Dersim Basın Açıklaması
20 Mart 2007 - Izmir
İzmir Tunceli Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından,
10-17 Mart tarihleri arasında, doğaya egemen değil,
dost olalım konulu bir hafta düzenlendi.
Hafta içinde, Munzur akmazsa belgesel gösterimi,
dersim fotoğrafları sergisi, TBMMye kart gönderilmesi,
Barajlar sorunu ve çevreye etkileri konulu panel ve
Munzura barajlar yapılmasına karşı basın açıklaması
yapıldı.
Bir doğa harikası olan Munzur Vadisi ve çevresinde 8
adet baraj ve HES (Hidro elektrik Santrali) yapımı
projelendirilmiş ve bir kısmı bitirilmiştir.
Tunceli-Ovacık arasında uzanan Munzur Vadisinin 42.000
hektarlık alanı 1971 yılında ulusal park ilan edilmişti.
Munzur Vadisinde 1518 bitki türü saptanmıştır. Bu
bitkilerden 43 tanesi sadece Munzur Vadisinde
bulunmaktadır. Kırmızı pullu Alabalık sadece Munzur
Çayında yaşamaktadır.
Barajlar projesinin hiçbir aşamasında, ormanlar, bitki
örtüsü, yaban hayatı, su canlıları ve bölgenin
arkeolojik bakımdan tarihsel niteliği konularında,
herhangi bir çalışma ve değerlendirme yapılmamış, ÇED (Çevresel
Etki Değerlendirme) raporu hazırlanmamıştır.
Barajların tamamlanması ile birlikte, Tunceli parçalara
ayrılacak, 84 köyün, ve ilçelerin merkezle ulaşımı
kesilecek, il merkezi köylerden tecrit edilecek, birçok
köy sular altında kalacaktır.
Suyun barajlarda tutulması ile birlikte; Munzur
Vadisinde yabani hayvanlar, ormanlar, bitki örtüsü yok
olacaktır. Sadece bu kadar değil! Bölgede ekolojik denge
değişecek, bununla birlikte iklim de değişecektir.
Munzur suyunun ana kaynağı olan kar artık yağmayacaktır.
Munzur Vadisini gelecekte bekleyen, suyu olmayan
barajlar, yok edilen doğa olacaktır!
HESnin ömürleri 50-70 yılla sınırlıdır. Munzur
Vadisinde baraj projelerinden elde edilecek enerji 1999
yılında akarsulardan elde edilen toplam enerjinin %09.7
si kadardır.
Munzur Vadisinde yapılması ön görülen HESnin ömürleri,
bu santrallerin enerji üretimi içindeki payları ile
birlikte ele alındığında, amacın elektrik üretimi
olmadığı, tam tersine esas amacın Dersim coğrafyasını
yok etmek olduğu, insansızlaştırmak olduğu açığa
çıkmaktadır. Katliamlarla, yangınlarla, askeri
operasyonlarla vb. yok edilemeyen bölge, Munzur
Vadisinde yapılacak olan barajlarla yok edilecektir.
Eğer 8 adet baraj ve HES Munzur Vadisine yapılırsa,
bölge süreç içinde insansızlaşacak, doğa yok olacaktır.
Aynı zamanda Dersimde siyanürlü altın ve bakır arama
çalışmaları da başlamıştır. Sin ve Kızılviran köylerinde
sondaj çalışmaları sürmektedir.
Özgür akan Munzur hapsedilmek istenmektedir. Hayat
kaynağı olan su, barajlarda tutularak doğa yok edilmek
istenmektedir. Siyanürlü altın arama yolu ile çevre
katledilmek istenmektedir.
Dersim Basın Açıklaması
Munzur bir kez daha bize, barajların ve HESnin
kurulu bulundukları alanda, ekolojik dengeyi
değiştirdiklerini, yeşil bitki örtüsünü ve ormanları yok
ettiğini gösteriyor. Suyun gücünden enerji elde
edilecekse, bunun yöntemi suyu tutarak değil, suyun akış
gücünden faydalanılarak enerji elde edilmesidir. Bu da
teknik olarak mümkündür.
17 Mart tarihinde 150 civarında insan çeşitli döviz
ve pankartlarla yürüyerek, Konak Meydanında bulunan
Büyük Şehir Belediyesi önünde basın açıklaması yaptılar.
Yürüyüş ve basın açıklaması sırasında sık sık; Munzur
özgür akacak!, Siyanür ölümdür istemiyoruz!, Munzura
baraj istemiyoruz!, Munzur onurdur, onur kalacak!,
Dersim onurdur, onuruna sahip çık! sloganları atıldı.
Yusufelinden Dersime, Dersimden Allianoiye,
Allianoiden Fırtına Vadisine, Fırtına Vadisinden
Hasankeyfe
her yerde aynı zihniyet karşımıza çıkıyor.
Bu zihniyet kar uğruna doğayı talan ediyor, yok ediyor.
Kar uğruna doğayı talan eden bu sistemdir, kapitalizmdir.
Kapitalistlerin çıkarlarını koruyan devlettir.
Sorumlu ve suçlu bellidir!
Kar uğruna doğayı talan eden kapitalizmi yok edelim!
20 Mart 2007
YDİ Çağrı/İzmir