ALİ GÜLER
Dersim katliamının 68. yıldönümü dolayısıyla
Berlinde bir anma etkinliği düzenlendi. Katliamı
anlatan sinevizyon gösteriminin yapıldığı etkinlikte,
tanıklar ve araştırmacılar konuştu.
Dersimde 1938 yılında binlerce kişinin öldürülmesiyle
sonuçlanan katliam yıldönümü nedeniyle, Berlinde
faaliyet yürüten Anadolu Alevileri Kültür Merkezi Cemevi
(AAKM) tarafından 68. Yılında Dersim Katliamı
sloganıyla bir anma etkinliği düzenlendi. Önceki gün
dernek binasında yapılan anma etkinliğine, aralarında
birçok kurum temsilcisinin de bulunduğu, 200 civarında
kişi katıldı. Etkinlik, 38 katliamını anlatan bir
sinevizyon gösterimiyle başladı. İzlenen sinevizyonun
ardından, tanıklar ve araştırmacılar katliamı anlattı.
Moderatörlüğünü dernek başkanı Metin Matın yaptığı
seminere, araştırmacı-yazar Mehmet Bayrak, sanatçı Kemal
Kahraman, katliamın tanığı Mahmut Yıldız ve mağduru
Seyid Ali Çiçek katıldı. Tanıkların yaptığı konuşmalar
esnasında salonda oldukça duygulu anlar yaşandı.
Amacımız katliamı gündeme taşımak
Seminerin açılış konuşmasını yapan dernek başkanı
Mat, amaçlarının bu katliamı gündeme getirmek olduğunu
belirterek, biz öldürüldük, dışlandık, hor görüldük ve
hala bu uygulamalarla karşı karşıya kalıyoruz. Amacımız
kimseye kin beslemek değil, yanlızca bir gerçeği ve
tarihi gün yüzüne çıkarmaktır. Bunu her tarafta
tartışmaktır dedi.
Katliamın tanığı olan Mahmut Yıldız da, 38 katliamın
acısı içimizde alev alev yanıyor diyerek konuşmasına
başladı. Yıldız, konuşmasını şöyle sürdürdü: Ordu niye
o insanları katletti merak ediyoruz. Gençlerimiz bize
soruyor. Cevap veremiyoruz. Biz de, bilmiyoruz. Suçumuz
neydi. Biz o dağlar da yıllarca perişan kaldık. Ekmek
bulamıyorduk. Biz Dersim halkı olarak o katliamı ve
soykırımı hak etmedik. İnsanları köylerden toplayıp,
dere kenarına getirerek kurşuna dizdiler. Munzur deresi
kan akıyordu. Su cesetlerle doluydu.
Sürgünde doğduğunu belirten Seyid Ali Çiçek de,
ailemiz katliam öncesi sürgün edilmişti. Ben Ayvalıkta
doğdum. Diğer akrabalarımızın her biri başka tarafa
gönderildi. Tam anlamıyla tarifi imkansız acılar vardı.
Katliamdan sonra tekrar Desime gittik. Orada yaşam
adeta felç olmuştu diyerek, o günleri anlattı.
Araştırmacı- yazar Mehmet Bayrak ise Dersim
katliamını anlamak için Nuri Dersiminin kitaplarını
okumak gerektiğini vurguladı.
Birçok çevrenin katliamda Atatürkün haberi yoktu
sözlerine sert eleştirilerde bulunan Mehmet Bayraktar,
bunlar hepsi yalan. Sabiha Gökçenin itirafları var.
Atatürkle Bir Ömür Böyle Geçti isilmi kitapta,
kendisi her şeyi anlatıyor. Dersimin nasıl vurulduğunu
anlatıyor. Buna fotoğraflar da eşlik ediyor. Dersime
gidip, bombalayan kadın bunları yazıyor. Atatürkün
rolünü de anlatıyor. Ama biz ne yapıyoruz? Atatürkün
haberi yoktu gibi söylemler söylüyoruz. Bunlar gerçekçi
değil. Devletin kendi belgeleri var diye konuştu.
Katliam planını yapan Atatürktür
Dersimde yapılanların kendiliğinden gelişmediğini
anımsatan Bayrak, bu katliamı anlatan somut belgeler
var. Bunlar her tarafta yazılıyor. Katliamdan 4-5 yıl
öncesinden bunun planları yapılıyor. O günün belgeleri
var. Belgelerde şunlar yazılıyor: Son çıban olan
Dersimin kazılması gerekir. Onun için hangi bölgelerde,
saldırı olacağı, askeri birliklerin nerede
konumlandırılacağı ve sürgün edilen ailelerin nerelere
gönderileceğinin belgeleri var dedi.
Atatürk Dersim harekatına ilişkin bir plan yaptığını
da iddia eden Bayrak, Bu belge bugün Trabzonda müze
olarak kullanılan evinde sergileniyor. Atatürk ölmeden 9
gün önce de, mecliste okunmak üzere Celal Bayar
aracılığıyla bir mesaj gönderiyor. Mesajda şunlar yer
alıyor: Uzun yıllardan beri süre gelen ve zaman zaman
gergin şekil alan Tuncelideki toplu haydutluk olayları
belli bir çalışma programı içinde kısa sürede ortada
kaldırılmış. Bölge de, bu tür olaylar tekrarlanmamak
üzere tarihe aktarılmıştır. Bunlar somut olan şeylerdir.
Herkesin bunları anlaması gerekiyor.
Sanatçı Kemal Kahraman da, konuşmasında bölgede
yaşanan acıları anlattı.
ALİ GÜLER
BERLİN