Zazaki  Francais  Armenian  Turkce  Kurmanci   Deutche  English

 

Ankara’nın Aslanı ve Türk Alevileri

Mehmet Yıldız

Türk Genelkurmay Başkanlığı (GKB) binası önünde duran aslan heykeli artık Türk Alevileri için kutsal kabul ediliyor. Bugüne kadar umutsuzluk ve acı içinde resmi Türk tarihinde çok küçük de olsa bir yer arayan ve bunu bulamayan Aleviler Genelkurmay Başkanlığı’nın aslanına sarılarak göz yaşları döktüler. Söz konusu aslan heykelinin önünde Alevi temsilcileri duygu yüklü şu açıklamayı yaptılar: “Bu tarih, bu devlet, bu millet ve bu medeniyet bize de aittir. İnancımızın en somut kanıtı GKB binasının önünde duran bu harikulade aslan heykelidir. Bu heykel Allahın Aslanı’nın heykelidir. Bizim için artık tartışma bitmiştir. Aleviler su götürmez bu keşif neticesinde tüm ezilmişlik, dışlanmışlık ve aşağılanmışlık duygularını geride bırakmışlardır.”

Bilime ve objektif bilgiye her zamanki gibi önem verdiklerini belirten kravatlı bir başka Alevi dedesi gözyaşları içinde “bağımsız tarihcilerden, kültür antropologlarından ve arkeologlardan oluşan bilimsel bir araştırma grubunun heykel etrafında arkeolojik bir kazı yapmaları için sayın Genelkurmay Başkanımızın yüksek müsaadelerini almış bulunuyoruz” dedi.

Bahsi geçen heykelin tarihi bir değer taşımadığını ve TSK tarafından yapıldığını, durup dururken böyle bir keşifte bulunmanın Alevi inancına ve geleneklerine zarar verip vermediğini soran bir gazeteci kara gözlüklü GKB görevlileri tarafından itilip kakıldı.

Alevi aydınlarını temsilen konuşan kalın gözlüklü, keçi sakallı ve pipolu Rıza Türkbirleştiricioğlu yukarıdaki soruya cevaben şunları söyledi: “Dinlerdeki sembolizm, spiritualizm ve konsept oluşturmalar böyle sorgulunamaz. Heykelin kaç kilo olduğunu öğrenmek isterseniz bir kantar ile tartarsınız. Böylece kimin doğruyu söylediği objektif olarak açığa çıkar. Ancak bir dindeki anlam vermeleri anlayabilmeniz için o inanç sistemini bir bütün olarak anlamanız ve inanmanız gerekmektedir. İnanç sistemimiz bakımından sizin sorunuz tamamen absürttür.”

Kara gözlüklü GKB görevlilerinin tehdit edici bakışları altında bir başka gazeteci şunu sordu: “O zaman bilimsel bir araştırma veya arkeolojik bir kazı yapmanın ne anlamı var?”

Türkbirleştiricioğlu bu soruya “bulgulara prof. İzzettin Doğan başkanlığındaki bir heyet tarafından anlam vermek için” şeklinde bir cevap verdi.

Bu cevabı tatmin edici bulmayan söz konusu gazeteci “iyi de, kazı sonucu yalnızca modern çağa ait eşyalar, mesela kokakola şişesi veya asker postalı bulunursa ne olacak?”diye sordu.

Hafif bir biçimde bozulan Türkbirleştiricioğlu “Türk Aleviliği progressiftir ve sürekli bir dönüşüm yaşamaktadır. Modernizm bu sistem içinde asimile edilecektir” dedi.

Şu ana kadar Aleviliğin genellikle demokrasi ve insan hakları mücadelesiyle özdeşleştiğini dile getiren ve son gelişmelere üzülen gazetecileri eski devrimcilerden biri olan gazeteci Yeldenömürtüketmişoğlu şu sözlerle teselli etmeye çalıştı: “Aslında daha iyi oldu. Aleviler istatistiklerin saflığını bozuyorlardı. Zaten bu memlekette bir şey olmuyordu. Şimdi vicdanınız hiç sızlamadan Türk milleti ile ilgili son derece toptancı genel saptamalarda bulunabilirsiniz. İlericisi olmayan bir halkı normal saymak için bugüne kadar her seferinde bir-iki Alevi düşünürü gösteriyorlardı. Olan bize oldu. Çaresizlikten mitler yarattık. Barbarların suretinde melekleri gördük. Az mı çektik!”

Mehmet Yıldız


 

 

 
 
 
 
 
Main Menu
Etnik Kimlik
Otokton Halklar
Forum