| Tunceli tarihçesi
hakkinda yapilan arastirmalarin en genisi 1968-1970 yillarinda
Çemisgezek ilçesi yakininda bulunan Pulur Höyügü'nde yapilan kazilardir.
MÖ. 5000-3000 yillarina ait kültür katmanlarinda tunç çagina ait
bilgiler elde edilmistir. Bu kazilarda kale görünümünde evlere, evlerin
içinde çesitli bölümlere, ocak, dibek ve ögütme taslarina çesitli hayvan
resimlerinin yapildigi kabartmalara, tunç igne ve tunç kazma gibi madeni
esyalara rastlanmistir. Çemisgezek Ilçesi'ne bagli Lalusagi Köyü
yakininda bulunan Yeniköy Höyügü'nde 1972 yilinda yapilan kazilarda da
Pulur Höyügü'ndeki buluntulara benzeyen Tunç Çagi buluntularina
rastlanmistir. Yapilan bu kazilar Tunceli yöresinde insan yasantisinin
MÖ. tarihlere dayandigini belirler. Tarihte ilk Anadolu Birligini kuran Hitit'ler I.Ö 1300 yillarinda Tunceli yöresine hakim oldular. Daha sonra MÖ. 900 yillarinda Harput, Palu ve Tunceli Yöresinin Urartu'larin egemenligine geçtigi anlasilmistir. Mazgirt Kalesi , Begin Kalesi ve Kalaköyü Kalesi'nin Urartulara ait oldugu anlasilmistir. MÖ. 7 yy'da Azerbaycan Yöresi'nde ortaya çikan Medler MÖ. 600-550 yillarinda Tunceli yöresini egemenliklerine geçirirler daha sonra Pers'lerin Medler'in merkezini ellerine geçirmeleri ile Tunceli Yöresi de Perslerin egemenligine geçti. Bu dönemde ülke Iran Imparatorlugu'na baglanmistir. Pers Ordusu'nun Makedonya Krali Iskender'in karsisinda ugradigi yenilgiden sonra bölge Makedonya Imparatorluguna baglanmistir. Iskender'in bu bölgeye atadigi komutan Sabiktas'a karsi Pers soylularindan Ariarates ayaklanarak bu bölgede Kapadokya Kralligi adi verilen bir krallik kurdu. ( MÖ. 332) Iskender'in ölümünden sonra yerine geçen komutan Perdikes, Kapadokya'yi isgal ederek Tunceli yöresini tekrar Makedonya Topraklarina katti. (MÖ. 332) ancak, MÖ. 230 yillarinda Kapadokyalilar yöreye tekrar hakim oldular bu dönemde Anadolu'yu istila eden Roma Imparatorlugu MS. 20 yilda Tunceli ve yöresini egemenligi altina alarak bölgeyi Roma'nin bir vilayeti haline getirdi. 395 yilinda Roma Devleti'nin ikiye ayrilmasindan sonra Tunceli Yöresi Dogu Roma Devleti'nin (Bizanslilar’in) sinirlari içinde kaldi. Tüm Dogu Anadolu gibi Tunceli Yöresi de Uzun süre Iran'da bulunan Sasani Devleti ile Bizanslilar arasindaki savaslara sahne oldu. 634 yilinda Araplar Dogu ve Güney Dogu Anadolu üzerine seferler düzenlemeye basladilar. Tunceli Yöresi 639 yilinda Araplarin egemenligine geçti. Bizanslilar, Araplarla savasi göze almayinca Tunceli , Erzincan ve Elazig'la birlikte Araplar'a bagli bir eyalet oldu. Arap yönetiminin kendi içindeki anlasmazliklardan yararlanan Bizans imparatoru XI. Jüstinianus 685 yilinda Ermenilerle birlikte yöreyi egemenligi altina aldi. 699 yilinda yöre Bizanslilar’dan geri alindi. 724-743 yillarinda Tunceli Yöresi hazarlarin saldirisina ugradi, bir müddet Hazarlarin denetiminde kaldi. Tunceli yöresine gönderilen Mervan Bin Muhammed Araplarin yöredeki egemenligini güçlendirmeye çalisti. daha sonra Abbasi Halifesi Harun Ür-Resit Hazarlar üzerine seferler düzenleyerek bunlari yöreden uzaklastirmaya çalisti. Bu dönemde Bizanslilar yöreyi kisa süre eline geçirdilerse de tekrar Arap güçleri tarafindan kovuldular. 850 yillarindan sonra Bizanslilarla Araplar arasindaki savaslar 1071 yilina devam etti. Malazgirt Savasi'ndan sonra Anadolu'nun çesitli yöreleri Türkler'in eline geçmeye basladi. Bu dönemde Bizanslilar’a karsi bagimsizligini ilan eden Ermeni asilli Komutan Filaletos; Harput Tunceli Yöresini egemenligi altina aldi. Malazgirt Savasi'ndan sonra yörede hanlik kurdu. Anadolu Selçuklu Devleti'yle Büyük Selçuklu Devleti arasindaki egemenlik savasi da bu dönemde sürmekteydi. 1086 yilinda Anadolu Selçuklu Devleti'nin yenilmesinden sonra Büyük Selçuklu Devleti Hükümdari Meliksah döneminde Harput ve Dersim yöresine gönderilen Çubuk Bey yöreye hakim olan Filaletos'un egemenligine son verdi. Böylece 1087 yilinda Tunceli Yöresi Türk egemenligi altina girdi. Malazgirt Savasi'ndan sonra Türk beylerinden Mengücek Ahmet Gazi Bey Erzincan, Divrigi Yöresi'ne hakim oldu. Mengücek Beyligi'ni kurarak Kemah'i merkez yapti ve Tunceli Yöresine hakim oldu. Ayni dönemde yörenin Güney kismina da Çubukogullari hakimdi. Diyarbakir’da bulunan Artukogullari da Tunceli yöresine hakim olmaya çalisiyordu Çubukogullari’yla Artukogullari arasinda süre gelen savaslardan sonra 1115 yilinda Tunceli'nin güneyi Artukogullari'nin egemenligi altina girdi. 1163 yilinda yöre Danismendi Yagibasan'in eline geçti ve yöre halkinin büyük bir kismini Sivas'a sürgün etti. Anadolu Selçuklu Sultani I. Aleâddin Keykubad döneminde Tunceli yöresi bir çok savaslara sahne oldu. 1228 yilinda Çemizgezek yöresini eline geçiren Alâaddin Keykubad, Mengüçlerin Erzincan Yöresindeki koluna son vererek Tunceli yöresini egemenligi altina aldi. 1243 yilinda Anadolu Selçuklu devleti Mogollara yenilince Tunceli Yöresi de Mogollara baglandi. 1318 yilinda Anadolu Selçuklu Devleti'nin yikilmasiyla Anadolu’da ortaya bir çok beylik çikti. Bu dönemde Akkoyunlular Tunceli Yöresini ele geçirdiler. Bir müddet sonra Erzincan Bey'i Mutahharten bu yörede egemenligini sürdürdü. 1381 yilinda Kadi Burhaneddin bagimsizligini ilan ederek Tunceli yöresine hakim oldu. 1387 yilinda Anadolu’yu istila eden Timur, bu ara Tunceli yöresini de isgal ederek geçici olarak yagmaladi. Timur'dan sonra yöre Türkmen olan Akkoyunlularin denetimine girdi, Akkoyunlulari Uzun Hasan yönetiyordu. Yildirim Beyazit (1. Beyazit) Erzincan'i ele geçirdi ve Timur'la yapilan savasta Tunceli'nin Kuzey yöresi büyük zarar gördü. Fatih Sultan Mehmet'in 1473 Otlukbeli Savasi'nda Akkoyunlular’i maglup etmesiyle Osmanlilar Tunceli yöresinde varliklarini gösterdiler. 1502 yilinda Iran'da güçlü bir Safevi devleti hakimdi. Siî olan bu devletin basinda Sah Ismail bulunuyordu. Dogu Anadolu'ya hakim olmak isteyen Sah Ismail Erzincan Yöresine karargah kurdu. 1514 yilinda yapilan Çaldiran Savasinda Sah Ismail'i yenen Yavuz Sultan Selim, Tunceli yöresinde Osmanli egemenligini güçlendirdi. Çaldiran Savasi'nda Sah Ismail'in dagilan ordusu Dogu Anadolu'nun çesitli yörelerine sigindi. Yavuz Sultan Selim döneminde Pir Hüseyin Bey Çemisgezek Beyligine atandi. Daha sonra Çemisgezek'e giden Pir Hüseyin Bey yöreye hakim olan Nur Ali Halife'nin ordusunu yenerek Iran idaresine son verdi. Pir Hüseyin Bey 30 yil yöreyi yönetti. Ölümünden sonra evlatlari arasinda geçimsizlikler oldu. Hepsi Kanuni Sultan Süleyman'a müracaat ederek Çemisgezek'in taksim edilmesini istediler. Beylik dört sancak ve on dört ziyamete taksim edildi: 1-) Çemisgezek 2-) Pertek 3-) Sagman 4-) Mazgirt Pir Hüseyin Bey'in ogullarindan Muhammed bey Mazgirt, Rüstem Bey Pertek Sancagi’na, Keyhüsrev Bey Sagman Sancagi’na atandi. Daha sonra Çarsancak Sancagi'nin basina Merkis oglu Bay Sungur getirildi. Bay Sungur döneminde yöre iyi yönetilmeyince Palu beylerinden Süleyman Bey'in yakin adami olan Kulu Alp yöreye hakim oldu. 1700 yillarinda Mazgirt'ten Pülümür'e kadar olan topraklar Tunceli yöresine hakim olan Sürogullari, Pülümür civarinda bulunan Sah Hüseyinogullari tarafindan paylasildi. Osmanli Imparatorlugu'nun duraklama ve gerileme döneminde bu yöre merkezi denetimden yoksun olup beylikler halinde yönetiliyordu. Bu beyler Osmanli padisahlarinin çevresiyle iliskili olup bunlardan destek görüyorlardi. Yörede gelisen asiretlerle bu beylikler arasinda arazi yüzünden zaman zaman çatismalar oluyordu. Tunceli 19 yy. baslarina kadar küçük bir yerlesim yeri idi. 1839 da Tanzimat'in ilânindan sonra Osmanli Devleti tarafindan yöreye el atilarak 1847 yilinda sancak haline getirildi. Hozat merkez olmak üzere " Dersim Livasi" adiyla Erzurum vilayetine baglandi. Çemisgezek, Pertek ve Mazgirt Osmanli döneminde Eyalet-i Diyarbakir'a bagliydilar. 1847 yilindan sonra Çarsancak, (Akpazar) Pülümür, Ovacik, Mazgirt kazalari Erzurum Vilayeti'nin Erzincan Sancagi'na baglandi. 1879 yilinda "Dersim" adiyla vilayet oldu. 1886 yilinda Pülümür hariç il sancak olarak Mamuret-Ül aziz (Elazig) vilayetine baglandi. Dersim Sancagi 1890 yilindan Kurtulus Savasi'na kadar ayni konumunu koruyarak yönetsel degisiklige ugramadi. Sancagin merkezi Hozat olup bunun disinda Ovacik (Pulur),Çarsancak (Peri) , Mazgirt, Çemisgezek (Çamiçi), Nazimiye (Kizilkilise) ve önceleri Pah ilçeleri vardi. Mart 1916 da patlak veren ayaklanmalar bu yörede tedirginlige yol açti. Rus ordulari eylül 1916'da Pülümür yöresini isgal ettiler. Yöre halki Palu çevresinde bulunan Dokuzuncu Kolordu'dan destek alarak Pülümür Yöresine hakim olan sah Hüseyin Ogullari'nin taraftarlarinin katilmasiyla yaklasik dört yüz silahli milisle Erzincan'i isgal eden Rus Ordularina karsi savastilar. Daha sonra yöre halkinin da bu direnise katilmasiyla Pülümür yöresinden Rus ordulari geri çekilmek zorunda kaldi. 14 Subat 1916 tarihinde Tunceli Milis Kuvvetleri Erzincan'a girdiler. I. Dünya Savasi'ndan sonra Tunceli, Koçgiri Isyani ve Elazig'da görülen Seyh Sait isyani dönemin de bu ayaklanmalardan etkilendi. Yöre halki bu isyanlara karsi çikmistir. Cumhuriyet öncesi yillarda Mutasarriflik durumunda olan Dersim'in, 23 Nisan 1920'de Ankara'da toplanan TBMM'de Diyap Aga (Yildirim), Mustafa Aga [Miççi Aga] (Öztürk), Gangozade Hasan Hayri Kanko, Gangozade Ramiz Tan, Mustafa Zeki (Saltuk) Bey ve Abdülhak Tevfik (Gençtürk) gibi milletvekilleriyle temsil edildi. 1926 yilinda Dersim ilçe yapilarak Elazig'a baglandi. 25 aralik 1935 tarih ve 1885 sayili kanunla Tunceli vilayeti teskil edildi. 4 Ocak 1936 yilinda Hozat ve diger ilçeler Tunceli'ye baglandi. 17 Haziran 1937 Dersim'de ayaklanmalardan sonra Tunceli geçici olarak Elazig'dan yönetilmeye baslandi. 30 Aralik 1946 tarihinde merkez dahil 8 ilçesi ile beraber tekrar Tunceli Vilayeti teskil edildi. 1947 yilinda Kalan kasabasina tasinarak fiilen il merkezi oldu. |
TUNCELi TARiHi 2Dersim sözcügü "DER"(kapi),"SIM"(gümüs) sözcüklerinin yanyana gelmesinden olusmustur.Dersim sözcügü "GümüsKapi" anlamina gelir. M.Ö.6 yüzyildan önce Yunan tarihci ve cografyacilarinin Dersim yöresine Daranis adi verdikleri ve Anadoloya iliskin en eski adlarinin basinda "DAiAiNi" geldigi belirtilmektedir.DARA.1. döneminde(M.Ö 521-486) Iran da Kizilirmaga kadar Dersim'i de icine alacak alanlarda Pers egemenligi kuruldu. M.Ö 519 yilinda Pers krali Dara Dogu Anadoluya sefer yapar. Dogu Anadolu ve Dersimi fet eder. Dersim in o zamanlarda Daranalis adiyla anilmasi Dara ile iliskisi olabilir.Cünkü Dara dan önceki devirlerde Dersimde böyle bir isme rastlanmaz. PTOLEMY nin Dersim i Daranalis olarak kaydetmesi Dara dan itibarendir. Bunun disinda Munzur daglarini da icine alan ve genis bir alana özgü olan Daranilas adinin yüzyillarca kullanildigi ve Erzincan'a bagli Tezcan ilcesini kapsayan alana da DERXENA(Derksen) adiyla anildigi Tercan in diger adi oldugu Strasbon un COGRAFYA adli eserinde belirtilmektedir. Bazi kaynaklarda Tunceli yöresinin "DARANALIS" bazi kaynaklarda "DARANISSE" ve "DARANILIK" adi da kullanilmaktadir. Tunceli yöresi cesitli devirlerde cesitli adlarla anilmistir.Hititler zamanda Munzur dağlarinin güney bölümüne "ISUVA", Cemisgezek çevresine ise ZUHMA Uratular dömeminde TAMISKIS adi ile anilir.Kalan yöresine SOPHEN Urartular döneminde bugünkü Tunceli yi kapsayan bölgeye SUPANI adi ile anilmıstir. M.Ö kullanilan adlardan biride Mazgirt ve cevresini kapsayan bölgeye de "AKKILISINE" olarak bilinmekte.Bugünkü Mazgirt e bağli Akkilise köyünün adı da büyük ihtimalle buradan gelmektedir. Tunceli yöre halkı Roma ve Bizans dönemlerinde de yeni yerlesim birimlerinden ve eskiden kalan yer adlarida bazi degisikliklere ugradigi da görülmügtür. Örnegin Hieroplis olarak bilinen Cemisgezek, Bizans Imparatorlugu zamaninda "TSIMISCA" olarak degismistir. "TCIMISCA" Hozat in eski adi olmasina ragmen, bugünkü Cemisgezek in esas adidir. Yine Bizans Imparatorlugu zamanında HOZAN(KHOZAN) olarak, Urartular döneminde "HUZAN" Konton icinde HAZANI olarak gecer.KHOZAN eski devirlerde PALAKHOHORID ya da PALAHORİD, Cemisgezek(Tschimch gezek),Kizil Kilise(pakh) kizil kilsa , Pertek pere-tek(Köprücük),Carsancak ise Tscharsandjak olarak da anilmistir. Dersim adinin menseinde Hazar denizinin güneyindeki Deylem bölgesinde yasantilarini sürdüren Deylemlilerin Pers öncesi halklardan olup, Deylemliler 6. yüzyilda Deylemistan adiyla anilan yurtlarini sürekli olarak Arap,Fars ve Türk ordularina karsi korurlar.Bu direnis yillar süresince,batiya göc etmelerine ve 1256 yilindaki Mogol isgaline kadar sürer.Mogollarin önünde batiya göc eden bir kisim Deylemlilerin Dersim e yerlestikleri sanilmaktadir. Iste Dersimanli asiretlerinin bulundugu ve asiretin bu bölgeye yerlesmesiyle kendi adını egemen kıldığı sanilir.Yunan tarihi ve cografyacilarinin Dersim bölgesine DARANIS adini verdikleri gibi Dara nin BISITUN kitabelerinde bu havaliye ZUZA tabirinin Dersim yöresinde konusulan kürtce lehcesine ZAZA sözcügünden geldigi muhtemeldir. Tunceli çevresi 19. yüzyilin ikinci yarisinda Osmanli İmparatorlugunun resmi yazismalarinda yogun olarak Dersim adiyla anilmaya baslamistir. 1847 yılında Dersim sancağı Erzurum eyaletine, 1859 yılında Dersim sancaginin Harput eyaletine baglandigindan itibaren Dersim ve cevresi haritalarda gösterilmeye baslamistir.Son yüzyillarda Dersim denilince asiretlerin toplami olarak kabul edilir. Tunceli ve cevresi gecmis dönemlerde oldugu gibi,Osmanlar zamaninda da yer adlari degisiklige ugramistir. |