Auteur - yazari: Kemal Burkay (demanu.com'dan aktari) Tarih, gün ve saat
: 03. Eylül 2005 23:41:52:
Korkunç bir yalan ve İkiyüzlülük
Kürt toplumu ve Türk toplumu şu son 30 yıldan beri, devlet ve PKK eliyle
sahnelenen korkunç bir yalan ve ikiyüzlülükle, acımasız bir oyunla karşı
karşıya.
Bu oyunu düzenleyen Türk derin devleti, taşeronu PKK.
Önce Apo eliyle PKKyı kurdular, yani Kürdistana bir Marksist-Leninist
işçi partisi! Devrimci kılık altında bir paravan örgüt
Apo onların adamıydı. Daha tapu kadastro okulunda okurken, Komünizmle
Mücadele Derneğine üye iken, benzeri birçok kişi gibi onu da keşfedip
yönlendirdiler. Önce Siyasal Bilgiler Fakültesine kaydedip öğrenci
derneğine soktular. 1971-72 yıllarında, yayınladığı bir bildiri nedeniyle
Ankara Yüksek Öğrenim Derneği (AYÖD) yöneticileri tutuklandı, Apo da
içindeydi. Ama sıkıyönetim mahkemesine Milli Emniyetten gelen bir yazıda,
bizim adamımızdır denince Sıkıyönetim Savcılığı tarafından serbest
bırakılmıştı.(Bu bilgi o zamanki Ankara Sıkıyönetim Savcısı Binbaşı Baki Tuğ
tarafından gazeteci Uğur Mumcuya söylenmişti ve Mumcu bunu yazdı).
Sonra, Karakoçanda, ta 1925ten beri devlete ajanlık-muhbirlik yapmakla
tanınan birinin, Ali Yıldırımın kızı Kesire ile evlendirildi
(Ali Yıldırım,
çok sonraları, Hürriyet Gazetesinin kendisiyle bu konuda yaptığı bir
röportajda, Ben kızımı devlete verdim! demişti
)
1978 yılında Apoya PKK kurduruldu. Kurucular arasında Pilot lakaplı
sözde ordudan ayrılmış bir Türk subayı da vardı. PKK kurulur kurulmaz teröre
başladı ve tüm Kürt örgütlerini kendisine düşman ilan etti, onları tasfiyeye
girişti. Zaten kuruluş amacının biri, başlıcası buydu.
Apo daha sonra onlarca kez, PKK kurulduktan sonra üç yıl süreyle
ekmeğimizi ve silahımızı devlet verdi, korumamızı bile o sağladı. Bizden
istedikleri diğer Kürt örgütlerine karşı savaşmaktı ve üç yıl boyunca
(1978-1980) ne istedilerse yaptık
dedi, bunları yazdı, TV programlarında
söyledi.
Apo böyle diyerek övünmekte, Türk devletini oyuna getirdiğini, ona
dayanarak PKK gibi güçlü bir örgüt kurduğunu iddia etmektedir.
PKKnın ajan olmayan, harekete inanmış veya kanmış merkez kadroları 12
Eylül öncesi derdest ve tasfiye edilirken, darbeden az önce Apo Suriyeye
geçti, ya da geçirildi. Çok geçmeden Suriye istihbaratı ona el attı. Sonra
1984 Ağustosu ve yeniden silahlı eylemlerin başlaması
Dostu düşmanı birbirine karıştıran bir terör
Çocuk-kadın demeden korucu
ailelerinin, Kürt köylülerinin kıyımı, örgüt içinde eleştiri yöneltenlerin
kıyımı, örgüt dışında PKKnın yöntemlerini eleştirenlerin veya Avrupada
faşist cuntaya karşı mücadele yürüten Kürt ve Türk devrimcilerinin kıyımı
Sağa sola bombalar, kundaklamalar, elçilikleri, Newroz gecelerini basmalar,
otoban yakmalar
Kürt hareketinin adını teröriste çıkarmak için ne
gerekiyorsa
Güney Kürtlerine karşı savaş, Suriye Kürtlerine karşı terör
Sözde kurtarılmış bölgeler, her bahar ve yaz kurulmakta olan Kürt devleti
palavraları
Bu durumdan yararlanan Cuntanın Kürdistanda başlattığı kirli savaş
Koruculaştırma, binlerce köyün, onlarca kasabanın yakılıp yıkılması,
milyonların göçü, Kürdistanı boşaltma operasyonları
Aponun Şamda, en güvenlikli bölgede, Türk askeri ateşesi ile aynı
binada kalması (biri 2. katta, diğeri 10. katta
)
Bir yandan da Türkiyenin uyuşturucu ticaretine yol olması, Türk
devletinin çeteleşmesi, binlerce faili meçhul cinayet
PKKnın ve Türk
Devletinin kirli savaşının uyuşturucu parasıyla finanse edilmesi, Suriyede
Esat ailesinin bu işten payını alması
Derken 1998
Türkiyenin artık yeter deyip Suriyeye yüklenmesi, Aponun
oradan çıkarılması, Kürdistanda arkadaşlarının yanına gideceğine Avrupa
yollarına düşmesi, sahip olduğu milyonlara dayanarak rahat yaşıyabileceği,
hesap vermeyeceği bir ülke araması, derken Amerika tarafından derdest edilip
Türkiyeye teslim edilmesi
Ondan sonrası daha da malum: İmralı, pişmanlık ve Türk devletine yeniden
kuzu kuzu hizmet sunma dönemi
Yine, Türk devletinin çıkarlarına uygun olarak, gerektiğinde demokratik
cumhuriyete, üniter devlete, kemalizme övgüler, barış, demokrasi filan
Gerektiğinde biraz savaş, biraz terör; bomba, mayın, çat pat
Türk devletinin yaptığı açık: Kürt sorununu Apo ve PKK eliyle hem
terörize, hem pasifize etmek. Her iki durumda da amaç aynı: Kürt halkının
haklı özgürlük mücadelesini bastırmak, kitleleri sindirmek, Kürt dilini ve
kültürünü yok etmek, zorla asimilasyon
Bir halkı ve bir kültürü yok etme, yani soykırım.
Oyun özetle bu, sevgili okurlar. Biz yıllardır bunları yazıp söylüyoruz.
Kürt halkına ve Türk halkına onyıllardır korkunç bir şekilde yalan
söyleniyor, kitleler aldatılıyor. Ama bu oyunu tezgahlayanların, yalan ve
zulüm korosunun sesi bizimkinden çok güçlü. Elimizde kitleleri aydınlatacak
araçlar ne yazık ki yok.
Türk ve Kürt kesiminde siyasetçi, aydın geçinenlerin çoğu ise ya bunu
kavrayamayacak kadar ufuksuz, ya deşifre etmeyi göze alamayacak kadar
çıkarcı, sorumsuz, ya da düpedüz korkak. (Bu işin sorumluları ve bu oyuna
destek verenler, zaten ayrı.)
Şimdi de çözüm önerileri karşısında, sistemin sahip ve sorumlularının
suyu yokuşa sürmek için öne sürdüğü bahanelere bakın:
Kürt sorunu yok, PKK sorunu var, terör sorunu var!
Teröristler muhatap alınamaz!
Teröristlere af çıkarılamaz, siyasal çalışmanın yolu açılamaz!
Sizi gidi yalancılar sizi, sizi gidi utanmazlar sizi! Dünya alemi aptal
yerine mi koyuyorsunuz? Apo sizin adamınız, PKK sizin güdümünüzde ve terör
sizin eseriniz. Bu ülkeyi kana ateşe boğan sizsiniz, siz!