Türkler ‘Çanakkale Zaferi’ dedikleri uydurma zaferi kutluyor. Türk masalına
göre Osmanlı artığı pejmürde ordu Çanakkale de, o zaman’ın en güçlü ordusu olan
İttilaf devletleri ordularını yenmiştir. Oysa hakikat, İttihadçı paşaların,
dağılmış Osmanlı sultanlığı’nın kırılmış ordusunu, Almanlara 2 milyar kuruşa
satmasıdır. Tam sayı bilinmemesine rağmen, Osmanlı tarafından savaşa sokulan 500
000 üzerinde insanın telefine neden olan bir katliam yaşanmıştır. Savaşa zorla
sürülen insanlar kırılıp yok olmuştur. Sonra devşirme ve göçmenler gelip ‘Bu
vatan; kara toprağın bağrında sıra dağlar gibi duranlardır’ deyip sağ
kalanları da öldürdüler, talan ettileri, sürdüler. ‘Çanakkale zaferi’ masalını,
devşirme ve soysuzlar iktidarının, devamının aracı yaptılar. Oysa o zamanki
pejmürdelerin torunları hala pejmürde ve sefil ‘Çanakkale Zaferi’ masalını
dinliyorlar. Devşirme göçmenler de servetlerine servet katıyor.
Çanakkale savaşında ölenlerin sayısı tam blinmiyor. 100 000 ile 700 000
arasında değişik sayılardan söz ediliyor. Türkler, İttilaf devletlerinin
kayıplarını oldukça yüksek gösteriyorlar. Kimi Türk kaynaklarına göre 100 000
hatta 200 000 İttilaf devletleri askeri Çanakkale savaşında ölmüştür.
Batılı ve tarafsız kaynakları ise İttilaf Devletlerinin toplam kayıplarının
30 000 civarında olduğunu yazıyor. 9000 Fransız, 21 000 İngiliz ve İrlandalı. (Avusturalya
ve Yeni Zellanda İngiliz sayılıyordu.)
İttilaf devletlerinin kayıplarını yüksek göstererek pejmürde ordunun
kahramanlık yaptığını söylemeğe çalışıyorlar. Oysa Çanakkale savaşı Osmanlı’nın
sonu oldu ve Osmanlı Sultanlığı tamamen ortadan kalktı. Tuz olup uçtu.
Eğer yenilen taraf İttilaf devletleri ve yenen taraf Osmanlı artıkları ile
Almanlar ise neden Osmanlı Sultanlığı dağıldı? Neden Osmanlı Sultanlığı Mondros
Mütarekesini (Armistice of Mudros) imzalayarak resmen varlığına son verdi?
1915 ile 1918 arasında Osmanlı kalıntıları ile İttilaf devletleri arasında
önemli bir çarpışma olmamıştır. Balkanlar daha önce Osmanlı zülmünden
kurtulmuştu ve Arabistan da 1913 yıılından itibaren tamamen Osmanlıdan
kurtulmuştu. Sadece Kürdistan’da Osmanlı artığı ordular vardı ve Kürdistan’da da
Osmalı kalıntıları ile İttilaf güçleri arasında bir savaş olmamıştır.
Türkler Çanakkale savaşı ile Türk devletinin kuruluşunun bir bağlantısı
varmış gibi bir ima yaratmaya çalışıyorlar. Çanakkale savaşının bir ‘yurt
savunması’ymış gibi propaganda ediyorlar. Oysa uzaktan yakından ilişkisi yok. O
zaman Türk devleti fikri yok. Osmanlı Sultanlığının tamamen ortadan kaldırılması
tartışılıyordu ve Türk denilen bir gurup’ta yoktu. Bugünkü Türkiye’nin batı
sınırlarının da Çanakkale savaşı ile ilgisi yok.
Zaten daha sonra İstanbul dahil bugünkü Türkiye’nin büyük bir kısmı, tamamen
İttilaf devletlerinin denetimine geçmiştir. İstanbul 1926 yılına kadar İngiliz
bir vali tarafından idare ediliyor. Akdeniz, Ege ve Karadeniz tamamen İttilaf
devletlerinin denetimindedir. Yani Çanakkale savaşı (savaş değil katliam demek
daha doğrudur) Almanların hesabına yapılmıştır. Hiçbir zafer sözkonusu değil,
Osmanlı Sultanlığının tamamen yıkılmasıdır ve ordu denilen pejmürdelerin
kırımıdır.
Zafer dedikleri ve ‘geçilmez’ dedikleri’ Gallipoli kıyımı Alman generallerin
emri ile hazırlandı. Önce pejmürdelerden oluşan ordu dedikleri yığının etrafını
telörgüler ile çevirdiler, başlarına Almanlardan komutan verdiler, başlarına
nöbetçi diktiler. ‘Ya ölüm ve ölüm’ için gerekli olan bütün hazırlıkları
yapıtılar pejmürde orduları için. Ve öldüler.
Savaş sonrasında babalarının, dedelerinin ölümüne sevinmeleri gerektiği
anlatıldı, pejmürde torunlarına. Daha doğrusu atalarının ölümüne sevinmeyenler
ve soysuzların iktidarına kul-köle olmayı kabul etmeyenler de ‘hiyanet ve de
delalet içerisnde’ oldular.
İşte bugün de, pejmürde torunları, ‘hiyanet ve delalet’ içerisinde görünmemek
için, şehitler’in addettikleri ‘sahipsiz’ vatanın ‘gerçek sahibi’
soysuz-devşirme ve göçmenlere şirin görünmek için Çanakkale’ye çelenk koyuyorlar.
-------------------------------------------------------
30 Ekim 1918 tarihinde Osmanlı Devleti ile savaşın galibi İtilaf
Devletleri arasında imzalanan Mondros Ateşkes Anlaşması (Armistice of Mudros)
Maddeleri
1- Çanakkale ve İstanbul Boğazlarının açılması, Karadeniz'e serbestçe geçişin
temini ve Çanakkale ve Karadeniz istihkamlarının İtilaf Devletleri tarafından
işgali sağlanacaktır.
2- Osmanlı sularındaki bütün torpil tarlaları ile torpido ve kovan
mevzilerinin yerleri gösterilecek ve bunları taramak ve kaldırmak için yardım
edilecektir.
3- Karadeniz'deki torpiller hakkında bilgi verilecektir.
4- İtilaf Devletlerinin bütün esirleri ile Ermeni esirleri kayıtsız şartsız
İstanbul'da teslim olunacaktır.
5- Hudutların korunması ve iç asayişin temini dışında, Osmanlı ordusu derhal
terhis edilecektir.
6- Osmanlı harp gemileri teslim olup, gösterilecek Osmanlı limanlarında
gözaltında bulundurulacaktır.
7- İtilaf Devletleri, güvenliklerini tehdit edecek bir durumun ortaya çıkması
halinde herhangi bir stratejik yeri işgal etme hakkına sahip olacaktır.
8- Osmanlı demiryollarından İtilaf Devletleri istifade edecekler ve Osmanlı
ticaret gemileri onların hizmetinde bulundurulacaktır.
9- İtilaf Devletleri, Osmanlı tersane ve limanlarındaki vasıtalardan istifade
sağlayacaktır.
10- Toros Tünelleri, İtilaf Devletleri tarafından işgal olunacaktır.
11- İran içlerinde ve Kafkasya'da bulunan Osmanlı kuvvetleri, işgal ettikleri
yerlerden geri çekilecekler.
12- Hükümet haberleşmesi dışında, telsiz, telgraf ve kabloların denetimi,
İtilaf Devletlerine geçecektir.
13- Askeri, ticari ve denizle ilgili madde ve malzemelerin tahribi
önlenecektir.
14- İtilaf Devletleri kömür, mazot ve yağ maddelerini Türkiye'den temin
edeceklerdir.(Bu maddelerden hiç biri ihraç olunmayacaktır.)
15- Bütün demiryolları, İtilaf Devletleri'nin zabıtası tarafından kontrol
altına alınacaktır.
16- Hicaz, Asir, Yemen, Suriye ve Irak'taki kuvvetler en yakın İtilaf
Devletleri'nin kumandanlarına teslim olunacaktır.
17- Trablus ve Bingazi'deki Osmanlı subayları en yakın İtalyan garnizonuna
teslim olacaktır.
18- Trablus ve Bingazi'de Osmanlı işgali altında bulunan limanlar İtalyanlara
teslim olunacaktır.
19- Asker ve sivil Alman ve Avusturya uyruğu, bir ay zarfında Osmanlı
topraklarını terk edeceklerdir.
20- Gerek askeri teçhizatın teslimine, gerek Osmanlı Ordusunun terhisine ve
gerekse nakil vasıtalarının İtilaf Devletleri'ne teslimine dair verilecek
herhangi bir emir, derhal yerine getirilecektir.
21- İtilaf Devletleri adına bir üye, iaşe nezaretinde çalışacak bu
devletlerin ihtiyaçlarını temin edecek ve isteyeceği her bilgi kendisine
verilecektir.
22- Osmanlı harp esirleri, İtilaf Devletleri'nin nezdinde kalacaktır.
23- Osmanlı Hükümeti, merkezi devletlerle bütün ilişkilerini kesecektir.
24- Altı vilayet adı verilen yerlerde bir kargaşalık olursa, vilayetlerin
herhangi bir kısmının işgali hakkını İtilaf Devletleri haiz bulunacaktır.
25- Müttefiklerle Osmanlı Devleti arasındaki savaş, 1918 yılı Ekim ayının 31
günü mahalli saat ile öğle zamanı sona erecektir.