Deste Munzuri
Ali ile hasan tas toplama yarisina
girmislerdi, bugün munzura gidip tas firlatacaklardi, kim daha
cok uzaga atarsa o kazanmis olacak, kaybeden kazanana gidip
aliye qemerin elmalarindan calip getirecekti, köyün en güzel
elmalari aliye qemerin bahcesindeydi, o elmalarini gözü gibi
koruyordu, seker gibi tatliydi elmalari.
Taslari toplarken, taslarin hafif ve düz olmasina dikat
ediyorlardi, dogru firlatilirsa daha uzaga gideceklerdi. Ikiside
aliye qemerden cok korkuyorlardi, ama elmalarin tadini
düsündükce korkulari birazda olsa diniyordu, degerdi bu elmalar
icin basa bela almak.
Daha 10 yasinda cocuklardi, dogduklarindan bu yana hep
beraberlerdi, evleri yan yanaydi, okul biter bitmez munzurda
bulusurlardi, yarislarini hep munzurda yaparlardi, yüzme yarisi,
yüksek atlama yarisi, balik yakalama yarisi, tas firlatma yarisi,
günleri hep munzurda baslardi, Munzur belirlerdi onlarin günün
nasil gececegini.
Evet bugün tas firlatiyorlardi, Hesen kam wirende kemere erzeno
? diye lafa basladi.
Ez erzon, wist kemeru erzeme kemere kamke en zaf dür sone u waxt
u sau netireno, uyo binki sono sau tireno. Her biri 20 tas
attiktan sonra, Ali kazanmisti yarisi Hasana kalmisti elma
calmak.
Hasanin keyfi ginede kacmamisti, bal gibi elmalardi hem ali icin,
hemde kendi icin calacakti, sonrada gidip munzurda elmalari
yiyeceklerdi.
Ali ile hasan bahceyi izliyorlardi, aliye qemer ortalikta yoktu,
Hasan aliye qemer cino su saene ma biya, terson ali eke bivejiyo
mi kiseno, ni meterse belkina hega dero yaki siyo suke, uke
itade biyene bine sae xode nika hewna siyene. Hasan bahceye
dogru yöneldi, alide onu ve ortaligi uzaktan izliyordu, aliye
qemer gelince hasana haber verecekti. Hasan elma agacina cikip
telas icinde birkac elma kazagina ve ceblerine koydu, sonrada
agactan atlayip alinin yanina geldi, beraberce munzura dogru
kostular. Munzura geldiklerinde nefes nefese kalmislardi, bu
sefer sanslarina aliye qemer yoktu. Elmalari önce munzurda güzel
bi yikadilar, sonra suda birazcik beklettiler, munzurun souk
suyu elmalara baska bi tad daha katiyordu, daha sert oluyorlardi
sanki.
Biraz bekledikten sonra elmalari sudan cikarip yemeye basladilar
ve birbirine bakarak gülümsediler, ikiside birbirinin
düsündüklerini gözlerinden okuyorlardi. Gine munzurdaydilar ve
gine mutluydular evleri olmustu munzur.
Okuldan sonra ali kosup munzura gitti hasani bekliyordu, ama
munzurun önünü kapatmislardi aliyide yaklastirmiyorlardi, orda
duran adamlar aliyi kovdular, ali bi anlam veremiyordu, burasi
bizim evimiz, benimlen hasanin yeri, munzurun sahibimi bunlar?
diye düsündü, o arada Hasan geldi.
Sebi ali ni mordem kame, vere munzuri qapa kerde, nezon hesen mi
neverdane mira wane defbe su itaura, itade kay nebeno. Alinin
anlatimlarindan sonra Hasanda sasirmisti, bu sefer hasan munzura
dogru yaklasmaya calisti, dözerdeki adam Hasana burasi oynama
yeri degil, def olun burdan dedi.
Hasan ile ali halen dikilmis dözerlerlen gelen adamlara
bakiyorlardi.
Ali bi sime u cer, munzir girso some u cerde kume awue, hiya bi
itara serme Hesen.
Biraz asagda gidip suya gireceklerini düsünmüslerdi, ama
munzurun heryeri sariliydi ve girilmez diye bi lava vardi.
Ne kadar yürüdüylersede, ne kadar munzura girmeye calistilarsada,
basaramadilar. Karsilarina ya adamlar, ya dözerler, yada yazili
lava cikiyordu girmek yasak diye.
Caresiz bi tepeye cikip munzuru ordan izlediler, kendi evlerine
giremiyorlardi. Munzur onlarin karar verdikleri yerdi, evleriydi
annalarindan daha cok gördükleri bi mekandi.
Ali nika ma kemerane xu erzeme kot ?
Ali nika ma kote some kume awue ?
Ali nika ma kote saene xu keme serdin ?
Hasan soru üstüne soru soruyordu aliye, ayni sorular alininde
kafasindaydi.
Eke saene xu neskime munzurke bisüme u serden kerme, ez endi
saena aliye qemerki newuazon cixase sirinbe bibe alo.
Eke neskin awua munzur kune, ez endi niya qilerin windon xu
nesün hatake aspiz kunewe mi.
Eke ez endi neskin kemerane xu berjne munzuri, u waxt endi kemer
top nekon kemerane xu cae binki nerzon alo.
Tu rind famkon Hesen ezki je tuyo, eke munzure ma mara cene, ce
ma munzur riznene, ezki je tu tua newuazon.
Ikiside agliyordu, o piril piril kocaman gözlerden munzurun
akisi gibi yaslar akiyordu, cocuklugundan bu yana geldikleri
yere giremiyorlardi, hemde kendi yerlerinden kovulmuslardi,
evleri gördükleri munzurdan kovulmuslardi.
Munzur olmazsa kararda veremiyeceklerdi, günlerinin nasil
gececegini munzurda yasadiklariylan belirliyorlardi.
Hasan ayaga kalkip basbas bagirmaya basladi, Allah baba Allah
baba munzurumuzu bize geri ver !
Sonra Ali bagirdi, Xizir bava, düzgün bava, Jar u diyarane ma,
deste munzuri cae meverdere !