Zazaki  Francais  Armenian  Turkce  Kurmanci   Deutche  English

 

AXTA FILE QIR KIRIN

Erhan Aslaner


İstanbul
27.10.2006

Büyük ozan Ahmed Arif’in deyişiyle “Havva ana dünkü çocuk sayılır” dı Anadolu’nun yanında. Milyonlarca insana ve belki binlerle ifade edilecek halk topluluğuna beşiklik yapan Anadolu aynı zamanda mezarıdır da anılan insanların ve halkların.

Mezarlıklarda en son ölenlerin mezarı taze durur ve hatıraları canlıdır. Anadolu’daki ölü halklar mezarlığının en son ölü halkı Ermenilerdir. Çocukluğumuz Ermeni kıyım öyküleri ile geçti. Çok zamanlar dinleyicisi oldum “axta fıle qır kırın” la başlayan öykülerin. Bu kıyımda Dersimlilerin tavrı gurur vericidir. Çünkü Dersim kıyım öykülerine mekân, Dersimlilerde kıyımın aktörü olmamışlardır. Kıyımda olanakları elverdiği ölçüde Ermeni’yi kurtarmaya çalışarak ufakta olsa iyi rol oynamaya çalışmışlardır. Genel anlamda Kürtler kıyımda iyi rol oynamamışlardır. Kürtlerden kurulu Hamidiye alaylarının da olumsuz anlamda aktif rol oynadıklarını biliyorum. Tabi bu konunun ayrıntıları benim açımdan araştırmaya muhtaç bir konu.

Ben burada Kurmeş özelinde Ermenilere ilişkin birkaç şey yazmak istiyorum.

Kurmeş’in alt tarafında Ermeni Mezarlığı olan Barzenge bulunur. Barzenge’ye seksenli yıllarda okul yapıldı. İlk başlarda buranın okul yapımı için neden tercih edildiğini anlayamamıştım. Çünkü okulumuz köyün üst tarafında olup burası yeni bir bina yapmaya müsaitti ve yukarısı olduğu gibi boştu. Üstelik okulun bulunduğu zemin kaya olup depreme dayanaklı bir yerdi. Buna rağmen Ermenilere ait bu mezarlığın okul yapımı için kullanılmasının bilinçli bir tercih olduğunu düşünmeye başladım. Burada amaçlanan Ermenileri hatırlatan bu mezarlığın silinmesi idi. Canlısına tahammül edilmeyen bir halkın ölülerine de tahammül edilmemişti. Bu durum aklıma geldikçe huzursuz olurum.

Kurmeşte Ermenilere ait olan bir yer de Ani Kele’dir. “Ani Kele” Ermenice bir isim yanlış hatırlamıyorsam tapınak anlamındadır. Ani Kele’nin bitişiği olan Vank da Ermenice bir isimdir. Ermenilere ait olan yerlerden biride zevye kılisedir. Buraya zevye kılise denmesinin nedeni bence iki ihtimale dayanmaktadır. Birinci ihtimal burada eskiden bir kilisenin olmasıdır. İkinci ihtimalde burası ve çevresinin kiliseye ait bir arazi olmasıdır. Bilindiği gibi kiliseler de mal varlığı edinebilmektir. Benim için en büyük sürprizde büyük dedemin Ermeni bir isim taşımasıdır. Babamın dedesinin babasının adı Tital’dır. Tital ismi bizim oralarda hiç rastlanmayan bir isim olduğu gibi anlamını da bilen yoktur. Ben bu isme Ermeni yazar Hraçya Koçar Kapriyelyan’ın(Peri Yayınları) Özlem(Garod) adlı öykü kitabında rastladım. Tabi bu durum beni hiç rahatsız etmediği gibi aksine Anadolu’da yaşayan halklardan bir renk taşıdığım için mutlu oldum. Bu rengin Ermeni, Kürt, Türk, Asurî vs. olmasının hiç bir önemi yoktur. İnsanı güzelleştiren milliyeti değil insanlığıdır.

Beni ancak her şeyin aşırısı gibi milliyetçiliğin de aşırı olanı rahatsız eder. Dünya’da insanlığın başına en büyük belalar fanatizmden gelmiş ve gelmeye devam etmektedir. Bu dinsel fanatizm olur, milliyetçi fanatizm olur veya başka bir fanatizm olur. Bugün Türkiye’de hem Kürtler hem de Türkler büyük bir kısmı farklı tonlarda da olsa milliyetçi olmuştur. Bu durum Türkiye’yi etnik bir çatışmanın eşiğine getirmiştir. Bu kaygı verici bir gelişmedir.

Giden her halk gibi Ermeniler bu topraklarda solan en canlı renklerden biridir. Zanaatkâr, sanatkâr, ticareti bilen yerleşik bir halktır. En çokta, o dönemde nispeten zenginliklerinin kurbanı olmuşlardır. Onların gidişiyle Anadolu’da loğ yapacak, altını işleyecek usta bulmakta zorluk çekilmiştir. Çünkü o dönemde zanaatkârların hemen hepsi Ermeni’dir.

Onların gidişiyle en çok insanlık ve ondan sonra da ekonomi, ticaret ve üretim zarar görmüştür.

Bir önceki yüzyılın kara sayfalarına yazılı trajik bir son yaşayan bu halkın başına gelenlerin bir daha tekrarlanmaması dileğiyle…

avukat@erhanaslaner.av.tr

Kaynak: http://www.kurmesliler.com

 
 
 
 
 
 
 
Main Menu
Etnik Kimlik
Otokton Halklar
Forum