, ekim, kasım aylarında, bir katliama dönüşen balık
avıyla ilgili, yıllarca birçok kişi ve kurum temsilcisi
ile konuşmama rağmen, Dersimli sivil toplum
kuruluşlarında Munzur alabalığının korunması konusunda
bir çabaya rastlamadım. Yeni Ovacık kaymakamının bu
konularda duyarlı biri olduğunu duyuyorum. Bu yılın
sonbahar aylarındaki üreme ve avlanma süreci için bir
uygulaması var mı, bilmiyorum. Doğrusu bu konuda,
merkezi İstanbulda olan Munzur Çevre Derneğinin, bütün
bileşenleriyle TUDEFin neden herhangi ciddi bir çaba
içine girmediğini anlamış değilim. Acaba yoksul Dersim,
ve özellikle Ovacık halkının bazı gençlerinin sonbaharda
birkaç kuruş kazanmasını, alabalığın korunmasına yeğ
tutma tutumu mu bu çabayı engellemektedir. Yoksa, bu
konuda neler yapılabileceği konusunda bir fikirleri
olmadığı için mi tepkisizdirler? Sonbaharda bölgeye
gitmenin popülist bir yanı bulunmadığı için de
kıpırdamıyor olabilirler. Muhtemelen şöyle bir tepki de
vereceklerdir: bölgede ve Türkiyede o kadar önemli
sorunlar var ki balık avının engellenmesi ve balıkların
gönül rahatlığı içinde yumurtlamaları pek önem arz
etmemektedir.
Doğrusu Türkiye gibi bir ülkede yakıcı sorunların
olduğunu ve bu sorunlar içinde doğayla uğraşmanın biraz
lükse kaçtığını kabul etmeliyiz. Ama Dersim
Derneklerinin öncelikleri arasında dersim doğası yer
alıyor. Hele bir çevre derneği, bunu birinci derecede
önemli görüyor olmalı.
Alabalık, yumurtlama zamanı suyun kaynağına doğru
yüzerek sığ ve akıntılı yerlerde yumurtlar. Ovacıklı
balıkçılar, geceleri, germe türü ağları ırmak boyunca
sürükleyerek yumurtalı balıkları avlamaktadırlar.
Tuncelili balıkçılar; Dinar Deresinde, Harçik Çayında,
Merxo Deresindeki sığ yerlerde yumurtalı balıkları
sıkıştırıp serpme ile avlamaktadırlar. Ovacıklı ve
Tuncelili balıkçıların bu aylarda, bir şekilde ırmaktan
uzaklaştırılmaları gerekir. Bunu yasaklarla yapmak
mümkün, ama yasaklardan önce bu insanların ikna
edilmeleri, istihdam edilmeleri, bilinçlendirilmeleri
gerekir. Bilinçli balıkçı yumurtalı balığı avlamaz.
Balığın, kendisi için değerli olduğunu bildiği gibi
gelecek kuşaklar için de değerli olduğuna inanır, yavru
balık yakalamaz. Balıkçıların bilinçlendirilmesi ve
istihdam edilmesi Ovacık kaymakamlığının ve UYDnin
öncelikli projesi olmalıdır.
Balık avcılığı sadece av yapan kişilerin engellenmesi
ile son bulmaz. Bu işin pazarlamacı ve tüketici ayağı da
var. Bir kere bürokratların, bana, ne yap et beş kilo
alabalık bul türünden emirleri son bulmalıdır. Balık
pazarlayan kişiler ciddi bir kamuoyu tepkisi görmelidir.
Zengin dersimliler, en azından sonbahar aylarında
alabalıksız rakı içmeyi benimsemelidirler, nihayetinde
Munzur Festivalinin kaymağını onlar yiyor. Veya tabağına
büyük boy balık geldiğinde dişi balık olup olmadığını
sorgulamalıdırlar. Minibüsçüler ve taksiciler bu aylarda,
balık ve balıkçı taşımamalıdırlar.
Bu konuda bir duyarlılık yetersizliği de var. Gerek
dersim kamuoyu gerek metropollerdeki dersimliler bu
konuda bir duyarlılık sorunu da yaşamaktadırlar. Onların
zihninde de, bu konu yeterli bir öneme sahip değildir.
Bu sorunun aydın ve entelektüel Dersimlilerde de
görülmesi çok daha vahimdir. Bölge kaymakamlıkları,
valilik ve belediyeler bu konuda sürekli rahatsız
edilirlerse sonuç alınması kolaylaşacaktır. Bu iletişim
hızında ve gözümüzün kulağımızın orada olduğu günlerde,
binlerce yumurtalı balığın, gazino ve restoranlarda
sessiz sedasız rakıya meze olması böyle bir duyarsızlığa
delalettir.
Dersimli aydın ve entelektüeller için bir bilgi
eksikliğinden de söz edilebilir. Alabalığın ekolojik
ortamı, üreme zamanı, habitattaki yeri gibi konularda
yeterli araştırma ve bilgilendirme yoktur. 7.si yapılan
Munzur Festivallerinin hiç birinde, bu konuda her hangi
bir sunuma rastlanmaz. Munzur çevre derneğinin böyle bir
çalışması da duyulmuş değildir.
Bu yıl için neler yapılabilir:
Bölgedeki devlet kurumlarına ve sivil kuruluşlara, e
mail ve telefonla ulaşıp, duyarlılığa davet
edilmelidirler.
Dışarıdaki derneklerden ve sivil insiyatiflerden
kurullar oluşturup, balıkçılarla görüşmek ve kamuoyu
yaratmak için bölgeye gidilmelidir.
Konuyla ilgili, özellikle yöredeki basın ve medya
kuruluşları aracılığıyla çeşitli programlar yapılmalıdır.
Ovacıkta avcılık yapan balıkçılarla bir toplantı
yapılmalı ve balıkçılar, yumurtalı balık avlamak
konusunda uyarılmalıdırlar.