Seyfi Cengiz
Sözlü geleneğin referans verdiği başlangİçlardan
hareketle yürünürse, halkİmİzİn esas çekirdeği tarihlerin
Mamanlar (Çanlar) adİyla andİğİ halktİr. Bu esas çekirdeğe
sonralarİ bir Part öğenin katİldİğİnİ görürüz. Halkİmİzİn
erken tabakasİ onlardan bileşiyordu. Yaşlİ kuşaklarİmİzİn
anlattİğİ Khal Mem-Khal Ferat rivayeti işte bu Maman-Part
ikilisine referanstİr.
Bulunduğumuz bölgede Partlar (M.Ö. 247-M.S. 224) ve
Sasaniler (M.S. 224-651) çağİ toplam olarak yaklaşİk bin yİl
sürdü. Bu bin yİllİk dönem tarihimizin altİn çağİ olarak
tanİmlanabilir.
Bu çağa son veren Arap/İslam istilasİ oldu.
M.S. 10uncu yüzyİlda Deylemilerin (Deylemli Buyilerin)
şahsİnda yeni bir yükseliş yaşandİ (945-1055). Yüz yİldan
çok süren bu döneme Selçuklu Türkleri tarafindan son verildi
Özcesi, halkİmİzİn tarihindeki en talihsiz dönemeçler Arap
ve Türk istilalarİdİr.
10uncu yüzyİl ile 16İncİ yüzyİl arasİnda Dersim yeni
göçler aldİ. Bu yeni gelenler Saltuklular, Kureşanlİlar (Rİfailer),
Akkoyunlular ve Safevilerdi.
Yaşlİ kuşağİmİzİn anlattİğİ Şah Hasan-Seyit rivayeti bu yeni
gelenlerin öyküsüdür.
Tarihimizdeki son büyük diriliş Safevi Devrimi ile birlikte
gerçekleşti.
Bu dönemi izleyen yaklaşİk dört asİrlİk süreç ise Osmanlİ
kİrİmlarİna karşİ sayİsİz direnişlerle yüklüdür
(1514-1915/16).
Osmanlİ devletinin çoküşünü takiben bu kez onun yİkİntİlarİ
üzerinde yükselen T.C. devletinin yukarİdan aşağİya bir Türk
ulusu oluşturmak amacİyla yürüttüğü kanlİ savaşlarİn perdesi
açİldİ. Böylece halkİmİz 1920 (Koçkiri), 1925 ve 1937/38 (İç
Dersim) yİllarİnda birbirini izleyen kİrİmlar gördü. Bir
sürece yayİlan bu saldİrİlar boyunda özellikle 1937-38
soykİrİmİ unutulmaz izler bİraktİ. Öyle ki, 1938 yİlİ yakİn
tarihimizde trajik bir Milada dönüştü.
Uluslaşma sürecini geciktiren ve ülkemizin geri
kalmİşlİğİnda esas rolü oynayan TC devletinin sömürgeci
politikalarİ ve uygulamalarİ oldu.
1915 soykİrİmİ ve tehciri ile başlayİp 1920, 1925 ve 1937-38
olaylarİyla devam eden süreçte sanayi ve ticarete öncülük
eden Türk-olmayan öğelerin devreden çİkarİlmasİ, büyük
ölçekli sürgünlerin neden olduğu nüfus hareketleri, bölge
genelinde sosyal, iktisadi ve kültürel gelişmeyi, küçük
sanayi ve manüfaktürden fabrikasyona doğru dönüşümün
dinamiklerini bloke etti. Bölge pazarİ, 1923-46 arasİnda zor
yoluyla TC pazarİna bağlandİ. 1950`lerden bu yana TC pazarİ
ve dünya kapitalist sistemine entegre edilen ülkemizde yavaş
ve dİşa bağİmlİ da olsa meta üretimi ve kapitalizmin
gelişmesi Dersim toplumunun yeni sosyal sİnİflara
bölünmesini getirdi. Bir iç-sömürgeye dönüştürülen ülkemizde
yaratİlan artİ (değer); yağma, eşitsiz değişim, ticaret
tekeli, fiyat kontrolü, para ve vergi politikalarİ gibi
yollardan Bati`ya transfer edildi.
38 sonrasİnda uzunca denebilecek bir kesinti yaşansa da
halkİmİzİn özgürlük ve eşitlik özlemi yokedilemedi.
1980lerin sonlarİndan beri yaşanmakta olan ulusal
uyanİşİmİz sürüyor, sürecektir. Bu bir varolma savaşİdİr.
Hedef, ülkemizde demokratik bir özyönetimdir.
Dersim vatandİr
Dersimi unutma yoldaş
Savun nazlİ vatanİ!